20 Ocak Katliamı – 20 Yanvar

20 yanvar katliamıAzerbaycan, 1991’de ikinci kez kurulurken birinci defa kurulduğundaki gibi çok acı olaylar yaşamıştır. 1980’den sonra dünya hızlı bir değişime giriyor, bu değişim şüphesiz Sovyetler Birliğini de etkiliyordu. 1985’ten itibaren Gorbaçov’un güttüğü politikalar Sovyetlerin dağılmasını hızlandırdı. İşte Ermenistan bu durumdan faydalanarak Azerbaycan topraklarından toprak talep etmeye başladı. Sovyetleri de arkasına alan Ermenistan Devleti Türklerin yaşadığı köylere saldırıyor, Karabağ Bölgesi’nde yaşayan Türkleri göçe zorluyordu.

İşte tüm bu olanlar Azerbaycan’da milli birliği yeniden oluşturmaya başladı. Halk meydanlara dökülmeye başladı. Ermenilerin yaptığı bu zulümler protesto edilmeye başlandı. Ermenilerin baskısından Karabağ’dan kaçan Türkler, Bakü ve Sumgayıt’a yerleşti.

Hiç şüphesiz Ermenilerin arkasında Sovyet yönetimi vardı. 16 Ocak 1990’da Sovyet Ordusu’nun Bakü’ye girmesini engellemek amacıyla Azerbaycanlı kardeşlerimiz şehrin girişlerine barikatlar kurdular ve mitingler düzenlemeye devam ettiler.

20 ocak katliamı19 Ocak’ı 20’sine bağlayan gece Bakü’de her şey yerinden oynadı. Kara yoluyla 3 koldan ve deniz yoluyla 35 bin kişilik ağır silahlarla donatılmış Alfa birlikleri, DTK-a adlı özel imha birlikleri ile Azerbaycan’ın başkentini işgal emrini vermişti. Operasyonun adı UDAR’dı. T-72,T-80 ve BMP-3 tankları Bakü’de Azadlık Meydanı ve 20 Yanvar meydanını kuşatıyordu. Bu birlikler ilk önce Azerbaycan televizyonunu bombaladı. Çünkü yaşanan katliamı duyurmak istemiyordu Sovyetler.

Türklerin silahları yoktu, sadece vatanını korumaktı amaçları. Silahları göğüsleri olmuştur onların. Bakü sokaklarında o gece kimilerine göre yüzlerce kimilerine göre ise binlerce insan öldürülmüştür. Amaçları yurdunu korumak olan Türkleri, Sovyet Ordusu genç, yaşlı; çoluk, çocuk demeden katletmiştir.

O gece resmi rakamlara göre ölü sayısı 143, yaralı sayısı 611, tutuklu sayısı 841, kaybolan sayısı ise 5’tir. Sovyet askerleri katlettikleri Türkleri, sayı fazla çıkmasın diye Hazar Denizi’ne atmıştır. Çünkü o dönemde ölü sayısının 150’nin üzerinde olması Sovyet Anayasası’na göre devlet başkanının değişmesini gerektiriyordu.

20 ocak20 Ocak’ta gün ışıması ile birlikte katliamın boyutu daha iyi anlaşılmıştır. Bu olaydan sonra insanlar birbiriyle daha da yakınlaşmış ve önceden kıvılcımlanan bağımsızlık ateşi 20 Ocak’la birlikte çok kuvvetle yanmıştır. Yani bağımsızlık ateşi Sovyetlerin saldırısı ile sönmemiş aksine daha da güçlenmiştir. Bu ateş 18 Ekim 1991’de Azerbaycan Devleti’nin kurulmasına kadar hiç sönmeden devam etmiştir.

20 Ocak’ta ebediyete göç eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, bir daha böyle “Kara Ocak”ların yaşanmamasını en içten duygularımızla temenni ediyoruz.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir