“24 Nisan” Taziyeleri ve Ermeni Meselesine Öteki Bakış

Mesele Dünya gündemine 1877-78 Osmanlı-Rus savaşı sonrası geliyor. Ruslarla imzalanan ve fakat batının çıkarlarına uygun düşmediği için Berlin Konferansı ile değiştirilen Ayestefanos antlaşmasında Ermeniler lehinde yapılması planlanan bazı ıslahatlar kabul edilmişti. Ve Ermeni meselesi uluslar arası düzlemde ilk kez yerini almış oldu.

Bu tarihten sonra mesele daha da içinden çıkılmaz bir hal almaya başladı. Kurulan örgütler, çıkarılan isyanlar, suikast girişimleri, baskınlar derken Osmanlı’nın da taraf olduğu 1. Dünya Savaşı patlak verir.

Doğuda Rus işgaliyle uğraşan Osmanlı’nın Rus-Ermeni çetelerine karşı tedbir alması kaçınılmaz hale gelmiştir. Karşılıklı gerçekleşen baskın ve öldürmeler karşısında 24 Nisan 1915 tarihinde Dahiliye Nezareti; Ermeni komite merkezlerinin kapatılmasına, bu merkezlerdeki belgelere el konulmasına ve komite başkanlarının tutuklanmasına karar vermiştir. Bu genelge üzerine başta İstanbul olmak üzere pek çok şehirde tutuklamalar gerçekleşmiştir. İşte Ermeni diyasporasının her yıl “24 Nisan soykırım günü” olarak andıkları gün bu gündür.

Zorunlu göç anlamına gelen “tehcir kanunu” ise 26 Mayıs 1915’te çıkarılmış ve 1 Haziran tarihiyle uygulanmaya başlanmıştır. Yani soykırım günü olarak anılan 24 Nisan, komitecilerin ve Taşnak-Hınçak teşkilatlarının elebaşlarının tutuklandıkları tarihtir.

Amacımız acıları yarıştırmak ya da yaşanan acı olayların hiç olmadığını söylemek değildir. Ancak 24 Nisan tarihini anma günü olarak bilenlerin ve taziyelerini bildirenlerin neyi andıklarını ve taziyede bulunduklarını da bilmeleri gerekir diye düşünmekteyiz.

Bu göç esansında ölen ya da öldürülen binlerce Ermeni vatandaşımızın acısı da elbette bizim acımızdır. Suçsuz yere sürülen, katledilen, yerinden-yurdundan-sevdiklerinden ayrılan her bir insanın acısı elbette bizim de acımızdır.

Burada tek sorunlu taraf, karşılıklı yaşanan bunca acının her yılın belirli günlerde politik malzeme olarak kullanılmasıdır. “ABD başkanı, katliam mı dedi büyük felaket (Medz Yeğern) mi dedi yoksa soykırım mı dedi” haberlerinden uzak, yaşanan tüm acıların sessizce anıldığı ve tüm gerçeklerin tarihi belgeler ışığında açığa kavuştuğu bir zaman gelirse eğer-ki zor- işte o zaman tüm taşlar yerine oturacaktır.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir