7. Sınıflar İçin Kitap Önerileri

Kitaplar ömür boyu yanı başımda elimin altındadır. Yaşlılığımda ve yalnızlığımda avuturlar beni, sıkıntılı bir avareliğin baskısından kurtarır, hoşlanmadığım kişilerin havasından dilediğim zaman alıverirler beni. Fazla ağır basmadıkları, gücümü aşmadıkları zaman acılarımı törpülerler. Rahatımı kaçıran bir saplantıyı başımdan atmak için kitaplardan iyisi yoktur, hemen beni kendilerine çeker, içimdekinden beni uzaklaştırırlar… İnsan yaşamı denilen bu yolculukta benim bulduğum en iyi nevale kitaplardır ve ondan yoksun anlayışta insanlara çok acırım. (Montaigne)

Montaigne, kitabın ve okumanın ne denli önemli olduğunu on yıllar önce söylemiş. Bu sözlerin üzerine benim söz söylemem uygun düşmez.

Yedinci sınıf çocukları için düzenlediğim okuma listesini paylaşıyorum. Elbette yine çocukların seveceği kitapları seçmeye gayret ettim.

Daha önceden yayımlanmış olan 5 ve 6. sınıf okuma önerilerine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

5. Sınıflar İçin Okuma Listesi
6. Sınıflar İçin Okuma Listesi

1. Sokakta Tek Başına, Ayhan Bozfırat

Sokak çocukları üzerine gerçekçi ve sıcacık bir roman!

Sokakta Tek Başına, Ayhan BozfıratOsman’ın babası ölünce, annesi evlere temizliğe gitmeye başlamıştır. Kızı Zeynep’i de yanında götürmek zorundadır; ama çoğu ev sahibi küçük kızı istemez, hor görür. Hem annesi hem de kardeşi için üzülen Osman, ailesine bakması gerektiğini düşünmektedir. Okuldan kaçmaya, pazarda küfecilik yapmaya başlar. Önce dersleri kötüleşir, sonra davranışları değişir, kötü arkadaşlar edinir ve sonunda okuldan iyice uzaklaşır. Annesi umudunu neredeyse yitirmişken, Osman’ın doğru yolu bulacağına inanan bir tek kişi vardır…
Editörlüğünü eleştirmen, yazar Semih Gümüş’ün üstlendiği, Türk edebiyatıyla çocuk ve genç okurlar arasında köprü kurmayı amaçlayan Köprü Kitaplar’ın ikincisi, çağdaş edebiyatımızın önemli öykücülerinden Ayhan Bozfırat’ın sevilen romanı. İlk kez 1972 yılında Milliyet Yayınları tarafından Osman adıyla yayımlanan romanı, Günışığı Kitaplığı yeniden okurla buluşturdu. 1981’de yaşama çok erken veda eden Bozfırat, romanda, sokak çocuklarının dünyasını sıcacık bir dille anlatıyor. Toplumsal gerçekleri derinlemesine gözlemlerle, etkili bir üslup ve yumuşak bir anlatımla işliyen Bozfırat’tan çocuk olmak, arkadaşlık, çocuk hakları, güvenmek ve aile içi iletişim üzerine unutulmaz bir başyapıt.

2. Troya Masalı, Azra Erhat

Anadolu topraklarında yaşanmış, dünya tarihinin en ünlü savaşını arkeolog, çeviri ustası Azra Erhat çocuklar için anlattı!

Troya Masalı, Azra ErhatEski Anadolu uygarlıklarının izini süren “mavi yolculuk”ları başlatanlardan, hümanist anlayışın ülkemizde yaygınlaşmasına öncülük etmiş arkeolog, filolog ve düşünür Azra Erhat, çocuklara Çanakkale yöresinin söylencelerini anlatıyor. Editörlüğünü Semih Gümüş’ün üstlendiği Köprü Kitaplar dizisinin altıncı kitabı Troya hakkındaki söylenceleri yalın bir dille aktarıyor. Ülkemizi tanıma, tarihimize sahip çıkma ve saygı duyma bilincinin gelişmesine yardımcı olacak bir kaynak niteliğindeki kitabın girişinde, Çanakkale Boğazı’nın söylenceleri ve Troya’nın bulunuşu; sonrasında, ünlü Paris ve Helene söylencesiyle başlayan destan bölümü yer alıyor. Kitap, 2000 yılında kaybettiğimiz usta karikatürcümüz Ferruh Doğan’ın özgün desenleriyle bezeli.

Ünlü Anadolulu tarihçi ve ozan Homeros’un İlyada destanında on yıl sürdüğü anlatılan Troya Savaşı filmlere konu olmuş, hakkında pek çok kitap yazılmıştır. Azra Erhat’ın, Homeros’un ünlü İlyada ve Odysseia destanlarının ozan A. Kadir’le birlikte yaptığı şiirsel çevirisi de, Yunan ve Roma mitolojilerini açıklayan Mitoloji Sözlüğü (1972) de alanlarında hâlâ en yetkin kaynaklar sayılmaktadır. İlk kez 1981’de yayımlanan Troya Masalı, Erhat’ın çocuklara Anadolu destanlarını sevdirme çabasının ürünü.

3. Son Kara Kedi, Evgene Trivizas

Son Kara KediÖnce İpekkuyruk ortadan kayboldu. Ardından Arap. Sonra sırayla Mırnav, Ziynet, Ramses, Kömür, Hamurabi ve Katran.
Bütün bu kedilerin tek bir özellikleri dışında hiçbir ortak noktaları yoktu. Bir tek renkleri aynıydı. Kara, kömür karası renkleri!
Uzak bir adada, batıl inançlı gizli bir örgütün üyeleri, uğursuzluk getirdikleri bahanesiyle en acımasız yöntemleri kullanarak bütün kara kedileri yok etmeye karar verirler. Tam da amaçlarına ulaşacakken bu anlamsız nefretten sadece tek bir kara kedi kurtulmayı başarır. Bunun üzerine batıl inançlı zalimler bu kara kediyi bulup öldürmeye ant içerler.
Bu öykü; acımasız bir kovalamaca, umutsuz bir aşk ve haince bir ihanetin öyküsüdür. Bu öykü; batıl inançlara, önyargılara,

ayrımcılığa direnmenin, yani son kara kedinin öyküsüdür!

4. Kırmızı Zar, Roger Norman

Ağaç Zamanı ve Albion’un Rüyası kitaplarıyla tanınan Roger Norman, yeni romanı Kırmızı Zar ile bu defa I. Dünya Savaşı’nın karanlık günlerine dönüyor.
Kırmızı Zar, Roger NormanOnbaşı Jack Yeoman, savaşa isyan ederek Batı Cephesi’ni terk eder. Cebinde, ne yöne gideceğini bilemediğinde sorup danıştığı biri beyaz, diğeri altı yüzünde altı farklı simge olan kırmızı renkte iki minik zar vardır. Sora sora doğup büyüdüğü Dorset’e kadar ulaşır. Ne var ki, artık firari olduğu için burada kalması imkansızdır. Üvey kardeşi Maggie Fox onu yalnız bırakmaz ve kendilerini Dorset’in puslu, karanlık yollarında bulurlar. Ağabeyi Charles, öfkeli duvar ustası Bill Bate, intikam güden Minterne Beyi Lawrence ve meşum Urley Papazı dört bir koldan farklı nedenlerle Jack’in peşine düşmüşken, ikilinin yolu arabacı Cockler ve ardından şifacı Bayan Dooley’le kesişir. Büyülü iksirlerin, doğaüstü güçlerin ve yanılsamaların laneti altında devam eden kovalamaca, Jack’i etrafını sarmalayan gizemin derinliklerine çeker. Milyonlarca insanın canına mal olan acımasız bir savaşı Jack Yeoman’ın hikayesi üzerinden anlatan ve bunu didaktik olmaktan uzak, etkileyici bir dille başaran Kırmızı Zar, renkli karakterleri ve merak uyandıran olaylarıyla elinizden bırakamayacağınız bir macera sunuyor.

5. Tobies Lolness 1.Boşlukta Yaşam, Timothee de Fombelle

Bir buçuk milimetrelik kahraman!
Tobies Lolness 1.Boşlukta Yaşam, Timothee de FombelleAğaç kabuğunun oyuklarına saklanarak, dalların arasında koşarak, bitkin düşen, ayakları kan içinde kalan Tobie kaçıyor, peşinde kendi halkı var…
Çok eski çağlardan beri büyük meşede yaşayanlardan biri o.
Babası devrim yaratacak bir buluşun sırrını açıklamayı kabul etmediği için Tobie’nin ailesi sürgüne gönderildi, hapsedildi, ölüme mahkûm edildi.
Sadece Tobie kaçabildi.
Ama ne kadar sürecek bu kaçış?
Unutulmaz, minyatür bir dünyanın ortasında büyük bir macera, aşk ve dostluk romanı.
Boşlukta Yaşam’ı Elisha’nın Gözleri izleyecek.

6. Altın Ejder Krallığı, Isabel Allende

Altın Ejder Krallığı, Isabel AllendeHimalayalar’da küçük bir krallıkta yüzyıllardır gizli tutulan, değerli taşlarla süslü Altın Ejder heykeli, söylenceye göre barışın sürdürülmesini sağlayan büyülü bir heykeldir. Ancak ülkede süre gelen barış ortamı insan ruhunun açgözlülüğü yüzünden bozulma tehlikesi ile karşı karşıyadır…
Söylencelerin kimi zaman gerçek olduğu zamanlar vardır…
Tamahkar olamayan insanoğlunun “barış” içinde yaşamak varken hırsların ve açgözlülüğün pençesinde nasıl bir savaş ortamına sürüklendiğinin kitabı…

7. Pigmeler Ormanı, Isabel Allende

Pigmeler Ormanı, Isabel AllendeAfrika’nın Ekvator bölgesindeki bir ormanın derinliklerinde yaşayan Pigme kabilesinin başına gelenlerden kimsenin haberi yoktur. Hayvan türlerinin bilinçli olarak yok edildiği, iki misyonerin kaybolduğu, korkunun egemen olduğu o yöreye girmeye kimse cesaret edemez. Balta girmemiş bu orman, kendi tutkuları uğruna bölgeye korku salmış kimi insanların yürekleri kadar karanlık birtakım sırlar saklamaktadır. Latin Amerika edebiyatının ülkemizde en tanınan temsilcilerinden biri olan Şili’li ünlü yazar Isabel Allende, “Kartal ile Panter’in serüvenleri”ni anlattığı üçlemenin bu son kitabında, okuyucuyu bir kez daha bir büyü ve gizem dünyasına götürüyor. Allende’nin Canavarlar Kenti ve Altın Ejder Krallığı adlı macera kitaplarındaki aynı kahramanlar olan Amerikalı Kate Cold ile genç yeğeni Alexander ve Brezilyalı kız arkadaşı Nadia Santos, üçüncü kitap olan Pigmeler Ormanı’nda, bu kez Afrika’nın vahşi ormanlarında akıllarına gelmedik heyecanlı bir serüven yaşıyorlar. Afrika’nın doğası, insanları, gelenekleri, karşıtlıklarla dolu bu toprakların canlılığı ve renkliliği onları büyülüyor. Kabile insanlarının geleneksel bilgeliği, iç içe yaşadıkları ruhlar alemiyle sürdürdükleri kendine özgü ilişkiler ve yaptıkları büyüler onları şaşkınlığa sürüklüyor. İnsanların içindeki nefretin ve mantıksızlıkların sonuçlarıysa onları korkutuyor.
Tüm bunlara karşı ancak kendilerine olan inançları, aralarındaki dostluk ruhu ve dayanışma gücüyle savaşabiliyorlar.

8. Devlerin Düşüşü, Ingvar Ambjörnsen

“Gerçek mavi gözlüydü.Buz mavisi.Buz gibi soğuk.Kısa bir süre önce bu gözleri bir kez daha görmüştüm…Şimdi bana bir düşman gibi bakıyordu.Bana ve Prof’a Adamın elinde tuttuğu tabanca bile beni o bir çift göz kadar ürkütemezdi!”

Devlerin Düşüşü, Ingvar AmbjörnsenPelle ile Prof,aynı okulda okuyan ve aynı binada oturan iki arkadaş.Pelle’nin arkadaşına Prof denmesinin nedeni, okuldaki hemen her derste çok başarılı olması.Pelle ile Prof,her zamanki gibi okula gittikleri bir gün, okul bahçesinde Neonazi gruplar tarafından dağıtılmış broşürlerle dolu olduğunu görürler.Bu olay üzerine,söz konusu tehlikeli grupların izini bulmak,eylemlerine engel olmak isterler.İpuçları toplarlar ve Prof’un Dagbladet adlı bir gazetede muhabirlik yapan ağabeyi Göran’ı bu gruplar hakkında bilgilendirirler.Topladıkları ipuçları onları ‘Norveç Devleri’ adlı politik bir gruba götürecektir.Bu grup, Norveç’teki yabancılara karşı savaş çağrısı yapmaktadır. Pelle ile Prof, ayrıca, bu Norveçli grubun Avrupalı Neonazilerle bağlantıları olduğunu görürler. Uçucu adlı bir arkadaşlarının da bu grupla ilgisi ilişkisi vardır. Pelle ile Prof, Neonazi grupların izlerini sürdükçe, kendilerini olayların tam ortasında bulurlar.

9. Anubis’in Üç Cinayeti, Didier Covard

Anubis'in Üç Cinayeti, Didier CovardEski Mısır uygarlığı uzmanı Profesör Melison, bir sabah gizemli bir cinayete kurban gider. Arkasında mentol kokulu boş bir zarf, tuhaf bir ok ve ortalıkta dolanıp duran siyah bir kedi bırakır. Katili bulmaya çalışan Müfettiş Viktor’un işi hiç kolay değildir. Üstelik elini çabuk tutmak zorundadır, çünkü katil hala iş başındadır. Neyse ki Müfettiş Viktor’un bir yardımcısı vardır: Kendine ‘Ördek’ diyen, gerçek kimliğini kesinlikle açıklamadan zaman zaman telefon edip ona umulmadık bilgiler veren biri… Bu olayda da Müfettiş’in işini gene alabildiğine kolaylaştırır. Acaba eski Mısır’dan gelen bir lanet mi söz konusudur? Yoksa, çılgın bir katilin işi midir bütün bunlar? Bu soruların yanıtlarını soluk soluğa okuyacağınız bu kitabın sonunda bulacaksınız.

10. Kölelikten Kaçış, Dominique Torrês

kšlelikten kaõsü kapak.inddÖzgürlük kavramının çocuk gözüyle yorumu…
“Özgürlük” mü? Amsi için bu yeni sözcük tam olarak ne demekti?
Nijer kırsalında yaşayan ve ailesiyle beraber köle olarak çalışan küçük Amsi, kendisine “dostum” diye seslenen yabancı adamdan çok etkilenmişti.
Bir insanın başka bir insana sahip olamayacağını söyleyen ve kendisini özgür bir geleceğe davet eden bu adamın çağrısına kulak vermeli miydi?
Onu bu yeni hayatta neler bekliyordu?

11. Kayıp Kitaplıktaki İskelet, Mavisel Yener – Aytül Akal

“Kayıp Kitaplıktaki İskelet”, Efes antik kentinde bulunan dünyaca ünlü tarihi Selsus Kütüphanesi’nde başlayan bir serüvenin ilk macerası. Kitabın bir seri olup olmayacağı tam olarak belirtilmiş olmasa da sonuna doğru bu ihtimalin yüksek olduğunu anlamak hiç de güç değil. Bu sebeple, çocukları, Ceylan, Ali ve hayvan dostları ile daha nice maceralar bekliyor olabilir.

Kayıp Kitaplıktaki İskeletÖzgürlüğüne düşkün Ceylan, küçük kedisi Efes, yaşlı kaplumbağa Kapkap, yardımsever köpek Çelimsiz ve Ceylan.ın hoşlandığı çocuk Ali çevresinde şekillenen sürükleyici bu roman, olay örgüsünün ara satırlarına tarihsel bilgiler de eklemeyi ihmal etmemiş. Olayların tarihi Selsus Kütüphanesi.nde geçiyor olması, iki yazarın da dikkatleri bu antik kalıntıya çekmek istiyor olmalarından kaynaklanan bir seçim. Böylece, Anadolu tarihinde son derece önemli bir işlevi bulunan Selsus Kütüphanesi.nin anıtsal değeri, bu kitap aracılığıyla bir kez daha vurgulanmış oluyor.
“Kayıp Kitaplıktaki İskelet”, çok yönlü bir keşif öyküsü aslında: Ceylan.ın Ali.ye karşı filizlenmeye başlayan duyguları, Efes.in aniden ortadan kayboluşu, yüzyıllık bir kaplumbağanın tarihten günümüze taşıdığı gizemli sırlar, yazılı tabletler ve bir anahtar…

Tarih, gizem, merak, macera ve heyecan dolu bir serüvene hazır olun! Ceylan, Ali, Efes, Kapkap ve Çelimsiz sizi Selsus Kütüphanesi.ne doğru sırlarla dolu bir yolculuğa davet ediyor!..

12. Savaş Atı, Mıchael Morpurgo

Kitap raflarından beyazperdeye uzanan üç ödüllü bir başyapıt: Savaş Atı

Onları savaş ayırdı. Mücadeleler sınadı. Sevgi birleştirdi.

“Albert ve annesinin karanlığa doğru yürümelerini izledim. O an ömür boyu sürecek bir arkadaşlığın temellerinin atıldığını anlamıştım; aramızda ansızın içgüdüsel bir güven ve sevgi bağı oluştu.”

Usta yazar Michael Morpurgo’dan, hüzün ve umudun kol kola yürüdüğü destansı bir dostluk hikâyesi…

Morpurgo, I. Dünya Savaşı’nda yaşanan sıra dışı olayları Joey adında bir atın ağzından aktararak okurlarını umut dolu bir yolculuğa çıkarıyor.
Savaş Atı, Mıchael MorpurgoAltı aylık bile değilken annesinden koparılarak hayvan pazarında açık arttırmaya çıkarılan Joey, hayatın acımasız gerçeği ile tanışarak sarhoş bir adama satılır. Niyeti bir buzağı almak olan adamın oğlu Albert, Joey’u görür görmez adeta ona hayran kalır. Mevsimler birbirini kovalarken beraber büyüyen Albert ve Joey asla unutulmayacak bir dostluk bağı kurarlar. Ta ki günlerden bir gün, bankaya olan ipotek borcunu ödemek için paraya ihtiyacı olan Albert’ın babası, Joey’i 40 pound karşılığında İngiliz ordusuna satana dek. Joey ve Albert için yeni bir dönemin başlangıcıdır bu. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Çiftlik atından bir süvari atına dönüşen Joey, yeni tanıştığı ve uzun yıllar yol arkadaşı olacağı Topthorn ile cepheden cepheye koşarak, herkesi kendine hayran bırakır. Yıllar süren savaş boyunca müttefik ve düşman kuvvetlerin cephelerinde başına neler gelir neler?.. Hatta esir bile düşer. Joey her şeye rağmen mutlaka bir gün can dostu Albert’a kavuşacağına dair ümidini asla yitirmez. Albert da bunun hayaliyle yanıp tutuşur. Kaderin oyunuyla günlerden bir gün Albert’la Joey’in yolu yeniden kesişir. Beklenmeyen bu buluşmanın ardında onları nasıl bir çıkmaz beklemektedir? Joey’e bir yıl kadar sevgiyle bakan Emilie’nin ölmeden önce büyükbabasına verdiği vasiyet nedir? Bu vasiyet Joey’le Albert’ın yeniden ayrılmasına mı neden olacaktır?..

13. Gol Kıralı, Aziz Nesin

Gol Kıralı, Aziz NesinBir Aziz Nesin klasiği…
Aziz Nesin’in 1998 yılına dek yazdığı 86 kitabı içinde yabancı dillere en çok çevrilenlerden biri de Gol Kralı’dır. Bunun nedeni hemen her ülkede futbolun spor olma amacından gittikçe uzaklaştırılarak toplumun bir boşalım aracı durumuna getirilmiş olmasıdır.
Rusça, Almanca, Bulgarca ve daha başka dillere çevrilen Gol Kralı’nın Rusça üç basımı yapılmıştır.
Aziz Nesin’in mizahi dilini tatmak ve onun büyülü dünyasında dolaşmak isteyen okurlar için harika bir yapıt.

14. Dağın Ayla Buluştuğu Yer, Grace Lin

Dağın Ayla Buluştuğu YerVerimsiz Dağ’ın eteklerinde bir köyde yaşamakta olan Minli, günlerini tarlada çalışarak, gecelerini de babasının Yeşim Ejderha ve Ay’ın Yaşlı Adamı’yla ilgili anlattığı masalları dinleyerek geçirmektedir. Minli’nin fakir yaşamlarından bıkmış olan annesi, kocasına kızının kafasını bu saçmalıklarla doldurduğu için kızar. Ama Minli bu büyüleyici masalllara inanmaktadır. Ve böylece Ay’ın Yaşlı Adamı’nı bulup ona kaderlerini nasıl değiştirebileceklerini sormak için olağanüstü bir yolculuğa çıkar. Bu yolculukta birbirindan farklı insanlar ve ona bu macera boyunca eşlik eden bir ejderha da başta olmak üzere sihirli yaratıklarla karşılaşır.
Başarılı pek çok kitap yazmış olan Grace Lin, bir mutluluk, aile ve dostluk hikâyesiyle geri dönüyor. Çin kültürüyle yolları kesişen Dağın Ay’la Buluştuğu Yer, klasik Oz Büyücüsü geleneğiyle işlenen zamansız bir macera hikâyesi. Grace Lin, kitap boyunca karşınıza çıkacak birbirinden zengin ve renkli çizimleriyle bir kez daha genç okurları için çekici ve merak uyandıran bir kitap yaratıyor.

15. Serüven Avcıları, Jeanne Bırdsall

Serüven AvcılarıPenderwick kardeşler Gardam Sokağı’ndaki evlerinde yeni maceralara yelken açmaya hazırlanıyorlardı. Ne yazık ki düşledikleri gibi bir macera yaşamaları olanaksız görünüyordu; çünkü kız kardeşi, Bay Penderwick’e evlenmesi için aday bulmakta kararlıydı. Bu da dört kız için felaket demekti. Bunun üzerine Rosalind, Skye, Jane ve Batty hemen babalarını kurtarmak için zekice kurgulanmış, cesurca uygulanabilecek komik bir plan yaptılar. Eh, ne de olsa bu tür yaramazlıkları ancak Penderwick kardeşler düşünebilirlerdi. Tüm bunların yanında dört kız kardeşin çözmesi gereken bambaşka sorunları, uygulamaları gereken planları ve hayalleri vardı…
Sevgi, aile bağları, arkadaşlık ve kahkaha fırtınası ile dokunmuş naif bir aile romanıyla Penderwick kardeşler yine huzurlarınızda!

16. Hitler Oyuncağımı Çaldı, Judith Kerr

Hitler Oyuncağımı ÇaldıHer yıl yeni bir ülkede, yeni bir dille, yeni baştan başka bir okula başlayan çocuk düşününüz. Eski arkadaşlarını unutmak, yeni arkadaşlar edinmek zorunda olan bir çocuğun, göçmen birisi olarak yerli çocukların oyununa katılabilmek uğruna verdiği inanılmaz sınavlar, güçlükler ve bir çocuğun gözüyle faşizmin yargılanması…
HİTLER OYUNCAĞIMI ÇALDI faşizmin yargılanmasıdır.
Judith Keer’in bu yapıtı, Almanya’da en çok satan kitaplar arasındadır.

17. Sefiller, Victor Hugo (Can Çocuk Yayınları)

SefillerFransız yazarı Victor Hugo (1802-1885, Sefiller adlı dev romanının önsözünü şöyle bitirir: ‘Yeryüzünde yoksulluk ve bilgisizliğin egemenliği sürdükçe, böylesi kitaplar gereksiz sayılmayabilir.’ Victor Hugo, ateşli bir yurtseverdi. Yurdunun çıkarları adına siyasal kavgalardan hiç çekinmedi. Bu yüzden adına siyasal kavgalardan hiç çekinmedi. Bu yüzden de tam yirmi yıl sürgünde kaldı. Bu sürgün yılları, gerek şiir, gerek roman açısından onun en verimli dönemi oldu. Sefiller de bu yılların ürünüdür (1862). Bu dev romanı, genç okurlara yalınlaştırılmış, kısaltılmış biçimiyle sunarak, bu ölümsüz yapıta yeni okurlar kazandırmayı amaçlıyoruz. Özellikle, direnişçilerin safında yer alan Küçük Gavroş’un serüvenini kolay kolay unutamayacaksınız. Bu romanda bir toplumun çöküş yıllarını yaşarken, o toplumun içindeki diriliş tohumlarının yeşerdiğini de göreceksiniz.

18. Canavarlar Kenti, Isabel Allende

Canavarlar KentiAlexander Cold, henüz 15 yaşında, hayatının yolculuğuna çıkma fırsatını yakalar. Uluslararası bir coğrafya dergisine muhabirlik yapan korkusuz büyükannesiyle birlikte Amazon ormanlarında tehlikeli bir keşif gezisine çıkar. Bir antropolog, bir rehber, rehberin kızı Nadia ve bir doktorun da bulunduğu ekibin amacı, efsanevi bir canavar hakkında belge toplamaktır. Ama Alexander ile Nadia, yağmur ormanlarının gizli dünyalarında unutulmaz bir serüven yaşayacaklar, efsanevi canavarı ararken kendi ruhlarını keşfedeceklerdir. Eva Luna, Ruhlar Evi, Aşktan ve Gölgeden gibi romanların ünlü yazarı Isabel Allende, Canavarlar Kenti”yle ilk kez genç okurlarının karşısına çıkıyor. Latin Amerika edebiyatının ülkemizde en sevilen yazarlarından biri olan Allende, bu romanın ”serüven, doğa, büyü ve mizahın kusursuz bir karışımı” olduğunu söylüyor. Genç kahramanını, gerçekle düş arasındaki sınırların silindiği, ölümlülerle ölümsüzlerin birbirine karıştığı, ruhların insanlarla el ele dolaştığı gizemli bir alemde heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Canavarlar Kenti, yazarın, yetişkinler için yazdığı üçlemenin ilk kitabı. Bu ilk kitabı, Ejder Krallığı ve Pigmeler Ormanı izleyecek.

19. Japon Sarayı, Vasconcelos

Japon Sarayı, VasconcelosRessam Pedro, yalnız bir insandır. Ucuz bir pansiyon odasında kalmakta, kirasını bile güçlükle ödemektedir. O gün yine çocukluk hayâllerine dalarak sokağa çıkar; her zaman yaptığı gibi, ortası havuzlu büyük alana gider; her zamanki kanepesine oturur; kuşları, ağaçları, oynayan çocukları izler. Başarısız bir ressam olduğuna inanmaktadır. Bir ara yanına bir yabancının oturduğunu fark eder. Japon giysileri içinde çekik gözlü biridir gelen. Konuşurlar. Kimdir bu yabancı? Onu hayâl dünyasının enginlerine götürecek bir esin perisi midir, yoksa çocukluğunun anılarına sürükleyecek bir garip uyarıcı mı? Jose Mauro de Vasconcelos, gençler için yazdığı Japon Sarayı’nda, bir yaratıcının hayal dünyasını, masalsı görüntüler içinde, yaşamın ve hayâllerin bütün renkleriyle süsleyerek çiziyor.

20. Uçurtmayı Vurmasınlar, Feride Çiçekoğlu

Uçurtmayı Vurmasınlar1984 yılının bir Haziran öğle sonrası, demir kapı beni dışarı kapayıp Barış’ın çığlıkları içerde kaldığında, gün olup onun sesinin bunca çok insana ulaşacağı hiç aklıma gelmemişti. Barış’la ilgili anıları kağıda dökmeyi düşünmediğimden değil, kağıda dökülü sözün okuma alışkanlığı olan sınırlı kişiye bile çoğu kez iletilemediğini sezmemden. Beyaz perde Barış’ın mırıl mırıl sesini yükseltiverince Uçurtmayı Vurmasınlar için yeni bir basım şansı doğdu. Ak kağıt üzerindeki kara yazılar herkese kendi düşlerini üretmenin ipucunu verdiklerinden midir nedir, resimlenmiş düşlerden daha renkli olabiliyorlar. Bir çocuğun gözlerinden duvarları kendi düşlerinde sorgulama olanağını daha fazla okura sunabilmek, filmin armağanı. Kitabın bu nedenle beyazperdeye gönül borcu var.

21. Hayvan Çiftliği, George Orwell

Hayvan ÇiftliğiHayvan Çiftliği’nin başkişileri hayvanlardır. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin’i simgelediği açıktır. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişilerdir.

22. Sineklerin Tanrısı, William Golding

Sineklerin Tanrısı“Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırır. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır. (Akşit Göktürk)

23. Momo, Michael Ende

Momo, Michael EndeMomo karşısındakileri, aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi… Momo’nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır. Bu büyük sır zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır, ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki, bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir. Bu gerçeği hiç kimse duman adamlardan daha iyi bilemezdi. Bir saatlik, bir dakikalık, hatta bir saniyelik yaşamın değerini hiç kimse onlar kadar iyi ölçemezdi. İnsanların zamanı üzerine planlar kuruyorlar, ince hesaplarla hazırlanmış planlar. Yaptıklarından kimsenin haberdar olmaması onlar için çok önemliydi. Büyük kente yerleşip halkın arasına karışırken hiç dikkat çekmemişlerdi. Hiç kimse farkına bile varmadan adım adım ilerliyor ve insanlara egemen oluyorlardı. Zamanınızı çalıyorlar sevgili dostlar, kendi istekleri uğruna sizi kandırıyor ve zamanınızı çalıyorlar… ama Momo ve çocuklar sizi uyarıyor… Ey İnsanlık, dinle ve anla!… Onikiye beş kaldı… Aç gözünü, tetikte ol… Hırsız çaldı zamanı. Okuyun ve anlayın… zamanınızı çalıyorlar Bitmeyecek Öykü ile çok sevilen Michael Ende’den efsaneleşmiş bir eser daha… Üstelik yine hem çocuklara hem de çocuk kalmaya uğraşan büyüklere…

24. Yürüyen Kentler, Philip Reeve

Yürüyen KentlerUzak gelecekte, 60 Dakika Savaşları’nın sonrasında bildiğimiz dünyadan eser kalmamıştı. Tekerlekler üstünde “yürüyen” Londra kenti, eski Kuzey Denizi’nin kurumuş yatağı boyunca, küçük kentleri kovalıyordu. Tarihçiler Loncası’nda Üçüncü Sınıf Çırak Tom, kızına âşık olduğu baştarihçinin canını kurtarmaya çabalarken, kendini suikastçı Hester’la birlikte, mahvedilmiş bir dünyada, acımasız bir düzende var olma savaşının içinde buldu…
“Tom, yarı baygın Hester’ı kolundan kavradı.
Tezgezerli adamlardan biri, kaçmalarını engellemek için hamle yapmıştı ki, kırmızı paltolu kadın adamın önüne dikildi: “Onlar benim yolcularım. Fiyatta anlaşmaya çalışıyordum!”
“Onlar bizim kölelerimiz!” diye haykırdı Wreyland, kadını itekleyerek. “Tom Nitsworthy ve arkadaşı. Onları Dış-Topraklar’da buldum. Kural kuraldır. Mal bulanındır…””

25. Gölgelerin Efendisi, John Flanagan

Gölgelerin Efendisi, John Flanagan
Uzun soluklu bir dizinin başlangıç kitabı…
Araluen Krallığı’nda yaşayan yetim Will, yaşına göre ufak tefek ama çok çevik ve zeki bir çocuk. Hayattaki tek isteği, hiç görmediği babası gibi bir şövalye olmak…
Bu nedenle, Redmont Kalesi’nin Savaş Okulu’na kabul edilmediğinde, dünya başına yıkıldı. Savaş Okulu’na gitmek yerine Orman Muhafızı çıraklığına kabul edildi.
Yay ve oku kusursuz kullanan, esrarengiz Orman Muhafızı Halt’un çırağı oldu; büyük serüven böylece başladı.


Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 7 tane yorum yapılmış.

  1. buse diyor ki:

    Bana kayıp kitaplıktaki iskeletin özetini gönderir misiniz?? 😀 🙂 😀 🙂 😀

  2. buse diyor ki:

    Ama acil lütfen bakın yarın sözlüm var 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂 🙂

    • a diyor ki:

      Böyle bir siteye bu yorumu yazman ne kadar doğru sence? Kitaplar okumak, düşünmek, hakkında konuşmak, bizleri geliştirmek için vardır. Sorumluluklarını bilip, zamanında okumaliydin.

  3. Bihter diyor ki:

    Eh işte idare eder

  4. Ahmet Kivi diyor ki:

    Mükemmel bir site. İstediğiniz türden kitabı bulup satın alabilmemizi sağlıyor. Cidden bu sitede emeği geçenlere helal olsun tebrikler

  5. veysellllooo diyor ki:

    mukemel sitee 🙂 e mala huhuhiiiiiii 🙂

  1. 27 Nisan 2015

    […] 7. Sınıflar İçin Kitap Seçkisi […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir