80 Günde Devri Alem

Yarısı yırtılmış, sararmış bantlarla tutturulmuş bir dünya haritası vardı evimizde. Ben o haritanın başına geçer elime kardeşimin pergelini alır ve Fogg’un gezdiği yerleri santim santim dolaşırdım. Dolaştığım her santimde Fogg’un serüvenlerinin başkahramanı olarak kendimi görür, kötü adamları pataklar, azgın denizlerde gemisini yöneten bir kaptan olup çıkardım. Küçücük evrenimde kocaman bir dünyaya açılan bir kapıydı benim için 80 Günde Devri Alem. Dünya hakkındaki ilk coğrafi bilgilerimi edinmiştim. Dünyanın yuvarlak olduğu söylemi ilk kez ete kemiğe bürünüyordu benim için.

Seksen-Günde-Devri-Alem

Jules Verne’in bir dünya haritası tadındaki kitabıdır 80 Günde Devri Alem. Dünyayı “google earth” olmadan da gezebilmenin başka bir yoludur.

Özgün adı Le Tour du monde en quatre-vingts jours olan kitabı 1872’de kaleme almış Jules Verne. Kitabın konusu o kadar çok sevilmiş ki defalarca beyaz perdeye de uyarlanmış.

Okuyucuya not: Yazının devamı kitabın içeriği hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

Ana Karakterler:

Seksen Günde Devri Alem FoggPhileas Fogg: İngilter’nin Londra kentinde Savila Caddesi yedi numarada yaşamaktadır. Oturduğu binada kendisinden önce yaşayan kişi ünlü bir şairdir ve çevresindeki insanlar da Fogg’u bu şaire benzetirler.

  • Fogg, uzun boylu, siyah saçlı biridir, saçları 40 yaşında olmasına karşın çok az beyazlaşmış bu da sadece favorilerinde olmuştur. Oldukça zengin biri olmasına rağmen yakın çevresindeki kişiler bile bu zenginliğin kaynağını bilmezler.
  • Mütevazı bir yaşam sürmekte olan Fogg, ciddi bir yüz ifadesine sahiptir. Gerektiğinde kendini tehlikeye atmaktan çekinmeyen Fogg düzenli yaşamayı ve titizliği yaşamının bir parçası olarak görür.

 

 

Seksen Günde Devri Alem PassepartoutJean Passepartout: Birçok meslek değiştirmiş bir kişidir Passepartout. Yaptığı işler arasında şarkıcılık, dansçılık, itfaiyecilik, jimnastik öğretmenliği de vardır.

  • Çok fazla iş değiştirmesi ve sürekli hareketli bir yaşamdan sıkılmış kendine sakin bir iş aramaktadır.
  • Fogg gibi düzenli bir adamla çalışmak tam onun istediği şeydir. Başını istemeden de olsa derde sokabilen biridir Passepartout.
  • 2 Ekim 1867 Çarşamba günü saat 11.26 itibarıyla Fogg’un yardımcısı olarak çalışmaya başlamıştır.

 

 

Dedektif Fix: Kısa boylu, küçük gözlü ve sürekli oynayan gür kaşlara sahip bir adamdır. Çevresindekiler onu fareye benzetmektedir. Çok akıllı bir kişi olduğunu düşünse de bazen aklının hayranlığına kapılıp hata yapabilmektedir. İngiltere Bankası tarafından bankalarını soyan hırsızı yakalamakla görevlendirilmiştir.

Özet:

Londra Bilim Kulübü’nün (bazı çevirilerde Reform Kulübü diye geçer) üyesi olan Fogg, arkadaşlarıyla briç oynamak için kulübe gider. O gün kulüpte Mühendis Andrew Stuart, toprak sahibi Thomas Flanagan, İngiltere Bankası çalışanı Ralph Gauthier ve gazete patronları John Sullivan ve Samuel Fallentin bulunmaktadır. Fogg ve arkadaşları sohbet ederken konu soyulan bankadan ve yakalanamayan hırsızdan açılır. Herkes konu hakkındaki düşüncesini dile getirirken Fogg’un öne sürdüğü görüş arkadaşlarını şaşkınlığa uğratır. Andrew Stuart ile bir tartışma içine giren Fogg, görüşünü ısrarla savunmaktadır. Ona göre dünyanın etrafı yalnızca seksen günde dolaşılabilir. Andrew Stuart bu sava ısrarla karşı çıkar ve bunun yapılamayacağına ilişkin bir bahis açarak ortaya 4 bin Sterlin koyar. Fogg, düşüncesini kanıtlamak istemektedir, Andrew Stuart’ın yapmış olduğu bahis davetini kabul eder ve ortaya 20 bin Sterlin koyar. Kulüpteki herkes şaşkınlık içindeyken bahse tutuşan iki arkadaş kendi fikirlerinden emindir. Fogg, yolculuğa hiçbir hazırlık yapmaksızın hemen bu gece başlayabileceğini söyler ve arkadaşlarına bir el daha briç oynamayı önerir.

Fogg, dünya turuna 2 Ekim Çarşamba günü 20.45’te başlar, bahsi kaybetmemek için turu 21 Aralık Cumartesi akşamı 20.45’e kadar bitirmek zorundadır.

Fogg’un evine dönmesiyle durumdan haberdar olan Passepartout hayretler içinde kalır. O, bu işi seçerken sakin bir yaşam süreceğini düşünmüştür. Patronunun bu isteğini bir türlü anlayamaz ve düşüncesini bir delilik olarak yorumlar.

Dover trenine binerek başlar yolculukları, yanlarına çok az eşya alırlar. Fogg, ihtiyaç duydukları malzemeleri yolculuk sırasında alabileceklerini söyler. Dover’a ulaştıktan sonra tekrar trene binerek Paris’e giderler. Paris’ten sonraki durakları bir İtalyan şehri olan Torino’dur. Torino’dan bindikleri bir diğer tren İtalya’yı boydan boya kat ederek Brindisi’ye varır. Brindisi’den sonraki yolculuk vapurla devam eder. Mongolia adındaki buharlı geminin hedefi 9 Ekim Çarşamba günü Süveyş Kanalı’na ulaşmaktır.

Gemi Süveyş Kanalı’na giriş yaptığı anda limanda bekleyen Dedektif Fix, kendisine verilen görevi yerine getirmek için hırsızı aramaktadır. Fix bankayı soyan hırsızın İngiltere’de kalmayacağını, bu nedenle de mutlaka bu limandan geçeceğini düşünmektedir. Bu nedenle gemiden inenleri dikkatle gözlemektedir.

Fix limanda beklerken yanına gelerek elindeki pasaportları nerede mühürletebileceğini soran Passepartout’tan şüphelenir. Yardımcıya patronunun da gemiden inip pasaportunu kendisinin onaylatması gerektiğini söyler. Fix hırsızı bulduğunu düşünür. Fogg’u tutuklayabilmek için o da Bombay’a giden gemiye biner. Yola çıkmadan önce Londra’ya şöyle bir telgraf çeker:

Süveyş’ten Londra’ya

Kime: Rowan Polis Müdürü, Dedektif Masası

Kimden: Dedektif Fix

Banka hırsızını buldum: Adı Phileas Fogg.

Bombay’a tutuklama emri gönderin. Onu orada tutuklayacağım.

Fix, gemideyken Fogg’a yakın olmaya çalışır, Hindistan’a ilk kez gideceğini söyler. Fogg’da Hindistan hakkında bildiklerini Fix’e aktarır. Fix kimliğini gizlemek için kendini Peninsular Oriental şirketinin bir çalışanı olarak tanıtır. Buharlı gemi Moka ve Babü’l Mendeb’i geçtikten sonra kömür takviyesi için Aden’de durur. Bombay’a 1600 mil yol kalmıştır.

Seksen Günde Devri Alem2Bombay’a ulaştıktan sonra Kalküta’ya gidecek trene binerler. Kalküta’ya olan tren yolculuğu ne yazık ki hedefine ulaşamadan son bulur çünkü tren raylarının döşenmesi henüz bitmemiştir. Kalan mesafeyi nasıl aşacaklarını düşünürken Passepartout’un aklına orada gördüğü ehlileştirilmiş filler gelir. Kiouni adındaki fili 2000 Sterlin karşılığında satın alabilir sonunda Fogg. Bir de rehbere ihtiyaçları vardır çünkü yolun geri kalanını hem bilmemektedirler hem de yol üzerinde haydutların varlığından bahsedilmektedir. Ali adında genç bir rehberi kendilerini amaçlarına ulaşmak için kiralarlar. Yanlarında trende tanıştıkları Sör Francis’de vardır. Ali, eşkıyalardan uzak durmak için yolu değil de orman içlerini tercih eder ilerlemek için ancak bir gün bir eşkıya çetesine denk gelirler. Çeteyi gizlice izlerler. Çete bir kızı tutsak etmiştir. Fogg bu durumu uygun bulmaz ve kızı hep birlikte kurtarırlar. Fille olan yolculuk Allahabad’a kadar devam eder. Allahabad’a vardıklarında Fogg, Ali’ye yaptıkları ve cesareti için fili hediye eder.

Allahabad’dan Benares’e giden trende artık Aounda ve Sör Francis ile birlikte dört kişilerdir.

Seksen Günde Devri Alem1Kalküta’ya vardıktan sonra Hong Kong’a giden Rangoon adındaki gemiye binerler. Hong Kong’a olan yolculukları çok büyük sıkıntılar doğurmaz. Hong Kong’a vardıklarında Carnatic adlı gemiden Japonya’ya gitmek için bilet alırlar. Ancak Dedektif Fix’in yaptıklarının da etkisiyle gemiye binemezler, üstelik Passepartout ortalıkta görünmemektedir.

  • Fogg gemiye ulaşabilmek için daha küçük başka bir gemiyi kiralar. Tankadere adındaki bu gemi onları Carnatic’e Passepartout olmaksızın yetiştirmeyi başarır.

Japonya’dan sonraki durak Amerika’dır bunun için General Grant adındaki gemiye binerler. On bir gün süren yolculuğun ardından gemi San Francisco’ya ulaşır. San Francisco’dan sonraki durak New York’tur ve trenle bu yolculuk başlar. Trenin geçmesi gereken köprülerden biri yıkılacak durumdadır makinist treni buradan geçirmek istememesine karşın Fogg’un ısrarlarına dayanamaz ve treni çok yüksek bir hızla bu yıkılmak üzere olan köprüden geçirir. Tren yolculuğu haydutların trene saldırması sonucu yine sekteye uğrar. Fogg New York’a ulaşabilmek için o bölgede kullanılan rüzgar arabalarından birini kiralar.

New York’a vardıklarında Liverpool’a gidecek bir gemi bulamazlar. Fogg, para karşılığı Henrietta adlı geminin kaptanını kendilerini götürmesi için ikna etmeyi başarır. Zor bir yolculuktan sonra Liverpool’a ulaşabilen yoldaşları kötü bir sürpriz beklemektedir. Dedekif Fix, limana ayak basan Fogg’u hırsızlık suçlamasıyla tutuklar. Hapiste iddiayı kaybettiğini düşünen Fogg, gerçek hırsız James Strand’ın Edinburgh’ta tutuklanmasıyla serbest bırakılır. Fogg evine üzgün bir şekilde döner çünkü iddiayı kaybettiğini düşünür. Passepartout’nun uyarısıyla geç kalmadığını fark eden Fogg, kulübe tam zamanında giderek iddiayı kazandığını pasaportunu da göstererek kanıtlar.

Engin AKALIN

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 9 tane yorum yapılmış.

  1. Sohbet diyor ki:

    paylaşım için teşkkürler

  2. rumeysa diyor ki:

    bence çok güzel bir kitap ama bu kadar kısa sürede nasıl bu kadar yer gezebilir bir insan

  3. şirzad diyor ki:

    fene değil ama çok uzun

  4. emirhan diyor ki:

    çok güzel bir kitap ama keşke özeti daha kısa olsaydı

  5. Belinay tatlıkız diyor ki:

    Ben rümeysaya katılmıyorum bence artar bile dünya sandığınız kadar büyük değil sadece bize öyle geliyor bence siz ne düşünüyorsunuz

  6. sohbet diyor ki:

    Güzel bir anlatım

  7. sohbet diyor ki:

    Çok güzel bir anlatım

  1. 08 Şubat 2014

    […] 9. 80 Günde Devri Alem (Kitap tanıtımını okumak için tıklayınız.) […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir