Acı Ne Zaman Bizim Acımız Olur?

Biz rahat koltuklarımızda sıcak çaylarımızı yudumlarken, Irak’ta çoğu kadın ve çocuk olmak üzere milyonlarca insan katledilmedi mi? Tüm bu ölümler bize hep istatistik olarak yansımadı mı?

Biz, “Oh olsun pis diktatöre” deyip Kaddafi’nin sokak ortasında linç edilmesini demokrasi çığlıkları atarak izlemedik mi?

Biz, “katil Esed halkını katlediyor” deyip, ÖSO adlı demokratik silahlı barış aktivistlerinin her türlü silahlanmasını sağlayıp, yakaladıkları rejim yanlısı insanların kafalarını kör bıçaklarla kesmelerine, “Olur böyle şeyler” demedik mi?

Biz, “Fener Cimbomu yener, şampiyon Cimbom” naraları atarken, Reyhanlı’da bomba yüklü araçları patlatıp onlarca insanımız katletmediler mi?

Irak’tan, Libya’dan, Suriye’den kopan çığlıklar kulaklarımıza gelmedi mi? Duymadınız mı; tenleri farklı, dilleri farklı, yüzleri farklı annelerin çocuklarının cansız bedenleri başındaki haykırışlarını?

peki, anneler gününde annesine hediye almaya giden 14 yaşındaki Oğulcan’ın paramparça olmuş bedeni de mi sarsmadı sizi?

Soralım o zaman; acı ne zaman bizim acımız olur?

Maalesef bir kenarından bize değdiği zaman! Bugün Reyhanlı ve Hatay ‘da acı, en ağır ve acımasız şekilde hissettirdi kendisini. Ve biz hala beklemedeyiz.

Neyi mi? Acının bize değmesini…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir