Ağustos Böceği ve Karınca Masalının Devamını Biliyor musunuz?

Yazları ağaç gölgelerinde şarkılar söyleyerek, gününü zevk ve sefa içinde geçiren Ağustos böceğinin kış geldiğinde; karıncanın sıcak ve içi tıka basa yemekle dolu evinin kapısından nasıl da geri çevrildiğini ve unutamayacağı bir ders verildiğini anlatan masalı hepimiz biliriz.

Ancak masalın devamı pek anlatılmaz. Bilmeyenlere anlatalım:

agustos_bocegi

Karıncanın evinin kapısından terslenerek ayrılan ağustos böceği elindeki gitarla avare avare dolaşırken birden önüne düşen bir ilanla karşılaşır. İlanda yeteneklerini göstermek isteyenlerin çağrıldığı bir şov programı yapılacağı ve ücretsiz katılmak isteyenlerin başvuracağı adres yazmaktadır.

Ağustos böceği düşünür. Yarışmada oldukça iyi bir ödül verilmektedir ancak bir yetenek sergilemesi gerekmektedir ve hiçbir yeteneği yoktur. Elindeki gitarı da öylesine çalmakta, rastgele tellerine dokunarak zaman öldürmek için kullanmaktadır.

Bu düşüncelerle yarışmanın yapılacağı yere ulaşır. Kapıda gördükleri karşısında adeta küçük dilini yutar. Katılanların neredeyse hepsi kendisi gibi ağustos böceğidir.

Elindeki gitarı hızlıca yere çarpar ve bu çarpıcı gerçeği değiştirmeye söz verir kendine. Artık içi hırsla doludur. Ne yapıp edecek ve diğerleri gibi o uzun kuyruklarda umudunu harcamayacaktır.

hqdefaultHemen en yakın telefon kulübesine girer ve gözünü bürüyen hırsla sesini de değiştirerek karıncanın yasa dışı bir örgüte üye olduğunu uydurduğu hikâyelerle destekleyen bir ihbarda bulunur. Gözünü karartmıştır artık. Ne yapıp edecek kışı ne sokaklarda ne de uzun kuyruklarda geçirmeyecektir.

İhbarın ardından hızlıca karıncan evine gider, kapıda gördüğü posta kutusuna önceden hazırladığı ve örgüte üye olan başka biriyle yapacağı suikastın krokisini çizdiği mektubu koyar ve oradan uzaklaşır.

Birkaç saat sonra karıncanın evine tekrar geldiğinde güvenlikçilerin mektubu bulduklarını ve karıncayı yaka paça evinden aldıklarını görür. Hemen yanlarına yaklaşır ve olaydan habersizcesine ne olduğunu sorar.

Karınca tanıdık birini görmenin mutluluğuyla güvenlikçilere bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu, ağustos böceğinin kendisini tanıdığını söyler ve tanık olarak dinlenmesini ister.

Ağustos böceği de karıncayı doğrulayarak, kendisini tanıdığını ve bunun bir yanlış anlaşılma olabileceğini düşündüğünü ancak güvenlik güçlerinin kimseyi boşuna almayacağını söyler.

Karınca hem sevinmiş hem de ona yemek vermediği için üzülmüştür. Önce özür diler ayaküstü ağustos böceğinden ve evine göz kulak olmasını ister kendisi gelinceye kadar.

İçi tıka basa dolu ve sıcacık evin anahtarını alan ağustos böceği üç beş damla gözyaşı da döker karıncanın ardından ancak içten içe sevinir bu duruma. Çünkü karıncanın kendini temize çıkarması nereden bakılırsa 6 ay sürer der içinden ve kışı rahatça geçireceği için kendiyle gurur duyar.

Uydurma mektuplarla pek çok kişinin canını yakan ağustos böceği kısa sürede bunu bir alışkanlık haline getirir. Kızdığı, kendisine istediğini vermeyen herkesi tehdit eder. Bazılarına aynı tuzağı kurar ve uydurduğu örgütün elemanlarını genişletir.

Derken bir gün kapısı çalınır. Gelenler güvenlik güçleridir. Posta kutusunda bulunan bir mektup yüzünden gözaltına alınacağını ve örgüt üyeliği nedeniyle hapse atılacağını bildirirler.

Telaşa kapılır ağustos böceği, polislere bunun kendi uydurması olduğunu anlatmayı düşünür ama o kadar çok kişi tutuklanmıştır ki bu durumu göze alamaz. Alsa da kimseyi inandıramayacağını anlar.

file_Tutuklanır ve zindana atılır. Zindanda karıncayla karşılaşır. Utanır. Yüzüne bakamaz bir süre. Karınca ise olabildiğince iyi davranır olan bitenden habersiz. Kimin yazdığı belli olmayan mektup yüzünden 3 yıldır zindandadır ve artık çıkma umudunu da yitirmiştir.

Yatağına çekilir ağustos böceği ve düşünür. Keşke zamanı geri alabilsem der gözyaşları içinde. Ama artık yapabileceği bir şey yoktur. Kendi eliyle yarattığı canavarın avı olmuştur ve sonucuna katlanmak zorundadır artık içinde ömür boyu taşıyacağı vicdan azabıyla birlikte…

 

Not: Yukarıda anlatılan masal tamamen uydurma olup gerçek kişi ya da olaylarla bağlantısı, okuyanların hayal güçleriyle bağlantılıdır.

Not 2: Karınca ve ağustos böceği yasa dışı bir örgüte üye olmak suçundan 36 yıl zindanda yaşamaya mahkûm olurlar. Tüm sorularına rağmen örgütün adını gizlilik nedeniyle öğrenemezler. Ağustos böceği mahkûmiyetinin 12.yılında anılarını yazar ve anlattığı hikâye tüm zamanların en çok okunan distopik hikayesi olur. Zenginliği zindanda yakalayan ağustos böceği kahrından kansere yakalanır ve acılar içinde hayatını kaybeder. Karınca ise zindanda da kış ayları için yemek biriktirmeye devam eder. 30. Yılda çıkarılan afla serbest kalır…

Belki bunları da beğenirsin...

Henüz yorum yapılmadı

  1. adsız diyor ki diyor ki:

    Mükkemel uydurma.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir