Ağzı Olan Konuşuyor

İsmet Berkan’a

Bizim köşe yazarlarımız nedense her konuda bilgilidirler. Son günlerin popüler konusu olan dershanelerin kapatılması konusunda bütün köşe yazarlarımız görüş belirtiyor. Belirtsinler de çoğu eğitimin içinden gelmiyor ki… Böyle olduğu halde nasıl bu konu hakkında yargılara varıyorlar anlam verebilmiş değilim. Bu konuyu siyasi olarak ele alabilirsiniz, ona amenna ama eğitim açısından olaya burnunuzu soktuğunuzda orada bir dur demek gerekli diye düşünüyorum.

Bugün çoğu köşe yazarı yine bu konuda açmışlar ağzını, yummuşlar gözlerini… Bu köşe yazarlarından birisi de Hürriyet yazarı İsmet Berkan. Sayın Berkan, Türkiye’de eğitim kalitesini artırmak için işe öğretmenlerden başlanması gerektiğini, öğretmen atamalarının yarısının son on yılda gerçekleştiğini dolayısıyla öğretmenlerin genç ve tecrübesiz ve niteliksiz olduğunu vurgulamış. Sayın Berkan siz öğretmenlerin nasıl “niteliksiz” olduğunu söyleyebilirsiniz? Her öğretmenin sınıfında akademik başarısı yüksek veya akademik başarısı kötü öğrenciler vardır. Öğretmen aynı öğretmendir. Şimdi, bu öğretmen başarılı öğrencisi için nitelikli öğretmen, başarısız öğrencisi için “niteliksiz” öğretmen midir?

Başarısız olan çocuklara baktığımızda önemli olanın ailenin çocuğuyla ne kadar ilgilenip ilgilenmediği, çocuğun çevresi gibi etkenler göz ardı edilmemelidir. Ve her çocuğun, her dersi mükemmel derecede iyi olacak diye bir durum da söz konusu değildir. Her çocuğun her konuda iyi olması eşyanın tabiatına aykırıdır. Biz, çocuklarımızın neler başarabileceğine, neyi daha iyi yapabileceğine bakmaya çalışıyoruz. Her ne olursa olsun sizden hangi titri ile, “niteliksiz” yaftasını yiyelim ki? Biz, Türkiye’de o kadar ters giden konu var ve sizler daha bu konuları gündeme getirip, bu konularda eleştiri bile yapamıyorsunuz, diye sizlere hiç diyor muyuz? Ya da sizler “niteliksiz”siniz, diye. Ya da biz de sizin on dört yaşında gazeteciliğe başladığınız gibi on dört yaşında öğretmenliğe başlasaydık daha mı başarılı olurduk(!)

***************************************************

Melih Gökçek’e

Sayın başbakan, dört dönem Ankara  Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapmış Melih Gökçek’i beşinci dönem de büyükşehir belediye başkanlığına aday gösterdi. Buraya kadar her şey normal. Bir siyasi parti yirmi yıldır belediye başkanlığı yapmış bir adayını tekrar belediye başkanlığına aday gösterilebilir. Ama sayın Gökçek’in “Şimdiye kadar tecrübe kazandık, asıl büyük işleri önümüzdeki dönem yapacağız.” demesi hayli ilginç geldi bana. Bir insanın yirmi yılda ancak tecrübe kazanması takdire şayan bir durumdur sanırım. Bir insanın tecrübe kazanması için yirmi yıl gerekiyorsa ondan sonrası için kaç yıl gerekir acaba?

***************************************************

Nelere sinir oluyorum?

Tartışma programlarına, olaylara hep aynı pencereden bakan ve birbirinin tekrarı olan aynı şeyleri söyleyen insanların katılmasına sinir oluyorum.

Televizyon dizilerimizin çoğunda hep ajitasyon, hep ajitasyon yapılmasına sinir oluyorum.

Kendi görüşlerinin her zaman haklı olduğunu savunan ve daha önünü göremeyen insanlara sinir oluyorum.

İngiliz, Alman, Arap, Fransız gibi millet isimlerini rahatlıkla söylerken Türk yerine sanki millet ismiymiş gibi Türkiyeli diyebilen insanlara sinir oluyorum.

Cuma hutbelerinde siyasi mesajlar veren hutbelere sinir oluyorum.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir