Amigdala Körleşmesi

“Beynin medial temporal lobunun derinlerinde yerleşen nöronların oluşturduğu badem şeklindeki beyin bölümü. Duygusal hafıza ve duygusal tepkilerin oluşmasındaki primer role sahip bölge. Limbik sistemin bir parçasıdır.” şeklinde açıklanmıştır Wikipedia’da amigdala. Yani tüm duygularımız amigdalanın eseri. Korkularımızı, heyecanlarımızı, üzüntülerimizi amigdala ile anlarız. Çevremizdeki insanların duygularını da anlayabilmemizin yolu amigdaladan geçer.

Yaptığı deneylerle amigdalanın insanlar üzerindeki etkisini ortaya koyan Nörolog Joseph LeDoux yaptığı bir deneyde, deneğinin amigdalasının beyin üzerindeki etkisini keserek amigdalayı beynin diğer kısımlarından ayırır. Amigdalası alınan deneğin hayatı tümüyle değişir. Yaşadığı olayları anlamlandırırken olayların duygusal anlamlarını değerlendirmede yetersiz kalır yani duygusal körlük yaşar. İnsanlarla konuşmayı seven, sosyal bir yaşam sürerken yakın arkadaşlarına ilgisiz hatta anne ve babasını tanıyamaz bir hale gelir. Nihayetinde herkesten uzak bir yaşam sürmeye başlar. Duygularının tümünün yerine büyük bir boşluk hakim olur.

***

Şimdi, bir dakikalığına arkanıza yaslanıp gözlerinizi kapatın ve duygularınızın olmadığını yani amigdalanızın beyninizin diğer kısımlarından ayrıldığını hayal edin. Dünya sizin için nasıl bir yer olurdu acaba?

***

Psikiyatrların verdiği ilaçların insanların amigdalalarını körleştirmeye yaradığını buraya not ettikten sonra amigdala körleşmesi üzerine genel bir çerçeve çizmek istiyorum:

Birbirimizin acılarından sevinç devşirmeye başladığımızdan beri,

Birbirimizin mutluluklarını çekemediğimizden beri,

Birbirimizin ölüsüne sövdüğümüzden beri,

Birbirimizin değerlerine höyküren ağzı salyalıları baş tacı ettiğimizden beri,

Ülke olarak amigdala körleşmesi yaşamıyor muyuz?

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir