Aronofsky’den “Tufan” Yorumu

Nuh_Büyük-Tufan-Afiş“İnsanlığa son vereceğim, çünkü onlar yüzünden yeryüzü zorbalık ile doldu. Onlar ile birlikte yeryüzünü de yok edeceğim. Kendine gofer ağacından bir gemi yap. İçini dışını ziftle, içeriye kamaralar yap. Gemiyi şöyle yapacaksın: uzunluğu üç yüz, genişliği elli, yüksekliği otuz arşın olacak. Pencere de yap, boyu yukarı doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap. Yeryüzüne tufan göndereceğim. Göklerin altında soluk alan bütün canlıları yok edeceğim. Yeryüzündeki her canlı ölecek. Ama senin ile bir antlaşma yapacağım. Oğulların, karın ve gelinlerin ile birlikte gemiye bin. Sağ kalabilmeleri için her canlı türünden bir erkek, bir dişi olmak üzere birer çifti gemiye al. Çeşit çeşit kuşlar, hayvanlar, sürüngenler sağ kalmak için çifter çifter sana gelecekler.” (Yaratılış 6)

Tanrı böyle demiş Nuh’a ve Nuh’ta çalışmaya dünyadaki canlı yaşamın devamını sağlamak için gemisini inşa etmeye başlamış kutsal kitaplara göre. Oldukça ilgi çekici olan bu öykü elbette Amerikan sinema endüstrisinin kalbi olan Hollywood’ın gözünden de kaçmamış. Sinemanın oldukça ilginç ve birbirinden farklı filmlerine imza atmış olan Darren Aronofsky, Nuh’un öyküsünü özünden ayrılmadan ancak modern insana ve dinlere de göndermeler yaparak yeniden ele almış.

Nuh-Filmi

Siyah Kuğu, Bir Rüya İçin Ağıt, The Fountain ve Pi gibi yapıtlarından tanıdığımız Aronofsky, filminde Russell Crowe, Anthony Hopkins, Emma Watson gibi sinemanın tanınmış oyuncularının yanı sıra Jennifer Connelly, Logan Lerman, Douglas Booth ve Leo McHugh Carroll gibi adı çok duyulmamış olsa da oldukça başarılı oyunculara da yer vermiş.

Konusunun gerçekle(!) özdeşleşip özdeşleşmediği tartışmalarını bir yana bırakırsak –ki Nuh tufanı sadece Tevrat, İncil ve Kuran’da yer almayıp farklı kültürlerde (Mısır’da Naunet, Hindistan’da Manu, Çin’de Nuwa, Sümer’de Ziusudra, Babil’de Atra-Hasis, Utnapishtim, Xisuthrus, Eski Yunan’da Deucalion) rastlanabilecek bir olaydır. Semavi dinlerin tamamından daha eski olan ve yazının icadında baş rol oynayan Sümerlerin diğer “tufan” hikayelerine ana kaynak olan Ziusudra kökenli tüm tufan öyküleri birbirinden aparılmıştır.- film gerek fantastik ögeler gerekse oyunculuk açısından oldukça başarılı olmuş.

Russell Crowe ve Anthony Hopkins’in usta oyunculuklarının göz doldurduğu filmde insanın tanrıyla olan mücadelesinin yanı sıra yine insanın kendi kendisiyle olan mücadelesine de yer verilmiş.

Filmin bir diğer dikkat çeken yanı ise insanın cinsellik dürtüsü karısında düştüğü durumu anlatıyor olması. Soyunun devamını, spermlerinde taşıdığı genetik şifreyi bir sonraki kuşaklara aktarma çabası içindeki patriyarkal insanın düştüğü aşağılık –kimilerine göre soylu- durumu oldukça keskin bir çıplaklıkla anlatan film önyargılarını sinema salonunun dışında bırakabilmiş bir izleyici için oldukça keyifli dakikalar sunuyor.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir