Atatürk’e Atılan iftiralar, Vefatı ve Bilinmeyenler

–         Atatürk 1911 yılında gönüllü olarak gittiği Trablusgarp’ta göğüs göğse yapılan bir çarpışma esnasında sol gözüne aldığı bir darbeyle yaralanır. Tedavi olur ancak tam olarak iyileşemez. Bu durumu çarpıtan bazı bağnaz iftiracılar doğuştan kör olduğunu ve deccal olduğunun kanıtı olarak bu durumu ileri sürerler utanmadan.

–         Vefatından hemen önce 8 kasım 1938’de son derin komasına girmeden önce başını sağa çevirmiş ve son sözü “aleykümesselam” olmuştur.

–         Atatürk’ün naşına otopsi yapılmamıştır. Bazıları bu durumu komplo teorileriyle farklı değerlendirse de kendisinin vefatına neden olan hastalık uzun zamandır izleniyordu ve doktor raporlarıyla olası vefat durumu gün be gün beklenmekteydi. Dolayısıyla herhangi bir otopsiye gerek duyulmamıştır.

–         Atatürk’ün naşı 10 Kasım 1938’den 10 kasım 1953 tarihine kadar Etnoğrafya Müzesi’nde bekletilmiştir. Bu bekletilme sanılanın aksine mumyalama işlemiyle gerçekleşmemiştir. Yapılan işlem “tahnit” işlemidir. Damardan vücuda verilen formaldehit ile beden bütünlüğü korunmuş ve hava almayan kurşun bir tabutla naşı korunmuştur. Söz konusu işlem Kanuni Sultan Süleyman’ın Zigetvar seferinde ölmesi sonrası da yapılmış, iç organları orada çıkarılıp defnedilmiş bedeni ise tahnit uygulanarak İstanbul’a getirilmiştir. Yani mumyalama yalan ve iftiradır.

–         19 Kasım 1938 gününde Dolmabahçe Sarayı içerisinde Atatürk’ün cenaze namazı kılınmıştır. Namazın imamı, ileride Diyanet İşleri Başkanı olacak olan Prof. Dr. Şerafettin Yalkaya’dır. Dolayısıyla cenaze namazı kılınmamıştır diyenler gerçeği bildikleri halde yalan söyleyen toplum güveleridir.

–         Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1953 tarihinde tamamlanan anıtmezarın içinde yer alan mezara defnedilmiştir. 67 vilayetten gelen vatan toprağı, Selanik’ten getirtilen baba toprağı, Kore’de bulunan Türk şehitliğinden ve Suriye’de ki Süleyman Şah’ın kabrinin bulunduğu yerden getirtilen topraklarla beraber naçiz bedeni vatan topraklarına emanet edilmiştir.

–         Toprak kabul etmediği için Anıtkabir’de taşın içine gömdüler diyerek iftiranın dibini bulan alçaklara ithaf olunur…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir