Atatürk’e Diktatör Diyen Densiz, Bak bi Bak!

1936 yılında Cumhuriyet Halk Partisi genel sekreteri olan Recep Peker, Avrupa’da, özellikle İtalya ve Almanya’da bir dizi seyahat yapmıştır. Yakın zamanda toplanacak olan parti kurultayına arz edilmek üzere yeni bir parti tüzüğü ve program hazırlamıştı. Hazırlanan program taslağı Atatürk ve başvekil İsmet İnönü’ye incelenmesi için verilir.

Raporu Atatürk’e ulaştıran kendisinin genel sekreteri Hasan Rıza Soyak’tır. Raporu okuyan Gazi, ertesi sabah sekreterine dönerek sinirli bir şekilde sorar:

– “Bu zorbalar kimlerdir, onları kim seçecektir?”

mustafa kemal atatürk yüzerkenHasan Rıza Soyak şaşırmış bir şekilde sorar: “hangi zorbalar Paşam”. İyice hiddetlenen Gazi,” bana getirdiğin kağıtları okumadın mı” diye çıkışır. Genel sekreter biraz da mahcup bir şekilde biraz okumuştum paşam diyebilir ancak.

Konuştukları, partinin genel sekreteri Recep Peker’in faşist rüzgârlarla savrulan Avrupa’dan esinlenerek hazırladığı genel programdır. Programa göre, sınırlı sayıda üyesi bulunan ve fakat kudret ve selahiyetleri sınırsız olan bir heyet oluşturulacak ve tüm kararları bu üst kurul alacaktı. Büyük Millet Meclisi bir şekilden ibaret kalıyordu. Ayrıca İtalya ve Almanya’da olduğu gibi üniformalı gençlik teşkilatları da kuruluyordu. Getirilmek istenen tam anlamıyla faşizmdi!

ataturkGazi’nin( kendisine böyle hitap edilmesi hoşuna giderdi) bu zorbaları kim seçecek diyerek karşı çıktığı ve Recep Peker’in genel sekreterlikten uzaklaştırılmasıyla sonuçlanan bu girişimi ve sonuçlanış şekli pek çok gerçeği ortaya koymuyor mu?

Daha sonrasında ise genel sekreteri Rıza Soyak’a şu kulaklara küpe sözleri söylemiştir: “ Bütün kuvvetleri nefsinde toplayıp tek partiyi ve tabii dolayısıyla devleti ve memleketi kendi başlarına yönetecek olan yüksek meclis azalarını soruyorum, onları kim seçecek? Bu zorbalar heyeti, kudret ve salahiyetlerinin kimden ve nasıl alacaklardır? Bu ne sakat düşüncedir, bu nasıl zihniyettir? Görülüyor ki varmak istediğimiz hedef, henüz en yakın arkadaşlar tarafından bile, zerre kadar anlaşılmış değildir. Çocuk; biz öyle bir idare, öyle bir rejim istiyoruz ki bu memlekette bir gün, padişahlığa taraftar olanlar dahi bir fırka kurabilsinler.”

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir