Ay Büyürken Uyuyamam

ay-büyürken-uyuyamam

“Necati Cumalı’nın ‘Ay Büyürken Uyuyamam’ adlı kitabından, aynı isimle Şerif Gören tarafından uyarlanan hikayede:

Uzaktan sakin ve huzur dolu, deniz kenarında bir Ege kasabası. http://www.aynadakiler.com/wp-includes/js/tinymce/plugins/wordpress/img/trans.gif

Kasaba halkının yalnız bir anne ve iki kızı üzerinde kurduğu mahalle baskısı.

Hem güçlü hem de kurban bu üçlünün, çarkın dişlileri arasında kalmamak için verdikleri mücadele.

Kasaba sakinlerinin rayından çıkmış ahlaki tutumları ve sosyal bir depreme doğru gidişleri.

Kadın, erkek, cinsellik, din ve psikolojik çarpanları olan bir denkleme, ahlak ve ahlaksızlığa, namus ve namussuzluğa provakatif bir bakış açısı.”

Yukarıda aldığım bu bölüm filmin orijinal internet sitesindeki açıklamasıdır. Evet, ilk önce baktığımızda sakin bir Ege kasabasını görmekteyiz. Ama bu kasabaya daha yakından baktığımızda kasabanın içindeki kokuşmuşluğu çok rahat bir şekilde görmekteyiz. Kasabalılar bir anne ve kızına yapmadıklarını bırakmaz.

Bir yandan pis insanların devlet eliyle yaptığı baskı, bir yandan dincilerin -özellikle dinci kelimesini kullanıyorum- yaptıkları baskı, bir yandan mahallenin ipsiz sapsızlarının yaptığı baskı ve her şeye rağmen ayakta kalmaya, kasabada tutunmaya çalışan bir anne ve iki kızı.

Bir sanat eserini incelerken artılarını ve eksilerini ortaya koymak gerekir. Sadece eksilerini ya da artılarını söylemek esere yapılan en büyük saygısızlık olur ve bu da gerçek bir eleştiri olmaz.

Bana göre filmin artıları şunlardı:

Filmde anne rolünde olan Melek’in yani Ayça Bingöl’ün oyunculuğunu çok beğendim.

İnsanların üzerinde kurulan mahalle baskısı ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi.

Bir toplumun nasıl provake edilebileceğini, nasıl galeyana getirilebileceğini çok iyi gözler önüne seriyor bu film. Ayrıca toplum galeyana getirilirken, toplumu galeyana kimlerin getirdiğini çok açık bir şekilde görebiliyoruz.

Filmin içinde pek fazla görünmese de en son sahnede öne çıkan öğretmenin rolünü çok beğendim. Öğretmen orada bütün karanlıkların, geriliğin karşısına çıkan bir kişi olarak gösterildi. Necati Cumalı’nın başarısıdır bu bence.

Filmin artılarını ortaya koyduktan sonra eksilerini de ortaya koyalım:

Filmde “Mavi” karakterinde olan Fırat Çelik’in oyunculuğunu beğenmedim.

Yine filmde “Balta Cafer” rolünde olan Fırat Tanış’ın oyunculuğunu pek beğenmedim. Daha doğrusu televizyonda yayımlanan “Geniş Aile” dizisindeki rolü ile çok benzer bir rol oynadığı için hoşuma gitmedi.

Ay-Buyurken-UyuyamamBelki en fazla olumsuz eleştireceğim husus filmin bugüne uyarlanmasıdır. Filmde anlatılan olaylar eserin yazıldığı 1960’lı yıllara özgüdür. Günümüzde bu şekilde bir olayın hem de bir Ege kasabasında olması çok da mantıklı değil. Belki daha kırsal bir bölgede film geçse olabilir diyeceğim ama o da zor. Evet, günümüzde de mahalle baskısı var ama bu şekilde olduğunda bir tepki olacaktır insanlardan bir şekilde. Ayrıca günümüzde bir kadın İzmir’de yetişecek, bir kız üniversite okuyacak ve yerel yönetim tarafından baskıya uğrayacak, bu duyulmayacak öyle mi? Dediğim gibi filmin zamanı, romanın orijinal yılı olan 1960’lı yıllar olmalıydı.

Son olarak filmdeki deprem sahnesini hiç mi hiç beğenmedim. Bu kadar teknoloji ilerlemişken hala böyle bir deprem sahnesi yapıyorsak, olmaz. Hem de hiç olmaz.

Sonuç olarak filmin kendi sitesinde var olan ve benim yukarıda da alıntıladığım olayları filmde görebilirsiniz. Yukarıda belirttiğim eksileri göze alıp filme gitmeyi düşünürseniz size bu filme gidin derim. Elin yabancısının filmlerine para kazandıracağınıza en azından bizimkilere kazandırın ki yine film çekilebilsin. Değil mi ama?

Belki bunları da beğenirsin...

1 Yorum

  1. 10 Ocak 2014

    […] Ay Büyürken Uyuyamam adlı romanında Anadolu insanının cinsel tablosunu çizen Necati Cumalı’nın aynı eseri beyazperdeye de uyarlandı. (Ay Büyürken Uyuyamam adlı Muammer Karabıçak’ın yazısı için tıklayınız.) […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir