Balonla Beş Hafta

Fransızca “Cinq semaines en ballon” adını taşıyan eser 1863 yılında yayınlanmıştır ve Jules Verne’in ilk romanı olma özelliğini taşımaktadır. Yazarın ünlenmesini sağlayan kitap içeriğinde yer alan ayrıntılı bilgiler nedeniyle bir süre boyunca yazılanların gerçek olup olmadığı okurlarca tartışılmıştır. Üç İngiliz’in Afrika Gezisi ve Keşifleri alt başlığını taşıyan kitabı yazarken Jules Verne’in Edgar Allan Poe’nun öykülerinden etkilendiği söylenir.
Roman 1962 yılında Irwin Allen tarafından aynı adla sinemaya da uyarlanmıştır.


Okuyucuya Not: Yazının devamı yapıtın içeriği hakkında ayrıntılı bilgi içermektedir.

Dr. Fergusson ile Dick Kenndy askerlik sırasında dostluk kurmuş ve bu dostlukları askerlik görevlerinin ardından da devam etmiştir. Dr. Fergusson’un balonla bir Afrika yolculuğuna çıkacağını duyan Dick onu vazgeçirmek için İngiltere’ye gelir ancak Dr. Fergusson ona şu yanıtı verir: “Yapacağım çılgınlığa benimle katılmana karar verdim.”
Dr. Fergusson’un anlattıkları karşısında Dick onunla bu maceraya katılmaya karar verir çünkü kendisi iyi bir avcıdır ve Fergusson oradaki av hayvanlarından bahsedince artık orayı görmeden yaşayamayacağına karar verir.

Dr. Fergusson’la yolculuğa sadık uşağı Joe’de gelecektir. Dr. Fergusson balonunu hidrojen ile besleyecek ve balonun patlama riskine karşılık iç içe geçmiş ikili bir balon sistemi kullanacaktır.

Balona yolculukta kullanılmak üzere; iki termometre, iki barometre, iki pusula, iki kronometre, güçlü bir dürbün, elli metre uzunluğunda bir ip ve çapa yükleyen Dr. Fergusson tüm bunlara ilave olarak da iki kasa alkollü içki, su, çay, kahve, salamura et, battaniye ve silahlar da koymuştu.

18 Şubatta balon büyük bir özenle Greenwich önlerinde demirlemiş olan Yılmaz adındaki gemiye yüklenir. Gemi 15 Haziran günü Zengibar adasına ulaşır. Adada İngiliz vadi misafirlerini evinde konuk eder. Balonun şişirilmesinin ardından gemicilerin tezahüratları arasında balon havalanır. Dr. Fergusson balona uğur getirmesi için Utku adını koyar.

Balonla Beş HaftaDr. Fergusson balonu Yüzbaşı Burton ve Yüzbaşı Speke’nin daha önce aştıkları rotanın üzerinden ilerletmeye başlar. Altlarından geçen yerlilerden bazıları korkup kaçarken bazıları da kızgınlıkla oklarını balona fırlattılar ancak balon yüksekte olduğu için hiçbiri balona isabet etmez. Dev Boabab ağaçlarının üzerinden uçan balon kısa bir süre sonra Duthumi Dağı’nın eteklerine iyice yaklaşır. Gece çökmeden Duthumi Dağı’nı aştılar ve bir süre sonra yoğun yağış alan Zungomero bölgesine ulaştılar. Zungomero üzerinde uçarken yerden yükselen kükürtlü hava Dick’i etkiler ve ateşinin yükselmesine neden olur. Dr. Fergusson balonu bulutların üzerine çıkararak Dick’in ateşinin düşmesini sağlar.
Ugogo ülkesine girince balonu çapalarla bir ağaca bağlarlar ve Dick ile Joe avlanmak için aşağı inerler. Dick bir geyik vurur ve pişirirler. Tam etleri toparlamak üzereyken bir silah sesi duyarlar. Bu silahın Dr. Fergusson tarafından ateşlendiğini fark ederler ve hızla balonun olduğu yere ilerlerler. Balona vardıklarında balonun etrafının onlarca zenci ile sarılmış olduğunu düşünürler. Ancak sonradan fark ederler ki bunlar insan değil maymundur. Onları balondan uzaklaştırdıktan sonra hızla hareket ederler.

Kaze şehrine ulaşan balon Krap Aşiretinin bulunduğu bu ticaret şehrine inmeye karar verir. Balonu karşılayan Vaganya adı verilen büyücülere Dr. Fergusson Arapça bir şeyler söyler. Büyücüler balonla gelenleri tanrıçanın üç oğlu olarak düşünürler ve bu duruma çok sevinirler çünkü sultanları hastadır. Hasta yatağında sultanı gören Dr. Fergusson onun iyileşemeyeceğini fark eder ona biraz amonyak koklatarak kendine getirir ve hızla balona geri döner ve hızlı bir şekilde havalanmaları gerektiğini söyler. Tam bu sırada yerlilerden birinin ayağı ipe takılır ve balonla birlikte o da yükselir. Bir süre sonra Dr. Fergusson balonu yere yaklaştırarak yerlinin inmesini sağlar.

Balon bir süre sonra Yüzbaşı Speke’nin varlığını reddettiği Ay Dağları bölgesine ulaşır. Balonu yere indirmek için çapayı salarlar ancak çapa devasa bir filin dişlerine takılır. Fil onları bir ormana doğru sürükler, tam ormanın girişinde fili öldürmeyi başarırlar.

Kuzeydoğuya doğru hızla yol alan balon Nil’in kaynağı olan Karagva dağlarına ulaşır. Bir süre sonra da Victoria gölüne ulaşırlar. Ekvator çizgisinin üzerinden geçişlerini içki içerek kutlarlar. Nil’in kaynağını bulmaya kararlı olan Dr. Fergusson, Benga Adasının üzerinden geçerken balonu adaya indirir. Amacı Arapların söylediği şekilde Nil’in kaynağının burası olup olmadığını doğrulamaktır. Adaya inen Dr. Fergusson bir süre sonra bir kayanın üzerine kazınmış A ve D harflerini görür. A ve D, Andre Debono’nun kısaltmasıdır ve Nil boyunca en çok ilerleyen kaşiftir. Artık Dr. Fergusson Nil’in kaynağının Victoria gölü olduğunu doğrulamıştır.

Logwek Dağı ufukta görününce Dr. Fergusson şimdiye kadar daha önceki kaşiflerin izlediği yolu izlediklerini asıl Afrika yolculuğunun şimdi başladığını söyler. 23 Nisan günü Usoga Krallığı adı verilen toprakların olduğu yere ulaşırlar. Bu bölgede Niyam – Niyam adı verilen insan eti yiyen vahşi kabileler yaşamaktadır. Gece çökünce bir baobab ağacına balonu bağlarlar. Dick, gece nöbet tutarken ağaçtan sesler geldiğini fark eder ve aşağıdan birilerinin balona ulaşmak için tırmandıklarını görürler. Silahlarıyla ateş etmeye başlarlar. Tam bu sırada aşağıdan Fransızca bir yardım isteği gelir. Balonu yere indirerek esir edilmiş bu adamı kurtarırlar ve hızla yükselirler. Bir süre sonra kendine gelen bu adamın bir İngiliz kaşifi olduğunu öğrenirler. Çok fazla hırpalanan ve zayıf düşen İngiliz seyyah çok fazla dayanamaz ve yaşamını yitirir. Onu Afrika topraklarına gömmek için kazdıkları çukurda altın cevherine rastlarlar ve safra olarak kullandıkları kum torbalarını boşaltarak içlerine altın doldururlar.

balonla beş hafta

Uzun bir süre çöl üzerinde yol alırlar ancak bir süre sonra suları azalır. Su bulma umuduyla ilerler ancak su bulamazlar. Balonu mecburen indirmek zorunda kalırlar çünkü balonun üreteci su olmadan çalışmamaktadır. Susuzluk bir süre sonra üç maceraperesti çok zorlamaya başlar. Dick bu duruma daha fazla dayanamayacağını söyleyerek silahını ağzına dayar. Joe onu durdurmak için atılır. Dick silahını boşluğa ateşler. Silah sesine kendine gelen Dr. Fergusson ufku gösterir. Ufuktan bir hortum gelmektedir. Hızla balona binerek altın safralarından bir kısmını atarlar. Rüzgar onları bir vahanın üzerinden geçirirken balonu durdurarak su kuyusuna inerler ancak onlara burada aslanlar saldırır. Vahadan su stoklarını iyice doldurarak ayrılırlar.

Dev akbabaların saldırısına uğrayan balon delinir. Tüm safraları atmalarına karşın balon düşmeye devam edince Joe kendini boşluğa bırakır. Joe göle düşer ve ölümden kurtulur. Türlü engelleri aştıktan sonra bir Arap atı çalar ancak bu sırada görülür ve takip edilmeye başlar. Bu sırada kendisini arayan Dr. Fergusson onu fark eder ve kurtarır.

İlerlemeye devam eden balon gaz kaçırmaya devam etmektedir. Bütün her şeyi atarlar. Bu arada yerliler onları yakalayabilmek için ormanı ateşe verirler. Balon artık can çekişmektedir ancak yolculuklarının sonuna da gelmişlerdir. Son çare olarak balonun sepetini de atarlar ve Fransız askerlerinin bulunduğu kıyıya çıkmayı başarırlar. Dr. Fergusson bu macerayı mutlu sonla bitirir. Ülkelerine geri dönünce Coğrafya Derneği üç maceraperesti altın madalya ile ödüllendirir.

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 8 tane yorum yapılmış.

  1. reyyan diyor ki:

    size yemin ediyorum ki harikasınız yeminle hayatımı kurtardınız çok sağolun

  2. Proyuncu diyor ki:

    Ellerinize sağlık ama biraz daha kısa olabilirdi

  3. ayse diyor ki:

    Reyyan sen bizim okuldaki ryyanmisin

  4. zehra diyor ki:

    çok güzel inşallah sınavdan 100 alırım.

  5. No? diyor ki:

    Yanlış yazmişsiniz ben kitabi okudum nöyle deyil Geminin adı Victoria bikere

  6. Şehit velit bekdaş orta okulu mardin midyat diyor ki:

    Çok saolun sizin sayenizde hem 100 aldım hemde öğretmenle yemeğe çıkacaz

  1. 15 Ocak 2014

    […] kütüphanesinin en güzel kitaplarından biriydi benim için “Dünyanın Merkezine Yolculuk”. Balonla Beş Hafta, Esrarlı Ada, Seksen Günde Devrialem gibi kitapları yan yana dururdu Jules Verne’in. Çocuk […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir