Batı Trakya Türklerine Ağıt: Azap Toprakları

azap topraklarıAk Topraklar“dan “Azap Toprakları”na uzanan yolculuğumuz elem ve ıstırap yüklüydü. Tıpkı “Azap Toprakları”ndaki Muhsine, Hüseyin, Selim, Nazlı, Ak Hoca ve diğerlerinin yolculuğu gibi.

Bu topraklar kurulalı beri acıyla yoğrulmuş. Türk, tarih sahnesine çıktığından beri sadece Türk olduğu için aşağılanmış, işkence görmüş, öldürülmüş. Onun için dünyanın dört bir tarafındaki “azap toprakları”ndan “Ak Topraklar“a ya göç etmişler ya da oradan yardım beklemişler. Üstelik sadece Türkler ya da Müslümanlar değil, tarihin çeşitli dönemlerinde Yahudiler, Hristiyanlar ve çeşitli milletlere sahip insanlar gelmiş bu “Ak Topraklar“a. Gelemeyenler yardım beklemiş.

Emine Işınsu “Azap Toprakları” kitabında Batı Trakya’daki Türklerin çektiği sıkıntılarına, dertlerine, özlemlerine ve umutlarına bizleri ortak etmiş. Sebepsiz yere öldürülen ve tecavüz edilen kadınlar; Türklüğü ve Müslümanlığı unutturulmaya çalışılan insanlar, idealleri uğruna sevdiklerine kavuşamayanlar, Türkiye ve tam bağımsızlık ateşiyle yananlar kısacası Türk olduğu için azap içinde yaşamaya mecbur bırakılanların öyküsü “Azap Toprakları”.

“Bu; Batı Trakya’da yaşayan ve her dakika kan kusan insanların hikayesidir. O insanlar yerle gök arasında yalnızdır, kaderlerini yaşarlar…

Ellerimi uzatsam… erişemem! Onlardan biri ulaştı bana; üç gün üç gece dinledim hikayeyi…

Siz onu Mehmet diye bileceksiniz; Mehmet iyidir şimdi anavatanda; Sakine’nin doğumu yaklaştı.

Ya Bekir, ya Selim… hatta Nazlı? Onları hiç bilemem!

Tanrı, cümlesinin yardımcısı olsun.” (Kitabın başlangıcı)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir