Baykuş Yemini

Yeşim Saygın Armutak‘ın son kitabıdır “Baykuş Yemini”. Yeşim Hanım’ın bundan önce okuduğum “Hayaletli Gölün Çocukları” ve “Bataklığın Kıyısındaki Ev” kitapları ile ilgili değerlendirmelerimde hep olumlu cümleler kurmuştum. Bu kitapla ilgili maalesef hep olumlu cümleler kuramayacağım.

baykus-yemini-kitabiKitabın her şeyden önce çok güzel bir ismi ve çok hoş hazırlanmış bir kapağı var. Herhangi bir kitapçıya ortaokul öğrencisi ile girseniz ve bir kitap seçmesini isteseniz, öğrencimiz kitabın isminden ve kapağından etkilenerek bu kitabı alır. Eve geldiğinde de hemen okumaya başlar. Siyam ve Pi isimleri ona biraz garip gelse de zamanla bu kahramanları tanıdıkça onlara alışır ve kitabı istekle okumaya devam eder.

Kitabı okudukça bir heyecanın, gizemin geleceğini düşünür ama o giz ve heyecan bir türlü gelmez. Aslında her şey yolundadır. İsimler ilginçtir, kasabaya yakın kayalıklarda gizemli bir arkadaş, deniz feneri ve tuhaflaşan hareketler çocuğun ilgisini çeker ama yazar, diğer okuduğum kitaplarında yapmadığı bir üslup dener bu kitabında. Bir bölümün içinde kısa kısa anlatımlarla bir olaydan başka bir olaya atlar ve tekrar aynı olaya döner. Kitabın çoğu yerinde tercih edilen bu tutum sebebiyle çocuğun dikkatini dağılacak, çocuk olayları birleştirmekte zorlanacak ve kitaptan soğuyacaktır. Kitabı elinden bırakmadan okumaya devam eden çocuklar nihayetinde kaçakçılık olayının ortasına Pi ve Siyam düşünce okuma istekleri tekrar artacak ve son bölümlerde nefesleri kesilerek kitabı okuyacaklar.

Bundan önceki yazılarımda Yeşim Saygın Armutak‘ın çok güzel ve özel bir dili olduğunu belirtmiş ayrıca çocukların dünyasına uygun muhteşem betimlemeler yaptığını söylemiştim. Ne yazık ki bu kitabında betimlemelerin dozajını biraz kaçırmış. Her bir olayı, durumu bir şeye benzetme ihtiyacı içine girmiş yazar. Böylece ortaya kafa, göz patlatan benzetmelerin çıkmasına sebep olmuş. Bir daha ki kitabında Yeşim Hanım’ın daha özenli olacağını düşünüyorum. Çünkü diğer kitaplarındaki betimlemeler çok iyiydi.

Günışığı Kitaplığı’nın internet sitesine girip kitap hakkında bir araştırma yaptığımda kitabı 4, 5 ve 6. sınıf çocuklarına uygun görmüşler ama büyük bir hataya düşmüşler. Bu kitap, o yaş grubundaki çocuklara kesinlikle uygun olamaz. Az önce belirttiğim bölüm içindeki atlamalarda bu yaş grubundaki çoğu çocuk kitaptan soğur. Bu kitabı 7 belki de 8. sınıf öğrencilerimize okutabiliriz. Ayrıca kahramanların yaşlarını ve yaşadıklarını düşündüğümüzde kitap, 7 ve 8. sınıf yaş grubundaki çocuklara daha uygun olacaktır.

Sıradan bir kasabada büyük bir tarihi eser kaçakçılığı gerçekleşir. Olay, bütün kasaba halkının yaşamını etkiler; ama en çok da, dedektif hikâyelerine meraklı Pi ve Siyam’ın yaşamını. Tükenmez bir azimle, hırsızlığın sırrını çözmeye çalışan iki genç bir yandan da, yakın kayalıklardaki deniz fenerinde yaşayan dostları Jul’ün gitgide tuhaflaşan hareketlerine anlam vermeye çalışır. İpuçlarını izlerken, bir suç çemberinin ortasına düşen ikili, fenerdeki sırrı çözebilecek midir? (Kitabın Arka Kapağından)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir