Bazen İyiler İlk Bakışta da Anlaşılabilir: Fi

Gençliği elinden uçup giden ve yaşayamadığı günlere hayıflanan Doktor Faust’un şeytanla işbirliği yapması gibi; baş balerin olma hırsıyla yanıp tutuşan Duru’nun Can Manay’la olan birlikteliği.

İlk üç bölümüyle oldukça titiz bir çalışma olduğunu gösteren “Fi” şimdiden adını iyiler arsına yazdırmış durumda. Başrollerden figürasyona kadar ince elenip, sık dokunmuş bir çalışma olduğunu hemen anlıyorsunuz.

fiBlu tv ile başlayan ve Puhu tv ile devam eden internet dizi sektörü kesinlikle yepyeni bir çığır açtı izleyicilerin önünde. Artık yarım saatlik reklam aralı, bol sansürlü, senaryoları özensiz yapımlar mecburiyetinde değil izleyici. Puhu tv nin bir başka ilginç özelliği ise tamamen ücretsiz bir uygulama olması. Yapmanız gereken sadece uygulamasını indirmek.

Gelelim diziye. İlk başta belirttiğim gibi dizi modern bir Faust uyarlaması tadı vermiyor değil. İlk olarak Nejat İşler ile İkimizin Yerine filminde izlediğim ve oldukça başarılı bulduğum Serenay Sarıkaya duru güzelliği ve sadeliğiyle adına yakışır bir portre çiziyor. Konservatuardan hocası ve sevgilisi rolünde gördüğümüz Mehmet Günsur ise naifliği ve idealistliği ile hep kaybetmeye aday entelektüel karizmasını fazlasıyla ortaya koyuyor.

can manay Can Manay rolü için Ozan Güven haricinde bir aktör düşünemiyorum, o kadar rolünün hakkını veriyor. Titizliği, takıntıları, kibri ve zaafları Hannibal Lecter karizmasından izler taşıyor adeta. Ancak senaryo gereği olsa gerek, Can Manay’dan henüz mesleki yeterliliğine ait doyurucu psikolojik alt metinler göremedim. Ne önemi var derseniz, hikayenin inandırıcılığı ve güvenilirliğini bu tür ayrıntılar sağlar. Hannibal Lecter, Floransa’da verdiği Rönesans dönemi sanat sunumu ve de engin yemek kültürü sayesinde kült bir karakter olmamış mıdır? Oynayan oyuncu elbette önemlidir ancak bu oyunculuk, altı dolu bir senaryo ile birleşince ortaya muhteşem tatlar çıkar.

Behzat Ç. yaratıcısı usta yazar Emrah Serbest “ iyiler ilk bakışta anlaşılamaz” der. Bu söz her ne kadar insanlar için söylenmiş olsa da bu tür yapımlar içinde söylenebilir. Ekranlarda sürekli sevişme sahneleri ve sansasyonel haberlerle anılması bu yapım için gerçek bir haksızlık. Tüm senaryoyu ve muhteşem oyunculukları bir kenara atıp 3-5 saniyelik sahnelerle belli yargılara varmak ne büyük bir hata. Her ne kadar isminin bu tür haberlerle duyulması reklam olarak algılansa da bu yapımın öyle bir reklama ihtiyacı olmayacağı kanaatindeyim. Böylesine kaliteli bir işin böylesi ucuz masalara meze yapılmaması gerekir diye düşünüyorum. Cem Yılmaz da öyle düşünüyor olmalı ki bir bölümde konuk olarak diziye katılacakmış.

İlk başta yan rollerde gördüğümüz pek çok karakterin hikayenin içine ustaca akacağını ilk üç bölümden sezinledik. Yeni bölümleri iple çekiyoruz. Masum dizisinden sonra gerçekten harika olmuş dediğim bir başka yapım daha görmekten çok mutlu oldum. Herkese de tavsiye ediyorum. İyi seyirler…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir