Bedenimiz: Dr. Jekyll & Ruhumuz: Mr. Hyde

natural born killers

Orijinal adı “Natural Born Killers” olan ve suç işlemenin ve şiddetin insanın genlerinden gelen bir olgu olduğunu savunan bir sinema filmini hatırlatarak başlamak isterim. Gerçekten de insanlar acaba genlerinde şiddetle mi doğarlar, yoksa yetiştikleri ortam mıdır insanları şiddete yönelten?

İlk olarak 1977 yılında çekilen daha sonra da 2006’da çağdaş versiyonu sinemaya aktarılan “Tepenin Gözleri” adlı filmde ise son derece iyi yetişen, eline ömrünce silah bile almayan insanların yeri geldiğinde nasıl baltayla acımasızca öldürebildiklerini anlatır sarsıcı bir şekilde. İzlemeyenler için tavsiye etmeyeceğim kadar kanlı bir filmdir. Ama temelde; yetişilen ortam ne kadar mükemmel olursa olsun, belirli bir çizginin aşılmasıyla insanoğlu için tüm sınırların kalktığını ortaya koyar. Bahsedilen örnekler en uçta olsa da bazı durumları kavrayabilmek için sarsıcı örnekler gerekir.

tepenin gözleri

Bu sarsıcı örnekler büyük emeklerle kurduğumuz medeniyetimizin aslında nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu hatırlatır biraz da! Çünkü temelinde insan vardır. Farklı bağımlılıklarla kafamızı gömdüğümüz rutin hayattan bir anlık kurtulup, her şeye biraz daha tepeden bakabilirsek; mükemmel görünen bu kutsal yapının en temelde vahşi bir doğası olduğunu anlayabiliriz.

Biraz daha para kazanmak için eline tutuşturulan silahlarla acımazsızca birbirlerini öldürmelerini sağlayan bir sistemin parçasıyız hepimiz. Tükettikçe içimizdeki boşlukların dolacağına olan inancımız sayesinde her gün biraz daha gömülüyoruz bu girdaba. Bir ev, sonra bir araba, sonra bir yazlık, sonra yeni bir ev, sonra yeni bir oturma grubu, sonra daha geniş ekranlı bir televizyon derken bir noktadan sonra eşyaların sahipliğinden, köleliğine gelmenin kaçınılmaz sonu.

Tüm bu keşmekeş içinde sürekli biriktirip sahip olduklarını kaybetme düşüncesi, hangi sınırlarla çepeçevre olduğumuzun da bir göstergesi. Borçlarını ödeyemeyen ve biriktirdiği her şeyi kaybeden bir iş adamın intiharı ya da evinin en temel ihtiyaçlarını karşılayamayınca kendini evinde asan bir babanın ruhsal çıkmazı bir yanda dururken, para uğruna hiç tanımadığı insanları gözünü kırpmadan öldüren insanların varlığı; elde ettiğimiz tüm insancıl kazanımların kanla gölgelenmiş olduğunu ortaya koymuyor mu?

mr.hyde

Aslında şekli ve yapısı değişse de içimizdeki vahşi doğa, gelişerek evrimleşti ve önüne geçilemez-durdurulamaz bir noktaya ulaştı. Önceleri kısa süreler halinde dolaştığımız vahşi formumuz artık yok. Tamamen Dr. Jekyll şeklinde bedenimiz. Ruhumuzunsa tek hakimi var artık: Mr. Hyde!

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir