Bir Aşk Öyküsü: Mimar Sinan ve Mihrimah Sultan

Bugünlerde, malum bir diziden dolayı herkes Kanuni ve Hürrem’in aralarındaki muhteşem aşktan bahsederken ben de size onların bu büyük aşklarının meyvesi olan Mihrimah Sultan’dan bahsedeceğim. Mihrimah, Farsçada “güneş” ve “ay” anlamına gelir ve Mihrimah Sultan 21 Aralık günü doğmuştur. Bu bilgileri aklınızın bir köşesine kaydedin. Biraz sonra anlatılanlardan sonra bu bilgiler daha da bir anlam kazanacak.

mihrimah sultanMihrimah ismini “Muhteşem Sultan” koymuştur kızına. Mihrimah’ta her çocuk gibi büyümüş, serpilmiş ve genç bir kız olmuştur. On yedi yaşına geldiğinde artık evlilik vakti gelmiştir onun için. İki talibi vardır güzeller güzeli Mihrimah’ın. Birisi Diyarbakır Valisi Rüstem Paşa, diğeri ise Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan’ın gerçek anlamda Mihrimah’a talip olduğu bilinmez ama ona büyük bir aşk besler. Mimar Sinan o dönemde elli yaşındadır ve evlidir. Mihrimah Sultan tabi ki Rüstem Paşa’ya verilir.

Her sanatçı gibi Mimar Sinan da sanatına döker aşkını. Nasıl ki bir şair mısralarında anlatıyorsa aşkını, nasıl ki bir ressam tablolarında anlatıyorsa aşkını, nasıl ki bir ozan bağlamasının tellerinde anlatıyorsa aşkını Mimar Sinan da yapıtlarında anlatır aşkını. Bu fani dünyada eserleri ölümsüzken Sinan’ın aşkı da ölümsüz olur yapıtlarıyla.

mimar sinanMimar Sinan o dönem sarayın baş mimarıdır. Saraydan bir emir gelir Sinan’a. Büyük Sultan Kanuni Sultan Süleyman ve büyük aşkı Hürrem Sultan’ın güzel kızları Mihrimah Sultan için bir cami yapılması istenir. Caminin yerini Mimar Sinan seçer. Mimar Sinan tıpkı Mihrimah Sultan gibi Boğaz’ın en nazlı semtine yapmaya karar verir camiyi. Tabi, Üsküdar’ı seçmekte başka bir büyük sebebi daha vardır Sinan’ın.

İstanbul’u, Üsküdar’ı bilenler bilir Mihrimah Sultan Cami’ni. Boğazın kıyısında her dem bizi selamlarken aynı zamanda büyük bir aşkın tescilidir de bu cami.

mihrimah sultan camiMimar Sinan cami yapımı emrini aldıktan sonra başlar cami yapımına. Sene 1540′tır. Sekiz yıl boyunca devam eder inşaat. Sekiz yıl aşkını dokur Sinan bu caminin her bir taşına. 1548 yılında cami bittiğinde “eteklerini giymiş bir kadın” silueti çıkar ortaya. Mimar Sinan caminin külliyelerini sade ve asil yaparken, caminin içindeki çinileri aydınlık yapmıştır. Burada Sinan’ın duygularını rahatça görebiliriz işte. Sinan, Mihrimah Sultan’ı dış görünüş olarak asil bulurken, içinin güzelliğini de anlatmak için çinileri olabildiğine aydınlık yapmıştır.

Mimar Sinan’ın aşkı için söyleyecekleri daha bitmemişti şüphesiz. Büyük Usta sanki o dönem bilinmeyen aşkının sonraki yüzyıllarda bilinmesini istedi. Bize ulaştırdı aşkını. Mihrimah Sultan Cami yapımı bittikten tam on dört yıl sonra büyük aşkı için son sözü söylemek için kolları sıvadı Büyük Mimar. Hem de bu sefer padişah fermanı beklemedi. Kendi koyuldu cami yapmaya. Ona emir gerekir miydi aşkını anlatmak için? Kalbi yanıyordu şüphesiz. İçi içine sığmıyordu. Yapmasa eserini, anlatmasa aşkını; lal olacaktı dili, kötürüm olacaktı eli.

edirnekapı camiTakvim yaprakları 1562′yi gösterdiğinde İstanbul’un en yüksek tepelerinden biri olan Edirnekapı’da başlar yeni inşaatına Sinan. Edirnekapı o dönemler ıssız bir yerdi şüphesiz. Büyük Mimar niçin buraya cami yapıyordu ki? Gel gör ki aşkını yaptığı bu eserinde de perçinlemek istiyordu Sinan. Nitekim bu cami bittiğinde 38 metrelik tek minareli, incecik bir kubbesi olan ve bu incecik kubbenin üzerinde 161 penceresi bulunan bir cami ortaya çıkar. Bu cami için de derler ki, tek minarelidir bu cami çünkü Mihrimah Sultan’ın yalnızlığını anlatmak ister Sinan. İncecik kubbesinin üzerinde 161 pencere vardır çünkü Mihrimah Sultan’ın iç güzelliğinin güzel ve aydınlık olduğunu göstermek ister Sinan. Cami içindeki minare kenarlarındaki işlemelerde Mihrimah Sultan’ın o güzel ayak topuklarını döven uzun saçlarını tasvir eder Sinan.

mimar sinan'ın mihrimah'a aşkıBu kadar uzun bir girizgah yaptıktan sonra kısa bir sonuç yazalım bu aşka ki bu aşkı beliğ edelim. Büyük Mimar aşkını anlatmak için niçin Üsküdar’ı ve Edirnekapı’yı seçmiştir hiç düşündünüz mü? Herhangi bir 21 Aralık günü kendinize hem Üsküdar Mihrimah Sultan Cami’ni hem de Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Cami’ni görebileceğiniz yüksek bir yer seçin. Dikkat edin ki güneş batmadan önce orada olmanız gerekiyor. Biraz sonra orada tarihi bir ana daha doğrusu tarihi bir aşka tanıklık edeceksiniz. Gözlerinizi ilk önce Edirnekapı’daki o 38 metrelik tek minarenin arkasına çevirin. İşte bakın oradan güneş batıyor. Tam o anda gözlerinizi Üsküdar’daki yapının iki minaresinin arasından doğan aya çevirin. Bir taraftan güneş batarken bir taraftan ay doğmakta. Bu görsel şöleni seyrederken hem Mimar Sinan’ın ne kadar büyük bir mimar olduğunu hem Mimar Sinan’ın aşkını duyurmak istediğini hem de aşkın kendisinin duyurulmak istediğini düşünün.

Son olarak bu seyir sadece 21 Aralık’a özgüdür ve 21 Aralık Mihrimah Sultan’ın doğum günüdür. Ve Mihrimah “güneş” ve “ay” demektir. Unutmayın ki bu seyirde bir taraftan “güneş” batarken bir taraftan da “ay” doğmaktadır.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir