Bir Distopya Karşılaştırması: “1984” mü “Biz” mi?

Ayrıntı yayınlarından çıkan ve distopik yazarların esin kaynağı olarak kabul edilen Yevgeni Zamyatin’in “Biz”ini İngilizce çevirisinden okudum. Ama sonuç benim için tam anlamıyla hayal kırıklığı oldu diyebilirim.

Kitap, çeviri nedeniyle olduğunu tahmin ettiğim, tam bir anlam kargaşası içerisinde sürükleyiciliğini yitirmiş maalesef. George Orwell, Ursula Le Guin, Huxley gibi yazarların öncüsü olan Zamyatin’in acilen Rusçadan çevirisinin yapılması gerekir diye düşünüyorum. İlk olarak Sovyetler’de ki baskı nedeniyle Çekçe sonra İngilizce ve en sonunda kendi dili olan Rusça’da basılmış olan kitabın tam olarak anlatmak istediklerinin bu çevirili haliyle anlaşılamadığı fikrindeyim.

Özellikle 1984’ü okuduktan sonra, edebi anlamda ‘Biz’in oldukça kısır kaldığını ifade etmekte yarar var. Kurgu ve kahramanların Zamyatin’den esinlenilmiş olması hemen göze batan unsurlar olsa da kendini net olarak ifade edebilen bir kitap olan 1984’e karşı, ‘Biz’  tam anlamıyla bir düşünce salatasına dönüştürülmüş.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen 1920’li yıllarda böyle bir kurgu ile bu eserin yazılması gerçekten olağanüstü bir iş. Distopya türünün başyapıtları arasında yer alan ‘Biz’in, sadece şu satırlar için bile okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum.

İnsanların sayılarla ifade edildiği bir gelecekte E-330, D-503’e: ” sen matematikçisin, bilirsin” der, “bana en son sayıyı söyle”. İntegral’in kurucuları arasında yer alan D-503 kadına güler ve ” saçmalama” der, ” sayıların sonunun olmadığını ilkokulda öğretirler.” Öyleyse der E-330, ” nasıl ki sayıların sonu yoksa, devrimin de sonu yoktur.”

Orwell ve diğerleri gibi ümidin olmadığı bir dünya öngörmez Zamyatin, belki de bu iyi niyetinden ve öngörüsünden dolayı okunmalı ve bilinmelidir.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir