Bir Futbolsever Çığlığı: Nerdesiniz?

Futbol kimi insanlar için bir aşktır şüphesiz, kimisi için bir tutku. Kimi insanlar için hayatın tüm uğraşlarından, sıkıntılarından, dertlerinden uzaklaşma kısacası sığınacak bir limandır futbol. Onlar ne hisseder, ne düşünür şimdi bilemem ama benim gibi ortalama futbolsever bir kişi için futbolumuzun ne tadı kaldı ne de tuzu. Fenerbahçe takım otobüsüne yapılan saldırı, hatta rahatlıkla terör olayı diyebiliriz, bardağı taşıran son damladır.

Bir Trabzonsporlu olarak Trabzonspor’un maçlarını artık seyretmez olduk. Hatta ve hatta ülkemizin milli takımının maçları bile tat vermiyor. Geçen hafta milli takımımızın maçı olduğunu, maç günü, maça bir-iki saat kala öğrendim. Önceden olsa milli takım maçlarını en az bir hafta önceden öğrenir, arkadaşlar arasında sohbetleri olur, maç akşamı da çerezler, içecekler hazırlanır maç anı beklenirdi. Şimdi ise bunlar bir hoş anı kaldı gönüllerde.

Galibiyetlerin hep alkışlandığı, mağlubiyetlerin ise hep yuhalandığı bir futbol kültürünü içime sindiremedim hiç. Futbolun sadece tek kazananı olacağı fikri bizi, ülkeyi ve dünyayı daha mı yaşanılır kılacak sorarım size? Futbolumuz kazananların, kaybedenleri alkışladığı bir döneme evrilmezse sadece fanatiklik ve holiganlık doğurur. Burada sorumluluğun hem futbolcularda hem futbolu yönetenlerde hem de bir pozisyon için saatlerce konuşanlarda olduğu unutulmamalı.

“Seni evinden aldırırım.” diyebilen futbolcularımız olursa; futbolcular futbolculara, futbolcular teknik direktörlere, teknik direktörler futbolculara, futbolcular hakemlere, yöneticiler futbolculara, futbolcular yöneticilere devamlı küfrederse; koro halinde bütün stat oyunculara ve hakemlere küfrederse; yöneticiler her fırsatta birbirine laf çakarsa; futbolu gönül kazanmak yerine sadece maç kazanmak üzerine kuran yöneticilerimiz olursa; adı karaya çıkmış insanlar futbolumuzu yönetirse; kaba saba, mafyavari insanlar yönetici koltuklarında oturuyorsa -daha çok şey yazabiliriz- futbolumuz bitmiş uzatmaları oynuyoruz demektir.

Ne kadar paranın döndüğünü hayal bile edemediğimiz futbolda güzellikleri ortaya çıkaramıyorsak, o kadar genç nüfusumuz var söylemleri ile hala övünüp dünya çapında futbolcu çıkaramıyorsak ister oyuncu olun, ister yönetici bırakın bütün yaptığınız işleri, çekin kirli ellerinizi.

Şiddetin şiddet doğurduğu aşikarken, sevginin sevgi doğuracağını ne tez unuttunuz? “Topraktan kötülüğün fışkırdığı” bu dönemde futbolumuzu da kirlettiniz. Nasıl ki toplumumuzun baştan aşağıya arınmaya ihtiyacı varsa futbolumuzun da baştan aşağıya arınmaya ihtiyacı var.

Ülkemin iyi insanlarına sesleniyorum, nerdesiniz?

Futbolu kardeşlik, yardımlaşma, dayanışma ve barış olarak gören yurdumun güzel insanları, nerdesiniz?

Futbolun her şeyden önce bir spor olduğunu bilen ve Atatürk’ün “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.” sözünü kendisine şiar edinmiş milletimin doğru insanları, nerdesiniz?

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir