Bir Oliver Stone Filmi: Snowden

snowden

“Esas mesele Ortadoğu değil, Çin ve Rusya. 20 sene sonra düşmanlarımız mağaralarda yaşıyor olmayacak!”

Yukarıdaki replik bir Oliver Stone filmi olan “Snowden” filmine ait. Kendisini NSA’ya bilişim uzmanı olarak alan büro şefi böyle söylüyor Edward Snowden’a.

Belgesel tadındaki film sanatsal kaygılardan azade olarak tamamen çıplak gerçeklikler üzerine kurgulanmış. Senaryonun ve oyunculuğun aslında pek bir önemi yok. Asıl önemli olan anlatılan hikayenin ağırlığı. Ve tamamen gerçek olaylardan yola çıkılarak yapılmış olması.

( Bu noktadan sonra bazı bilgiler “spolier” olarak görülebilir.)

internet yasakMesela, bir program geliştiriliyor NSA tarafından. Dünyadaki tüm kullanıcılardan gelen mailler, “sms”ler, sohbetler filtrelenip; tehlike arzedenler ayıklanıyor ve teknik takip başlıyor.

Ulaşılabilinen her telefonun, laptopun, tabletin kamerasından görüntü ve ses alınabiliniyor. Siz kapalı tutsanız bile! Tüm sosyal ağlarınız, kişisel yazışmalarınız ilgili şirketlerce paylaşılıyor. Gerekçe basit: ülke güvenliği!

Kişisel verilerin izinsizce izlenmesinden rahatsız olan Ed’e birsi soruyor neden istifa etmediğini. O da şöyle cevap veriyor: “Obama gelince işler değişir diye ümit etmiştim, yanılmışım!” yani sistem başkanın kim olduğuyla hiç ilgilenmiyor!

edFarklı kimliklerle gidilen Japonya’da elektrik sistemlerine giriliyor gizlice, olurda bir gün sınır aşılırsa tüm ülkeyi karanlıkta bırakacak sabotaj yapabilinecek güç ellerinde!

Ve asıl meselenin terörizm olmadığı defalarca vurgulanıyor. Tüm mesele ekonomik ve sosyal bir kontrol.

Ve filmde alttan alta verilen gizli algı ise bu gücün önlenemez ve karşı konulamaz oluşu. Ancak içerden birilerinin insafa gelmesi ya da insanlık adına vicdani sorumluluk üstlenmesiyle bir şeylerin halledilebilinir olması.

Ve son sahnede gerçek Snowden ile karşılaşıyoruz. İnternet üzerinden konferansa katılıyor. Televizyonların böyle bir şeyi yayınlama imkanları hemen hemen yok gibi. Yani sistemi yine aynı sistemin silahıyla vuruyorlar.

Özgürlük olarak sunulan sanal mecraların nasıl da köleleştirdiğine ve nasıl da tamamen kontrol altında tutulduğuna tanık olmak isterseniz filmi kaçırmayın derim. Bu filmi izleyin ve ardından “Black Mirror” isimli diziye de bir göz atın. Ufuk açıcı olacaktır. İyi seyirler…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir