“Bir Tek Çocuğumuzun Hayatı Tüm Makamlardan, Tüm Unvanlardan, Tüm Servetlerden Daha Değerlidir.”

Aslında bu akşam başka bir yazıyı yazıp paylaşmaktı niyetim ama maalesef ki ülkemizde yaşanan vahşice ve sapıkça yaşanan çocuk ve kadın ölümleri üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli bir açıklama yapmış. Daha önce de beğendiğim başka bir siyasinin konuşmasını burada paylaştığım için Sayın Genel Başkanın da açıklamasını gönül rahatlığıyla paylaşabilirim… Açıklamanın altına imzamı attığım için de açıklamayı paylaşıyorum…

“Toplumsal şiddet, insanlıkla bağdaşmayan en vahşi cinayetler korkunç bir seviyeye ulaştı. İstanbul’da iki gaspçı eski bir milletvekilinin yolunu keserek, kızını ve eşini katletti. Bu yılın ilk üç ayında 65 kadın hunharca, acımasızca katledildi. Masum yavrular, mazlum sabiler insanlıktan çıkmış, kana susamış canavarların doğrudan doğruya hedefi haline geldi. Dile getirirken bile içimizin titrediği, tüm bedenimizin ürperdiği vahşet ve dehşet dolu ölüm haberleri gittikçe sıklaşıyor, hızlanıyor.

Kars’ta dokuz yaşındaki Mert’e kıyan sapığın bu toplumsal yapıdan nasıl çıktığını mutlaka ki düşünmeliyiz. Aydın’da bileği ve boğazı kesilerek öldürülen küçücük yavrumuz 4 yaşındaki Caner’e kast eden vicdansız alçağı unutmamalıyız. Şiddetle mücadele etmek için, ilk önce şiddeti doğuran bataklığın kurutulması gerekiyor. Çocuklara kadar inmiş, gelinlik çağdaki kızları hedefine almış, toplumu çepçevre sarmış barbarlık eğer önlenmezse hepimizi içine çekecektir. Bir tek çocuğumuzun hayatı tüm makamlardan, tüm unvanlardan, tüm servetlerden daha değerlidir. Bir tek evladımız, bir tek çocuğumuz hüzünle bakıyorsa, acı ile kıvranıyorsa, korkuya teslimse apaçık yanlış giden bir şeyler vardır. Hiçbir çocuk ölmesin, ağlamasın, üzülmesin, kırılmasın, harap ve heba olmasın. Çocukları solan bir toplumun geleceği çoraklaşacak, çocukları susan bir milletin istikbali sönecektir. Çocuklar mahzunsa hepimiz kaybetmeye mahkumuz, çocuklar peş peşe kurban gidiyorsa hepimiz bir durum muhasebesi yapmak zorundayız.

Balkondan inmeyenler, köşk hesabıyla gönlü ve gözü zehirlenenler eğer vicdansız değilse çocukların hak ve hukukunu savunmalıdır. Bunlar Habil ile Kabil arasında seçim yapmalıdır. Bunlar Musa ile Firavun arasında tercih yapmalıdır. Bunlar hidayetle dehşet, insanlıkla şeytanlık, güzellikle çirkinlik arasında tarafını belirlemeli, nerede durduklarını netleştirmelidir. Tarihin kara listesine geçen katiller tarafından hayattan koparılan Caner ve Mert başta olmak üzere, tüm yavrularımıza rahmet diliyorum.”

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir