Bunun Adı Findel

Sınıf öğretmeni olduğum beşinci sınıflarla beraber güzel bir kitap yolculuğuna çıktık. Sınıfımdaki öğrenci sayısı kadar özenle seçtiğim kitapları sipariş ettim ve kitaplar geldiğinde öğrencilerime birbirinden güzel kitapları tek tek dağıttım. Tabi ki kendime de bir tane ayırdım. Çünkü çocuklarla ben de okuyorum. İlk kitabım Andrew Clements’in “Bunun Adı Findel” kitabı.

andrew-clementsAndrew Clements, Amerikalı bir yazardır. 1949 yılında New Jersey’de doğdu. Çocukluğunun yaz ayları dönemini hiçbir elektronik aletin olmadığı hatta kapı zillerinin bile olmadığı bir evde geçirmesi onun yazarlık yönünü epeyce etkilemiştir. Northwestern Üniversitesinde edebiyat eğitimi aldıktan sonra National Louis Üniversitesinde eğitim üzerinde yüksek lisans yapması da yazarlığını etkilemiştir. Clments öğretmenlik ve şarkı sözü yazarlığı da yapmıştır. İlk çocuk kitabı “Bunun Adı Findel”dir ve bu kitapla büyük bir başarı yakalamıştır. Ellinin üzerinde kitabı bulunan yazarın Türkçeye çevrilmiş kitapları “Bunun Adı Findel”, “Sıradan Bir Çocuk”, “Karne Oyunu”, “Tek mi Çift mi?” ve “Konuşmak Yok!” kitaplarıdır.

Andrew Clements, “Bunun Adı Findel” kitabında “Bir dilin canlılığını nasıl koruduğunu, yeni sözcüklerle nasıl zenginleştiğini, dil kurallarının anlamını sorguluyor. Çocukları araştırmaya, proje geliştirmeye, eleştirel düşünmeye özendiren bir başyapıt.” (Kitabın Arka Kapağından)

Çocukları hem eğlendirecek, hem düşünmeye sevk edecek, hem de onlara okuma zevki aşılayacak eserler bulmak gerçekten zor. Yani bu özellikleri sayarken nitelikli eserlerden bahsediyorum. “Bunun Adı Findel” kitabı bu anlamda gerçekten nitelikli bir eser. Olayın kahramanı Nick yaratıcı, parlak fikirleri olan bir çocuktur ama asla yaramaz bir çocuk değildir. Bu özelliklerinden dolayı Nick hem okul hayatında hem de ileriki hayatında başarılı olmuştur. Bu kitabı okuyan çocuklar Nick gibi olmaya çalışacaklar, Nick gibi hareket edeceklerdir. Çocuklarımızın kitap okumasını isteyen biz büyükler de bundan daha iyi ne isteyebiliriz ki?

Dillerin canlı bir varlık olduğunu çocuklarımıza anlatmak istiyorsak, kelimelerin ortaya çıkış serüvenini çocuklarımıza öğretmek istiyorsak, yeni kelimelerle dilin nasıl zenginleştiğini çocuklarımıza kavratmak istiyorsak, dil kurallarının önemi üzerine binlerce nutuk atıp çocuklarımıza bir şey aşılayamıyorsak ve çocuklarımızın çevresinde yaşanan olaylara karşı eleştirel bir bakışı olmasını istiyorsak bu kitap tam size göre. “Bunun Adı Findel” adlı kitabı 5-6 ve 7. sınıf öğrencilerinize çekinmeden tavsiye edebilirsiniz.

Bunun Adı Findel, Andrew ClementsGelelim kitabın özetine: Nick Allen, Lincoln İlkokuluna giden beşinci sınıf öğrencisidir. O, “tamamen kendine özgü” ve “bir dolu dikri olan ve onları kullanmayı iyi bilen” bir çocuktu. Üçüncü ve dördüncü sınıfta yaptıkları ile bunu kanıtlamıştı. Herkes bilirdi ki beşinci sınıf farklıydı çünkü beşinci sınıf ortaokula hazırlık yapılan bir sınıftı. Ayrıca beşinci sınıfta ciddi bir şöhret sahibi dil bilgisi ve edebiyat öğretmeni Bayan Granger vardı. Dünyadaki bütün dil bilgisi ve edebiyat öğretmenleri gibi Bayan Granger, öğrencilerine sözlük kullandırmaya ve öğrencilerinin yazımını ve noktalamalarını düzeltmeye bayılırdı. Her hafta öğrencilerine otuz beşer tane kelime verir bunun yanında her gün “günün sözcüğünü” belirler, öğrencilerinin de bu sözcükleri defterlerine yazmalarını ve bu sözcüklerin anlamlarını öğrenmelerini isterdi.

Beşinci sınıfın ilk dersleri her zamanki gibi geçiyordu. Son ders Nick’in edebiyat ve dil bilgisi dersiydi. Dersin otuz yedi dakikası geçmişti. Her şey Bayan Granger’in istediği gibiydi. Dersi kaynatmada ve öğretmenlerin kafasını bulandırmada usta olan Nick son üç dakikaya bir şeyler sığdırmak istiyordu. Çünkü öğretmeni bu son üç dakikada ödev verecekti.

Nick, bunu engellemek için öğretmenine bir soru sormak istiyordu. Nihayetinde “Öğretmenim, sınıfta bir sürü sözlüğünüz var, hele şu koskocaman… Bu kadar sözcüğü nerden bulmuşlar? Başka başka sözcüklerden mi kopyalamışlar? Yani, çok kalın bir kitap gerçekten.” dedi. Öğretmeni bu soruyu tatlı bir gülümseme ile karşıladı ve Nick’e bu sorunun cevabını kendisi bulmasını istediğini ve bunu da sözlü bir raporla sınıfa sunmasını istedi. Nick, yıkılmıştı. Eve geldi ve raporunu hazırlamak için ansiklopedileri, büyük sözlükleri tek tek inceledi.

Yarın ders saati geldiğinde raporunu neredeyse bir ders saatini dolduracak şekilde sundu. Sözcüklerin oluşumunda insanların etkili olduğunu, herkes çevresinde gördüğü bir varlığa çok eskilerden beri bir isim verdiği için bu kararlaştırılmış kurala herkesin uyduğunu öğrendi.

Nick, o gün Janet’le eve dönerken her zamanki gibi birbirleriyle şakalaşarak yürüyorlardı. Nick, bir ara daldı ve o sırada Janet’e çarptı. Janet’in yere kalemi düştü. Nick yerden kalemi aldı ve Janet’e uzattı. “Al şu findelini!” dedi. O andan sonra findel sözcüğü ilk önce Nick’in arkadaşları arasında sonra kasabaya yayılmaya başladı. Bu durumdan hoşnut olmayan Bayan Granger, kaleme findel diyenleri cezaya çarptırdı ama bunlar nafileydi. Bayan Granger, olaylar olurken bir gün Nick’i odasına çağırdı ve ona bir zarf gösterdi ve bütün bu olaylar bittikten sonra bu zarfın içindekileri okuyabileceğini söyledi ve ona zarfın üzerini imzalattı.

Findel sözcüğü yayılırken okulda cezaya kalan öğrenci sayısı da artıyordu. Bunun üzerine okul müdürü Nick’in anne ve babası ile konuşmaya geldi. Bu konuşmadan da Nick galip geldi. Nick, Bayan Granger ile bir savaş halinde olduğunu hissediyordu ve annesi ve babası onun yanında olmuşlardı. Ardından olayı duyan Westfield gazetesi muhabiri Judy Morgan olayı çok ilginç buldu ve Nick’in okul müdürüyle, Bayan Granger’le ve dışarıda karşılaştığı birkaç öğrenciyle -o öğrencilerden birisi de Nick’ti.- görüştükten sonra gazetesinde iyi bir haber yazdı. Bu olay kasabada çok ses getirdi. Daha sonra olay yerel bir televizyon muhabiri olan Alice Lunderson aracılığıyla ulusal medyaya kadar ulaştı. Findel sözcüğünün bu kadar popüler olabileceğini önceden kestiren Bud Lawrence findel markalı kalemler, defterler, şapkalar, tişörtler üretti. Bud, Nick’in babasına bu markadan çok para kazanacağını ve bunda da Nick’in en büyük etkisi olduğunu belirtti. Hatta bu zamana kadar kazandığı paradan Nick’e düşeni babasına verdi. Babası da gerekli evrakları imzalayıp doğruca bankaya Nick adına bir hesap açtı.

Findel sözcüğü artık Nick’in değildi. Amerika’da ilkokula, ortaokula, liseye hatta üniversiteye giden herkes ve bunların yanında büyükler findel sözcüğünü kullanmaya başladı. Findel sözcüğü milletin ortak sözcüğü haline geldi. Findel markalı ürünler de çokça satıldı ve Nick’in banka hesabı çok çok kabardı. Hatta Nick’in doğduğu kasabanın adının altına “Findel’in Doğduğu Yer” bile yazıldı.

Nick, bunca olaydan sonra yapacağı her şeyin büyüyeceğini düşünerek parlak fikirlerinden vazgeçmeye başladı. Sessizleşti. Sınıfta var ile yok arasındaydı. Kabuğuna çekildi. Okulun son günü Nick, mektubu hatırladı ve Bayan Granger’den mektubu almaya gitti ama Bayan Granger, daha her şeyin bitmediğini belirterek mektubu vermedi. Ona ayrıca iyi bir öğrenci olduğunu, onunla her zaman gurur duyduğunu söyledi.

Aradan uzun yıllar geçti. Nick, bu yıllar içinde okulda yeni ve yaratıcı şeyler yine yaptı. Yirmi bir yaşına geldiğinde Nick, zengin olduğunu öğrendi. Bu paradan annesine, babasına ve abisine yardımda bulundu. Yine o sene Nick, kapısında bir paket buldu. Pakette bir sözlük , bir not ve beşinci sınıfta üzerini imzaladığı not bulunuyordu. Yeni basım sözlükte Nick’in sözcüğü olan “findel” sözcüğü vardı. Mektubu bitirdiğinde ise aslında Bayan Granger’in o sözcüğün gelişmesinde, büyümesinde ve herkese yayılmasında kötü tarafı oynayarak büyük bit etkisi olduğunu anladı. Nick, bunun üzerine bir milyon dolarlık bir bağışla öğretmeninin adı olan Lorelei Granger Öğrenci Vakfı açtı. Nick’in öğretmenine gönderdiği kalem için de şöyle bir not yazılıydı: “Bu nesne Bayan Lorelei Granger’a aittir ve kendisi onu istediği gibi adlandırabilir.”

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 17 tane yorum yapılmış.

  1. Karakter diyor ki:

    Lütfen karekterleri yazın.

  2. azra karakaya diyor ki:

    Zaten kitabın özeti karakterleri belirlemiş .
    🙂 🙂 🙂 🙂 daha dikkatli bakın .

  3. irem diyor ki:

    ya kitabı yazsaydınız iyiymişşşşşşşşşşşşşşşşş ………….. sjsjs . ………. yarın bizim yazılıda çıkacak bu kadar özeti yazıcağınıza kitabıın sorularrını yazsaydınız 😛

  4. yaren diyor ki:

    çok güzel olmuş ama yinede güzel olmuş ama
    bişe yok

  5. Nehir diyor ki:

    Çok güzel olmuş ellerinize sağlık

  6. Elif diyor ki:

    Uzunnn 🙁

  7. Çatıtamiri Ankara diyor ki:

    Çok güzel bir kitap kızım çok beğendi
    Çatı Tamiri Ankara olarak öneriyoruz.

  8. Elif diyor ki:

    Çok uzun. 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁 🙁

  9. Mesut diyor ki:

    Çokk Teşekkür Ederim

  10. Mesut diyor ki:

    Çokk Teşekkür Ederim İyiki Varsınız yaw…

  11. bir insan diyor ki:

    çok güzel olmuş çok yardımcı oldunuz

  12. Bari soru da gönderseydiniz yarın sınavım varrr!!!!

  13. İnsan diyor ki:

    Bişey sormak istiyorum üslubu nedir acil lütfen

  14. furkan diyor ki:

    çok uzun kitap bu kadar uzun

  1. 15 Şubat 2015

    […] yaşanan olaylara karşı eleştirel bir bakışı olmasını istiyorsak bu kitap tam size göre. Yazının devamını okumak için tıklayın. 4. Ağaç Zamanı, Roger […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir