Büyüklere Masallar Serisi-1… Dr. Kutames’i Öldürmek

Dragonero’nun canı çok sıkkındı. Başkanlık sarayının ihtişamlı koridorlarında bir aşağı bir yukarı yürüyor, sinirli bir şekilde kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Özel birlikleriyle başkanlığı ele geçireli tam 18 yıl olmuştu ama hala Dr. Kutames’in adını silememişti dillerden. Sadece halkın hafızasından değil kendi başkanlık sarayının duvarları bile Kutames’in anılarıyla doluydu.

İlk yıllarda desteğini de aldığı IBNC Bank ve WPTS Vakfı destekli para bankerlerinin de katkılarıyla iç piyasayı paraya boğmuş, halkı da bu şekilde yanına çekmeyi başarmıştı. Ardından medya kartellerini devlet ihalelerine özendirerek yüklü projeler karşılığında eşgüdümlü bir basın yaratmayı da gerçekleştirmişti. Halkı sürekli meşgul edecek sahte senaryolar üreten bir merkezle gündem kendi istediği şekilde oluşuyordu. Çeşitli spor müsabakaları, diziler derken ortam tam istediği gibiydi.

Her şey tıkırında ilerliyor, halk türlü olaylarla uyutulurken plan harfi harfine gerçekleştiriliyordu. Ancak aradan onca yıl geçmesine rağmen halkın Dr. Kutames’i unutmaması kendisini adeta çılgına çeviriyordu. Her yıl düzenlenen “ İndipendiette” gününde ve Dr. Kutames’in doğum gününde yüz binlerce insan meydanlarda toplanıyor coşkulu bir şekilde kutlamalar yapıyordu.

Onca şeye muktedir olan başkan Dragonero Gufeti, bir hayalle başa çıkamıyordu. Bu durum artık katlanılamaz hale gelince, denize düşen yılana sarılır misali, Sırp asıllı ABD vatandaşı Georgio Drazanovich’i danışmanı olarak atadı ve bu durumun hal çaresine bakamsını emretti.

80’li yaşlarda, tam yaşını kimsenin bilmediği, olan Drazanovich yıllarca dünyanın dört bir yanında çalışmış ve yaptığı toplum mühendisliği çalışmalarıyla kendine “ komitano republica” lakabı takılmıştı. Nerede göreve başlasa birkaç yıl sonra o ülkede ya yönetim değişikliği olur ya da ülke parçalanırdı. Bu namından dolayı danışmanlık görevini aldığında yapacakları aslında herkesçe tahmin edilmekteydi. Ancak başkana söz geçmez olmuştu.

Drazanovich ilk önce ülkede halkın kutlamalar yaptığı meydanları yabancı sermayeye satarak işe başladı. Kısa sürede eski meydanların yerinde dev binalar yükselmeye başladı. Ardından yılda iki kez kutlanan törenlerin kapalı salonlarda yapılmasın yasasını çıkarttırdı. Sokak kutlamalarının ne kadar demode ve çağ dışı olduğunu önceden kiraladığı akademisyenlerce halka televizyonlar sayesinde aşılamayı başarmıştı. Süslü istatistikler ve alengirli cümlelerle unvanları profesör olan bu kişiler halk üzerinde oldukça ikna ediciydiler.

Bu duruma ilk başlarda karşı çıkılmış olsa da yeni düzenlemeler hayata geçmeye başladı ve halk kapalı salonlarda kutlamalara alışmaya başladı. Drazanovich “ büyük bir kütleyi tümüyle birden yok etmek imkânsızdır, ancak ayrıştırıldıktan sonra etrafa dağılan parçalar kolayca imha edilebilir” diye tanılıyordu bu planını.

Kısa süre sonra kapalı alanlarda yüksek sesli kutlamaların insan sağlığına zararları olacağı endişesiyle yüksek desibelli organizasyonların kaldırıldığı duyuruldu. Artık çoşkulu kutlamların yerini can sıkıcı konuşmalar ve uyuklamalar almıştı.

Çok değil daha 3 yıl öncesinde yüz binlerin katıldığı kutlamalara katılım artık yüzlerle ifade diliyordu. Katılımcıların çoğu da eski günleri özleyen yaşlılardı. Gençler aldıkları eğitimle ne Dr. Kutames’i tanıyorlardı ne de “ İndipendiette” gününün ne olduğunu biliyorlardı.

Zafer artık Başkan Dragonero’nundu. Fakat görünürde yapılan çalışmaların altında görünmeyen çalışmalarla Drazanovich namına yakışır bir operayon daha yapmıştı. Onuruna verilen kokteylde başkanla şampanya kadehini kaldırırken yüzündeki tebessümün çok pahalıya patlayacağından başkan ve saraydakiler habersizdiler…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir