“Buz Bebekler”in Sesi

buz bebekler kitabı“Oysa asıl tozlanan, donuklaşan şey camlar değil kalbimizdi.” diyor Miyase Sertbarut “Buz Bebekler” kitabında. Miyase Sertbarut Hanım yine toplumun kanayan bir yarasına parmak basmış. “Buz Bebekler” kitabı, yetiştirme yurtlarında yetişen çocukların “buz bebekler”in dramını bütün çıplaklığıyla gözler önüne sermiş.

Ece, yetiştirme yurdunda yetişen milyonlarca çocuktan sadece biri. Miyase Hanım, Ece ile birlikte yetiştirme yurtlarında yetişen milyonlarca çocuğun hayatına ışık tutmuş. Ece, “diyemediklerini, gizlemek istediklerini” tıpkı milyonlarca çocuk gibi Lülüfer’e anlatmış. Lülüfer kimi zaman bir aynadır, kimi zaman bir arkadaş, kimi zaman da bir günlüktür o milyonlarca çocuk için. Ece’nin Lülüfer’i de bir günlüktür içine içindekileri yazdığı.

Ece… Daha minicik bir bebekken annesi tarafından bir apartmanın kapısına bırakılmış, on üç yaşında bir kız. Kitap boyunca Ece’nin yaşamına tanıklık ederken yurt hayatını da öğreniyoruz. Ece’nin anne özlemi anlatılırken annesini bulma çabası da kitabın merkezinde oturuyor. Annesini bulmak için bırakıldığı apartmanı bulan, onu polise getiren kadını da bulan Ece, annesini bulabilecek mi acaba?

“Buz Bebekler” kitabında koltuk sevdalısı, “olay” çıkmasından hoşlanmayan müdürleri; dedeleri tarafından kurban edilen torunları; sapık, tacizci kamu çalışanlarını içimiz kanayarak görüyoruz. Bildiğimiz ama yüksek sesle ifade edemediğimiz bütün olan biteni Miyase Hanım, tüm açıklığıyla ortaya koyuyor.

Büyüklerin hatalarının, “gençlik hatalarının”, pisliklerinin ortaya çıkmasını isteyen ve bunu da başaran Ece, adaleti de sonuna kadar istiyor. Ceza alması gerekenlerin cezalandırılması, utanması gerekenlerin sonuna kadar utanmaları gerektiğini düşünüyor ve bunları da sağlamak için sonuna kadar çırpınıyor. Çünkü Ece, milyonlarca çocuktan sadece biri ve aynı zamanda hepsi. Ve unutulmaması gerekir ki cezalandırılması ve utanması gereken sadece ve sadece yetiştirme yurtlarına çocuklarını bırakmaya sebep olan büyüklerdir. Onun için Ece başarmalıdır, başardı da; korkmadan, yılmadan.

“Buz Bebekler”in dünyasını bize sıcak ve sarmalayan diliyle anlattığı için Miyase Sertbarut‘a teşekkür ederim. “Buz Bebekler”i çocuklardan önce büyükler okumalı ve sonra tabi ki çocuklar.

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 2 tane yorum yapılmış.

  1. 09 Şubat 2016

    […] Buz Bebekler […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir