Camdan Evde Oturan, Başkasının Evine Taş Atmasın!

Ismail_Enver19 Aralık 1914 gecesi Enver Paşa eşi Naciye Sultan’a karargahından bir mektup yazar. Mektubunda yakında yapılması planlanan harekat için 3. Ordu kumandanı ve Harp Akademisinden strateji hocası olan Hasan İzzet Paşa’nın yapılacak harekat için gerekli cesareti kendinde göremediğinden yakınır. Ve ekler; “gidip 3.orduyu ben komuta edeceğim”

Yapılması planlanan harekat, hiç beklenmedik zamanda Rus ordusunu arkadan çevirerek imha etme planıdır. Plan için önce ordu komutanı olan H.İzzet Paşa’dan durum değerlendirmesi alınır. Bölge şartlarını iyi bilen İzzet Paşa , bu şartlarda harekatın yapılmasının mümkün olmadığını ve baharın beklenmesi gerektiğini önce sözlü sonra da yazılı olarak karargaha bildirir. Bunun üzerine Enver Paşa, kendisini derhal görevden alır ve harekat için bizzat kendisi harekete geçer.Hasan-Izzet-Pasa

Ancak dönemin kudretli Alman generalleri ile planlandığı düşünülen bu harekatın, bölgeyi tanıyan ordu komutanları tarafından şiddetle reddedilmesine rağmen uygulanması ve sonucun tam bir felakete dönüşmesi hafızalardan silinmemesi gereken bir konudur. (1914-1917 yılları arasında Devlet-i Aliyye’nin  Erkan-ı Harbiye Reisi (genelkurmay başkanı) olan Friedrich Bronsart von Schellendorff ‘un varlığı da dikkate alınmalıdır.)

Tarihimiz bu tür ibretlik olaylarla örülü iken; düşürülen Rus savaş uçağı ile ilgili uyarılarda bulunan, farklı şeyler söyleyen herkes neredeyse vatan haini, Rus yanlısı, Putin’in adamı, Esad’ın köpeği gibi yakıştırmalara maruz kalıyor. Ülke çoktan beri karpuz gibi ikiye bölündüğü için artık ne ülke menfaati kalmış durumda ne de ortak çıkarlarımız. Karşılıklı cephelerden yaylım ateşi altında ortalık tam anlamıyla toz duman olmuş durumda.

rus uçağı40.000 askerin harekât sırasında (donarak, esir alınıp katledilerek) 20.000 askerin ise daha sonra yakalandıkları tifüs hastalığı sonrasında hayatlarını kaybetmesine neden olan “Sarıkamış Faciası”, harekâtın Alman menşeli olma olasılığının yüksek olduğu ortada olmasına rağmen, ne Enver Paşa’nın vatanseverliğini ortadan kaldırıyor ne de harekâta karşı çıkan Hasan İzzet Paşa’nın! Belki öngörüsüzlük, stratejik zekâdan yoksunluk, ortak aklın devre dışı bırakılması, hubris sendromu gibi farklı eleştiriler yapılabilinir ama kimse kimsenin vatanseverliğini ölçemez!

Vatanseverlik bazen harekat emrine sorgusuz sualsiz itaat etmek, bazen de tüm kariyerini ve hatta canını vermek pahasına karşı durmaktır.

Günümüzde yaşanan olayları da tarihsel perspektiften yararlanarak incelersek, geçmişte yaşanan hataları en azından fark etmiş oluruz.

Geçmiş deneyimlerden ders alanlar olmasaydı, “camdan evde oturanlar, başkasının evine taş atmamalı” diye muhteşem tespitler yapmazlardı!

( Slogan atmayı seven ve her şeye taraftarlık düzeyinde bakanlara ithafen…)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir