Canavarı Geri Çağırmak

Meşhur King Kong hikayesini bilirsiniz. İlkel bir kabilenin yaşadığı ıssız bir adada yaşayan devasa canavar. Ve burada yaşayan kabile canavardan korunmak için yaşadıkları yeri çevreleyen büyük setler yaparlar. Ancak tek korunma yolları bu değildir. Belirli dönemlerde seçtikleri genç bir kızı, canavarın belirlediği bir bölgeye bırakıp, ona kurban olarak sunarlar ve böylece canavarın olur olmaz zamanlarda kabileyi rahatsız etmesini engellerler.

Şehirden gelip, olanca teknolojileriyle King Kong’u yakalayan ve şehre götüren modern insanlardan sonra, bölgede yaşayan ilkel kabilede farklı olaylar gelişmeye başlar. Kabile, kolektif korkularının ortadan bir anda kalkmasından rahatsız olmuştur. Yetişen yeni nesil, atalarının belirlediği sınırlardan dışarı çıkıp, daha uzaklara gitmekte ve farklı tehlikelerle hayatlarını kaybetmektedirler. Ve sonunda kabilenin önde gelenleri oturur ve bir karar alırlar. Canavarlarını, şehir insanlarından geri isteyeceklerdir.

king-kong-1Yerleşik korkuları ellerinden alınan topluluk yeni tehditler karşısında eski ama bilindik korkularını, canavarlarını tercih etmişlerdi. Ama asıl canavarı geri isteyen kabileyi yöneten üst akıldır. Kolektif korkular olmadan, sınırları çizilmiş alanın dışına çıkanları nasıl engelleyeceklerini bilememektedirler. Öyleyse yönetmek ve bir arada tutmak için ya yeni bir kolektif korku üretmek gerekir. Yeni olmayınca da eski bilindik olanı geri istemeye giderler.

En ilkel olanından tutun en gelişmiş olanına da baksanız yönetmek için kolektif korkular gerektiğini anlarsınız. Ve korkuyu öyle allayıp pullarlar ki teslim alamayacakları birey ya da bilinç kalmaz. Güvenlik korkusu, terör korkusu, din korkusu, enerjinin tükenmesi korkusu, küresel ısınma korkusu, bölünme korkusu, uzaylıların istilası korkusu… listeyi sonsuza kadar uzatabiliriz.

Ama son dönemlerde özellikle de tüketimin arttığı ve vahşileştiği zamanlarda tüm bu korkuların da üstüne çıkan yeni bir kolektif korkumuz daha var. Adına “istikrarsızlaşma” dediğimiz ve temelde “kazandıklarımızı kaybetme korkusu” bu korku.

Machiavelli’nin asırlar önce belirttiği bir korku bu: “ insanlar babalarının kaybını unuturlar da mallarının kaybını unutmazlar.”…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir