Cesaret: Cehennemine Hoş Geldin!

Meşhur bir söz vardır hani: Cesurlar bir kere korkaklar bin kere ölür, diye. Genel anlamda insanları cesaretlendirmek, gaza getirmek için kullanılagelen bu söz aslında ne zorlu koşullarda yaşandığının da bir kanıtı değil midir?

Korku dediğimiz duyguda insani değil midir, hem? İçgüdüsel olarak her canlıda bulunan, temel gayesi hayatta kalmak olan bir duygu! Ve en nihayetinde devlet dediğimiz organizasyonun da en temel amacı, insanların korkularından arınmış bir hayat sürmelerini sağlamak değil midir? Madem öyle neden cesurların bir kere öldüğü yerde korkaklar bin kere ölmek zorunda kalırlar?

Tek başına doğada bir hiç olan insanoğlu, birlikte hareket ederek korkularını yenmiş ve hayta kalmış değil midir? Ve insanoğlunun korkularından kurtarmak amacıyla ortaya çıkardığı bu organizma günü gelmiş insanlığın en temel korku kaynağı olmamış mıdır?

Kim zaman ellerine, ayaklarına bağlanan taşlarla, cadılık suçlamalarıyla, nehirlere atılan- diri diri, ruhu kurtulsun, diye yakılan, kör kuyularda taş yağmurlarıyla recm edilen insanlık hayatta karşılaşabileceği en büyük korkusuyla yüz yüze gelmemiş midir?

Sanırım sorularımıza en güzel cevabı, bilinenin aksine yaratıcısının adıyla anılan “Frankenstein “ isimli Mary Shelley’in aynı adlı romanının ünlü karakteri verebilir. Hani kendi eliyle yarattığı yaratığın kurbanı olan tıp öğrencisi Victor Frankenstein. Çünkü kendi elinden cefa çekene yardım edilmesi güçtür.

Bir başka yanıt da ünlü korku ustası Clive Barker’ın meşhur Hellraiser serisinin beşinci filmi olan İnferno filminde görebilirsiniz. Dedektif Joseph Thorne, yaşanabilecek en acı olayları yaşadığı bir günü tekrar tekrar yaşamak zorunda kalmıştır.(muhteşem bir filmdir tavsiye ederim.) Ve ana kahraman pinhead ona cehennemin kapılarını açarken meşhur cümlesini söyler: insanoğlu kendi dünyasında kendine bir cehennem yaratır ve orada başrol oynar, der ve ekler: cehennemine hoş geldin.

Örnekleri çoğaltıp karmaşıklaştırmadan işin özüne dönelim ve özetleyelim: cesaretin elzem olduğu bir dönem aslında baskı ve zulümlerinde had safhada olduğu bir dönemi işaret eder. Normal şartlarda sıradan olan meslekler artık büyük cesaret gerektiriyorsa ve yığınlar cesur olma işini başkalarına bırakmaya başlamışlarsa ve birileri bunları söylemek-yazmak cesaret ister demeyi olağan karşılıyorsa, bizde kendi kendimize dönmeli ve gerçeği açıkça söylemeliyiz: “Cehennemine hoş geldin!..”

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir