Derin(!) Tarihçiler, Böyle Yapsaydı Ne Çok Severdiniz M.Kemal’i…

çanakkaleTarih; 24 Nisan 1915

Yer; Çanakkale

Çanakkale grup komutanı L. Van Sanders Biga sırtlarında oyalama amacıyla gelen İngiliz gemilerinden inecek hayali askerleri beklerken, Gelibolu yarımadasının her bir adımı Mehmetçik kanıyla sulanıyordur. Bu sırada Conkbayırı bölgesinden acil destek kuvvet isteği gelir. İhtiyat kuvvetleri komutanı Yarbay Mustafa Kemal derhal destek kuvvet için bölge komutanı Esat Paşa’ya haber verir, O da bir üst komutandan yardım talebinde bulunur. Bu arada geçen sürede Conkbayırı ve Anafartalar cephesi yarılır ve ANZAK kuvvetleri Kocaçimentepe’yi ele geçirerek birliklerimizi arkadan kuşatır. Sonuç tam anlamıyla felakettir, tüm topçu bataryalarımız tahrip edilip, deniz yolu mayınlardan temizlenir. İşgal gemileri hızla İstanbul’a doğru yol alır. Destek kuvvet emrinin olağan prosedürlerin işletilmesi nedeniyle gecikmesi faciaya neden olmuştur!

esirTarih; 19 Mayıs 1919

Yer; Samsun

Mustafa Kemal 9. Ordu Müfettişi olarak kendisine verilen görevi harfiyen yerine getirir. Rum çeteleri tarafından başlatılan katliamlara direnen Türk halkının elinden silahları alınır. Mücadele eden elebaşları tutuklanarak, işgal vesilesi olacak bir durumun ortada kalmaması sağlanır. Görevini başarıyla yerine getiren Mustafa kemal, İstanbul’a dönüşünde Sadrazam Damat Ferit tarafından rıhtımda karşılanır. Damat Ferit sevincini kamuoyuyla paylaşarak işgali önlediği için Mustafa Kemal’i kucaklar. İstanbul matbuatından Ali Kemal gazetesinde M.Kemal’e övgüler dizer. Anadolu’da başlayan bağımsızlık hareketine haddini bildiren ve bir avuç çapulcuya koca İngilizlerle başa çıkılamayacağını öğreten Mustafa Kemal’i vatan kahramanı ilan eder.

damat feritTarih; 11 Nisan 1920

Yer; İstanbul

Sadrazam Damat Ferit’in desteğiyle kurulan ve amacı Kuvay-ı Milliye denilen bağımsızlık yanlılarını yok etmek olan Kuvay-ı İnzibatiye( Hilafet Ordusu) nin başına Mustafa Kemal getirilir. Askeri başarıları ile ün yapan bu genç Osmanlı subayı Anadolu’da bağımsızlık için çırpınan bir avuç baldırı çıplağa hadlerini bir kez daha bildirecektir ve de görevini başarıyla yapar, hepsini kılıçtan geçirir adeta. Yakalanalar anında infaz edilir. Dönüşte padişah ve sadrazam Devlet-i Ali adına teşekkürlerini sunarlar. Bu sırada teşekkür merasimini ön sıralardan izleyen İngiliz sefirinin yüzünde kocaman bir gülümseme yayılır…

Sarı saçlı, mavi gözlü ve oldukça yakışıklı olan bu Osmanlı paşası yaptığı evlilikle de saraya damat olur. Artık tüm kapılar  sonuna kadar açılır kendisine. İngilizlerin de desteğiyle kurulacak olan yeni hükümette önemli bir bakanlık ya da olursa sadrazamlık beklemektedir. Selanik’te başlayan ve bin bir zorlukla geçen hayatı sonunda refah ve saltanat içinde devam etmeye başlamıştır. Her ne kadar Sevr antlaşması ile ülke toprakları el kadar kalsa da yine de makam makamdır, görev de görev!…

atatürkEvet Mustafa Kemal kendine verilen görevleri harfiyen yerine getirip, idealleri peşinden koşmamış olsaydı, yazılabilinecek olan tarih üç aşağı beş yukarı bu şekilde olurdu. Ve ileride ne kendisine “diktatör” diyen ve haklarını kendisi sayesinde elde etmiş kadın gazeteciler olurdu, ne “rüşvetçi” diyen araştırmacı bozuntuları olurdu ne de “İngilizler işgal etse daha iyi olurdu” diyen üniversite öğrencileri….

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir