“Dictator”un Tarihçesi

She-wolf_suckles_Romulus_and_Remus2Rivayete göre, Rahibe Rhia Silvia ile Savaş Tanrısı Mars’ın oğlu olan Romulus, 18 yaşına geldiğinde kendi adından hareketle Roma adını verdiği bir kent kurar. İlk önce “senator” adı verilen 100 kişilik yaşlılardan oluşan bir gurup oluşturulur. Romulus ülkesini bu gurubun öğütlerine göre yönetir.

Yıllar sonra günün birinde aniden bir fırtına kopar ve Romulus ortadan kaybolur. Tanrılar katına çıktığı söylenen Romulus’tan sonra ülkeyi yüz kişilik senator gurubu her biri beşer gün olmak üzere yönetirler. Ardından yeni bir kral seçilir: Numa Pompilius.

Krallarla geçen uzunca bir dönemin ardından, taht kavgaları başlayıp ülke güçsüz duruma düşmeye başlayınca “senator“ler bir kral yerine iki “consul” seçilmesini kararlaştırlar. “Consul”lerden birisi adaletsiz davranırsa diğeri onu dengelesin diye her ikisinin de yetkileri aynıdır.( M.Ö 508)

bununla da yetinmeyip uzun süreli iktidarda kalıp güç zehirlenmesi yaşamasınlar, küstahlaşmasınlar ve bir yıl sonra sade vatandaş olacaklarını bilip saygınlıklarını yitirmesinler diye yetkilerini bir yılla sınırlandırdılar.

romaYetki karmaşası olması ya da devletin bütünlüğü tehlikeye girdiği zamanlarda ise “consul”lerden daha yetkili bir görevli oluştururlar: “dictator”.

Ayrıca her “dictator”, isteklerini koşulsuz yerine  getiren bir ” magister equitum” adı verilen askeri yetkili görevlendirdiler.

Dictator ve vekilinin görev süreleri sınırlı olup, barış zamanlarında “consul”ler görevlerine devam ediyorlardı.

Roma İmparatorluğunun tarihini incelediğimizde zamanla “consul” ve “senato”nun etkilerinin ve görevlerinin azaldığını ve “dictator”lerin ise “sezar”  payesiyle daha da önemli hale geldiklerini görüyoruz.

Ancak burada imrenilmesi gereken nokta şu: Roma M.Ö 504 yılında cumhuriyet rejimini kurmuş ve gelişmesi için binlerce yıl uğraşmışlar. Bizim ise son 150 yıllık var olan aydınlanma mücadelemizi ve özellikle cumhuriyetimizi karalıyor ve yerin dibine sokuyoruz.

Bazen yüzleşme diye küfrediyor bazen de resmi tarih diye aşağılıyoruz.

Sanırım Türkiye ve Batı dünyası arasındaki ilişki Cemil Meriç’in şu tarihi tespitindeki gibi kalmaya devam edecek:

” Köyünden yeni gelmiş bir şapşalın genelev kapısından içeriye sersem sersem bakışı gibi, biz de bu Avrupa’yı seyrediyoruz.” *

“magister equitum”: Süvari birliği komutanı olup dictatorun askeri vekili sayılırdı.

“Consul”: M.Ö 504 yılında kralın yetkilerine sahip iki eşit yetkiliden her birine verilen ad.”

Kaynaklar: Eutropius, Roma Tarihi Özeti-

*Cemil Meriç, Jurnal 1. Cilt

 

 

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir