Diriliş’teki Muamma

Diriliş dizisi ekranlara “merhaba” dediğinde beğenimizi ortaya koyan bir yazı kaleme almıştık. Bugün 19. bölümü yayımlanacak olan diziyi ısrarla seyretmeye devam ediyorum. Çok fazla televizyon seyretmeyen birisi olarak seyrettiğim iki diziden birisi olan “Diriliş“i bırakmak istemiyorum açıkçası.

Her şeyden önce ne kadar gizlemeye, örtmeye çalışsalar da Türklüğün ne kadar yüce bir değer olduğunu anlıyorum bu dizide. Türk töresinin ne efsunkar olduğunu öğreniyorum. Zalimin karşısında durmanın; zorda kalanlara yardım etmenin; kadınlara yönetimde, günlük hayatta, otağda değer vermenin; alplerin cesaretinin, fedakarlığının, yiğitliğinin kısacası Nemrut’a karşı İbrahim olmanın adının Türk töresi olduğunu gönlüme nakşediyorum.

Dizi ilk başladığı zamanlarda olduğu gibi heyecanı düşürmemeye çalışıyor. Bazen hoşuma gitmeyen sahneler olsa da bazen coşarak, bazen kızarak, bazen sevinerek, bazen de üzülerek seyrediyorum bu diziyi.

Diriliş dizisi için en büyük eleştirim ve bana göre en büyük muamma Ertuğrul’un alplerinden Turgut Alp’in başına gelenlerdir. Turgut Alp, diziyi takip edenler bilir, Tapınak Şövalyelerine tutsak olmuştu. Tapınak Şövalyelerine tutsak olduğunda Üstad-ı Azam’ın onun için planları vardı. Kutsal emanetleri almak için Turgut Alp’i kullanacağını belirten Üstad-ı Azam, özelinde Turgut Alp, genelinde ise bütün Türkler için şunları söyler:

– Kutsal emanetleri alacağım. Ama bunu Titus gibi şövalyelerle değil hala kendini Türk sanan ama kim olduklarına benim karar verdiğim insanlarla yapacağım.

– Nasıl olacak bu iş?

– Eski bir Asya efsanesiyle.

Üstad-ı Azam’ın bu sözlerinden sonra Turgut Alp’i çok kötü bir son bekleyeceğini düşündüm açıkçası ve aklıma hemen Türklerin “mankurt” efsanesi geldi. Çünkü Üstad-ı Azam’ın cümlelerinden başka bir anlam çıkmıyordu. Bir Türk’ü köle yapmanın ve onun hafızasının silinmesinin yegane yolu eski bir Asya geleneği olan “mankurt” geleneğidir.

İlk önce küçük işkenceler yaptılar Turgut Alp’e. Daha sonra işkencenin dozu arttı. Güneşin altında yarı çıplak bir vaziyette tahta bir kürenin üzerinde günlerce onu baş aşağı beklettiler. Başka zamanlar o tahta kürenin üzerinde çevirdiler; aç, susuz bıraktılar. Daha sonra ne olduğu belli olmayan bir sıvı içirdiler ve bu işkenceler neticesinde hafızasını kaybetti Turgut Alp.

Turgut Alp’in çok acı çektiği doğru ama bir Asya geleneği ifadesi geçmişse bu dizide ve Turgut Alp’in hafızası silinecekse, bu, ancak ve ancak gerçek bir Asya efsanesi olan mankurt efsanesi ile olmalıydı. Ne idüğü belirsiz bir suyla, güneş altında bekletilmeyle hafıza gider mi onu bilmem ama Turgut Alp’in hafızasının silinmesinin hangi Asya efsanesine dayandırılmış olduğu birisi tarafından açıklanmalıdır.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir