Doğal Olmayan Güzel: Gölcük

İnsanın doğayı yok etmek için tüm hızıyla çalıştığı günümüzde insan elinden çıkma doğal güzelliklere rastlamak epeyce zordur. Doğayla bir yarış halinde olan insan onu alt edebilmek için elinden gelen her şeyi yapar. Sait Faik’in Karanfiller ve Domates Suyu adlı öyküsünde Kör Mustafa’nın tarım yapabilmek için canını dişine takarak doğayı nasıl ehlileştirdiğini hepimiz biliriz.

Hal böyleyken insanın doğayla barışık bir şekilde yaşaması, doğaya hizmet etmesi günümüzde ne yazık ki imkânsız gibi görünüyor. Hükümetlerin ve onların uzantıları olan siyasi idarelerin doğayı bir rant kapısı olarak gördüğü ülkemizde bir yandan otobanlar için kesilen ormanlar, HES adı verilen santraller için dereler kurutulurken doğa adına ülkemizde güzel bir şeyler olabileceğine inanmamak işten bile değil.

Yukarıda yazdığım tüm bu karamsar tümcelere rağmen insan elinden çıkma bir güzelliğe rastlamak beni oldukça şaşırttı. Bolu’ya yaptığım gezi sırasında uğradığım Gölcük Gölü beni büyük bir şaşkınlığa düşürdü. İnsan elinden çıkma bir gölün böylesine güzel olabileceğini hayal edebileceğimi hiç sanmıyordum.

Gölcük

Deniz seviyesinden yaklaşık dokuz yüz elli metre yüksekte olan bu suni gölet köknar cinsi ulu ağaçların altında nazlı nazlı misafirlerine ev sahipliği yapıyor.

Her mevsim ayrı bir güzelliğe sahip gölün çevresi 1320 metre uzunluğunda. Gölün hemen yanına inşa edilmiş olan Orman Bakanlığının misafirhanesi kartpostallara girecek kadar nitelikli bir estetik güzellik sunuyor.

Gölcük-1

Misafirhanenin dışında bir de kır gazinosuna sahip göl kenarı misafirlerini lezzetli yemeklerle ağırlıyor.
Gölün çevresinde ulu ağaçların altında yapacağınız gezi sırasında dikkat edin bol oksijen sizi çarpmasın.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir