Doğanın Dizginlenmiş Güzelliği: Abant

Abant 1
Şehrin yoğunluğundan, karmaşasından, stresinden sıkıldıysanız size çok iyi bir öneride bulunabilirim: AbantTabiat Parkı.

Abant; çam, köknar,kayın, meşe, kestane, gürgen, kavak ve yabanıl meyve ağaçlarının arasında, yemyeşil bir doğanın içerisinde harika bir göl. Yaklaşık 1350 metre yükseklikte bulunan bu krater ve birikinti gölü içerisinde Abant alabalığı olarak bilinen Salmotruttaabanticus olarak literatüre de geçmiş olan balıkları da barındırıyor.

Abant 3

Abant ve çevresinde çok az sayıda bilimsel araştırma yapılmasına karşın bölgenin tür çeşitliliği yönünden oldukça zengin bir içeriği olduğunu söylemek mümkün. Üç kuyruklu kurbağa (semender) yörede bilinmektedir. Küçük taraklı semenderin Türkiye için endemik bir alt tür olduğu ve dünyada şimdiye kadar başka bir yerde rapor edilmediği bilinmektedir. Bunun yanında yine sadece Abant bölgesinden bilinen Abant fındıkfaresi de bu bölgeye endemik olan memeli bir hayvandır. Yöre ormanları kızıl geyikler için uygun bir yaşam alanıdır.

Yöre bitki çeşitliliği açısından da oldukça zengindir. Abant Tabiat Parkı florasına dahil 84 familyaya ait 332 cins, 660 tür, 147 alt tür ve 69 varyete*, toplam 672 takson** (Uçar 1996) ve150 liken*** (Çobanoğlu 1999) türü kaydı verilmektedir. Bu taksonlardan 51’i endemiktir.

Abant 4

Kar ve yağmur sularıyla beslenen gölün çevresinde konaklama ve yemek yeme yerleri de mevcut. Eğer yolunuz Abant’a düşerse sırtınızı yemyeşil ormanlara verip sucuk ekmek yemeden kesinlikle oradan ayrılmayın.
Gölün etrafında faytonla dolaşabileceğiniz gibi yürüyerek dolaşmak da mümkün. Tembellik edip o gariban faytonların çektiği faytonlardan birine binmeyin. Tertemiz dağ havasını ciğerlerinize çekerken uzun bir yürüyüş yapmak size şehrin tüm stresini unutturacak emin olabilirsiniz.

Abant 2

Gölün çevresinin tamamını otomobille dolaşmak da mümkün olmasına rağmen bunu kesinlikle önermiyorum.
Ankara’ya 228, İstanbul’a 277 Bolu il merkezine 4o km mesafede olan göl Abant Tabiat Parkı içerisinde yer alıyor.

* Varyete, en az bir morfolojik özellik bakımından türden ayrılan, türün yayılış alanı içerisinde küçük veya büyük gruplar halinde bulunan topluluktur.
** Takson, canlıların sınıflandırılmasında, âlemden alt türe kadar bir hiyerarşi içinde düzenlenmiş tüm birimlerin ortak adı.
*** Likenler, başlı başına birer organizma değildirler. Mantarlar ve fotosentetik alglerden meydana gelen simbiyotik birlikteliklerdir.Şekil ve yaşayış bakımından kendilerini oluşturan alg ve mantarlardan tamamen ayrı bir yapı gösterirler. Renksiz bir mantar hifinden oluşan tallusun yapısına katılan fotosentetik canlı (fotobiyont), genellikle yeşil alg ya da bir siyanobakteridir fakat bazı sarı-yeşil alglerden ve kahverengi alglerden de oluştukları bilinir. En çok Cyanophyta ve Chlorophyta’ya ait cinsler ve Xanthophyta ve Phaeophyta’dan bazı alg türleri görülür. Mantarlarda ise genellikle Ascomycetes ve az olarak Basidiomycetes’e ait cinsler görülür.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir