Drakula, Fatih Sultan Mehmet’i Nasıl Isırdı?

Bram Stoker, 1897’de Drakula’yı yayımladığı zaman kitabının bu kadar meşhur olacağını bilir miydi, bilinmez ancak sinemanın da yardımıyla kitabı dünyanın en çok bilinen eserleri arasına girmiştir. Özellikle sinemanın korku ögesini besleyen Drakula üzerine defalarca film çekilmiştir. Bu yazımın konusu da şimdiye kadar çekilmiş olan son Drakula filmi olan Dracula:Başlangıç.

 

“Dracula:Başlangıç” filminin yönetmen koltuğunda oturan Gary Shore’ün ilk uzun metrajlı filmi olma özelliğini de taşıyan bir saat otuz iki dakikalık film korku, aksiyon ve fantazyayı bir arada barındırıyor. Luke Evans’ın başrol oynadığı filmde ülkemizde de epey popüler bir dizi olan Game of Thrones’tan tanıdığımız Caligula rolündeki Charles Dance da yer alıyor.

Gerçek Drakula öyküsünden hareketle çekilmiş olan filme korku sever sinema seyircisinin uzak olacağını söylemek mümkün değil. Spoiler olmayacağını düşündüğüm için birkaç satır da olsa filmi şöyle özetleyebilirim:

1400’lü yılların ortalarına doğru Transilvanya (Bugünkü Romanya’nın batı ve orta kesimlerine verilen ad) Vlad ve eşi Mirena tarafından yönetilmektedir. Büyüyen Osmanlı tehlikesini savuşturmak için Osmanlıya vergi veren prenslik Osmanlının yeni şartı olan 1000 erkek çocuğunun asker yetiştirilmek üzere Osmanlıya verilmesini kabul etmek istemez. Kendisi de bir erkek çocuğu babası olan Prens Vlad çocuğunu Osmalılara vermek yerine gelen elçileri kılıçtan geçirir. Bunu duyan dönemin Osmanlı padişahı Sultan Mehmet, Vlad’ın üzerine ordusuyla yürür. Vlad ailesini korumak için şeytanla pazarlık yapar ve kendisine sunulan yeni güçlerle Osmanlı ordusunu hezimete uğratı ve Sultan Mehmet’i kendi çadırında öldürür.

Filmin ikincisinin çekileceği filmin son sahnesinde açıkça ortaya konuluyor. Drakula’yı kötü değil de bir kahraman gibi gösteren film özellikle ülkemizde film tekniği açısından değil de içeriği açısından oldukça çok eleştiri alacak gibi duruyor. Her ne kadar Osmanlı ordusu şimdiye kadar hiçbir filmde ve dizide gösterilemediği kadar güçlü gösterilmiş olsa da Sultan Mehmet’in öldürülmesini bir kısım izleyici (hatta filmi izlemeyen birçok kişi) tarafından eleştirilecektir. Tarihsel romanı “Bu anlatılanlar gerçek değil.” şeklinde eleştirenler aynı hatayı filmde de yapacaktır. Tarihsel kurguyla tarihsel gerçeği ayırt edemeyen kişilerin eleştirilerine kulak asmadan sinema da olmasa da evde keyifle izlenebilecek bir film.

Filmi izlerken Vlad’ın dağa tırmandığı sahneye dikkat edin. Sizin de aklınıza 300 Spartalı geldi mi?

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir