Dünya Artık Daha da Karanlık! (Muhammed Ali ve Jean Paul Sartre)

Muhammed Ali ve Jean Paul Sartre!

 

MuhammedCassius Marcellus Clay, Roma Olimpiyatları’nda hafif sıklette altın madalya kazanır. Henüz 18 yaşındadır. Daha sonra profesyonel boksa başlar ve sayısız zafer ve Dünya çapında bir üne kavuşur. O sadece bir boksör değildir. Aynı zamanda haksızlık karşısında en yüksek perdeden karşı ses verecek bir savaşçıdır. 1974’de Vietnam Savaşı çıktığında “Sam Amca” O’nu da askere çağırır ve binlerce km. öteye gidip Vietnamlıları öldürmesi talep edilir. O ise şu konuşmayı yapar:

Asker kaçağı değilim. Ne bayrağımızı yakıyorum ne de Kanada’ya kaçıyorum. Burada kalacağım. Beni hapse mi tıkmak istiyorsunuz? Olur, istediğinizi yapabilirsiniz. 400 yıldır zaten hapisteyim. Üç beş yıl daha yatacakmışım ne çıkar. Ama katillere yardım edip fakirleri öldürmek için 15,000 km’lik bir mesafe katetmeyeceğim. Ölmek istesem, burada ölürüm. Şimdi, sizinle kapışarak ölürüm. Benim düşmanım sizlersiniz. Çinliler, Vietkonglar veya Japonlar değil. Özgürlüğümü istediğim zaman bana karşı çıktınız. Hakkımı aradığımda bana karşı çıktınız. Eşitlik istediğimde bana karşı çıktınız. Benden bir yere gidip sizlerin uğruna savaşmamı mı istiyorsunuz? Ben haklarımı ve dinî özgürlüğümü elde etmeye çalışırken sizler bana Amerika’da bile destek vermediniz. Kendi memleketimizde bile beni savunmadınız…”

 

satreBir diğer savaşçı ise Fransa’dan ses verir: Jean Paul Sartre! Hemen hemen aynı dönemde farklı ülkelerde benzer duyarlılıklarıyla ortaya çıkarlar. Fransa Cezayir’i işgal edip ülkede soykırıma varacak katliamlar yaptığında en yüksek perdeden karşı çıkar. “Hepimiz Katiliz” adıyla daha sonradan kitap haline gelecek yazılar yayınlar ve işkenceler karşısında sessiz kalan ve destekleyen Fransız aydınlarına ve halkına acı bir ayna tutar. Vatan haini diyenler de olur, satılmış diyenlerde! O ise doğru bildiğinden bir adım dahi geri atmaz. Çünkü önünde vicdan denince akla ilk gelen yazarlardan “Dreyfus Davası”ndaki aydın tavrı ile Emile Zola vardır.

Kendisine 1964 yılında Nobel edebiyat ödülü verilir ve İsveç halkından özür dileyerek ödülü şu sözlerle reddeder.

Resmi payeleri hep reddettim. “Legion d’Honneur”ü de kabul etmemiştim. Fransız akademisine de girmedim. Yazar kendisinin bir kuruma dönüştürülmesini reddetmelidir. Bu onur verici bir paye dahi olsa, bunlar kişisel nedenlerim. Bir de bu ödülü verenlerin konumundan dolayı, kabul edemem. (…) benim gibi yaşlı bir devrimciye böyle bir ödül vermek, kapitalizmin intikam alma girişiminden başka birşey değildir.”

Sartre 1980’de ayrılmıştı bu dünyadan Muhammed Ali ise bugün! Dünya biraz daha karanlık artık…

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir