“Eğit-Donat”

İlk önce ABD yasalarına göre özel askeri şirketlerin uymak zorunda oldukları kuralları bilmekte fayda var. Neden özel şirketler dediğimi yazının sonunda belirteceğim. Mevcut ABD yasalarına göre demokratik olmayan, insan hakları açısından kötü sicile sahip ülkeler ABD askeri desteği alamazlar. Ancak bu durum özel danışmanlık şirketleri için geçerli değil! Askeri danışmanlık şirketleri, 50 milyon doların altındaki sözleşmeler için ABD kongresinden onay almak zorunda değiller. İstedikleri ülkede çalışabilirler. Bu miktardan büyük sözleşmeler için de kolay yol kongreye gitmek değil, sözleşmeyi parçalara bölmekten geçiyor! Yani demokrasilerde çareler tükenmiyor.

Bu girişi neden yaptık? Çünkü ülkemizde IŞİD ve Suriye rejimine karşı muhalif unsurların “eğit-donat” adıyla kısaltılan bir program dahilinde ABD-Türkiye işbirliğiyle eğitilmeleri ve sahaya sürülmeleri anlaşması yapıldı. Peki bu “eğit-donat” daha önce nerede yapıldı? Biraz bahsedelim:

srebrenitsa1995 yılında Sırp saldırıları altındaki Bosna ordusuna özel bir şirket aracılığıyla “eğit-donat” programı uygulandı. ABD o sıralarda barış görüşmelerinde uygulayıcı olduğu için direkt askeri bir yardım yapmayıp, bunu özel bir şirket aracılığıyla yaptı. Şirketin adı: MPRI (Military Professional Resources Inc.)  Şirket 1996’da 50 milyon dolarlık bir sözleşme ile Bosna ordusuna danışmanlık yapmaya başladı. Program 100 milyon dolar değerinde silah transfer yardımıyla Sırp saldırılarının engellenmesini ve bir güç dengesi oluşturmayı hedefliyordu. Sözleşme Bosna ile MPRI arasında imzalanmış olmasına rağmen para, Suudi Arabistan-Kuveyt-Brunei gibi ılımlı İslam ülkeleri tarafından hibe edilen paralarla ödeniyordu. Ancak programı yöneten de parayı idare eden de bir ABD dışişleri yetkilisiydi.

Sırpların yüz binlerce masum insanı öldürmesine yıllarca ses çıkarmayan ABD, başkalık seçimleri ve diğer iç politik baskılar karşısında Bosna’da taraf oluvermiş ve yine “sonucu belirleyen güç” olarak karşımıza çıkmıştı. Yani her zamanki gibi iç politik hesapları ne zaman elvermişse devreye girmiş ve insan hakları koruyucusu rolünü tam zamanında üstlenmişti.

Suriye’ye yönelik eğit-donat programında ise ılımlı muhalif olarak lanse edilen gurupların Türk topraklarında ABD ve Türk birimlerce ortak eğitileceği ve silahlandırılıp Suriye’ye salınacağı anlaşılmaktadır. Özellikle tezkere sonrası topraklarımızdan ağır silahlarla Kobani’ye geçen ve peşmerge oldukları iddia edilen silahlı güçlerin kıyafetlerindeki ABD bayrakları ve “biji serok Obama” bağrışları belki de tesadüf değildir! Kimbilir?

 

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir