Eşek deyip geçme!

Atgiller familyasının üyelerinden olan Equus africanus (Afrika eşeği) soyundan gelen evcil eşek (Equus asinus asinus), ilk kez M.Ö 4000’li yıllarda Nil vadisinde evcilleştirilmiştir. Buradan Arabistan, Kuzey ve Güney Afrika’ya yayılmıştır. Avrupa’ya da M.Ö 2000’li yıllarda, büyük bir olasılıkla Anadolu üzerinden götürülmüştür.

Afrika eşeği

Afrika eşeği

Evcil eşeklerin evcil atlara göre doğada daha dikkatli hareket ettiği tespit edilmiştir. Kas yapılarının atlara oranla daha zayıf olması eşeklerin daha yavaş hareket etmesinin en önemli nedenidir. Fakat unutulmamalı ki eşekler sarp kayalardan, zorlu arazilerden atlara göre daha dikkatli hareket ederek kendilerini olası tehlikelerden korur. Onların kuyruklarına tutunarak patikalardan yolunu bulmaya çalışan insan sayısı hiç de az değildir.

eşek

Eşeklerin kendini koruma içgüdüsü fazlasıyla gelişmiştir. Öyleki kendilerini tehdit altında hissettiklerinde onlara hükmetmek çok zordur. Tehlikenin geçtiğine çoğunlukla kendi iradeleriyle ikna olurlar. Hayatta kalma mücadelesinde geliştirmiş oldukları bu adaptasyon, insanlar tarafından “inatçılıkla” karıştırılır.

Kendilerini savunmak için gerekli gördüklerinde çifte atmalarının dışında son derece uysal hayvanlar oldukları söylenebilir.
Eşeklere ait bir diğer ilginç özellikse temiz ve berrak olmayan suyu içmemeleridir. “Eşek hoşaftan ne anlar?” atasözünü eşek açısından değerlendirecek olursak hayvanın kendini zararlılardan korumak için suyu içmediği düşünülebilir.

Anadolu’da hala yük hayvanı olarak kullanılan eşekler son derece çalışkandır. Çalışkanlıklarına rağmen az besine gereksinim duymaları ve hastalıklara karşı dirençli olmaları nedeniyle yüzyıllardan beri insanların tercih ettiği hayvanlar arasındadır. Yük hayvanı olarak eşek kullanılmayan bazı yerlerde yine eşeğin melez bir dölü olan katır (Katırı anlattığım “Katır ile Empati Yapabilmek” yazısını okumak için tıklayınız.) da yük hayvanı olarak kullanılır.

Eşek derisi bir zamanlar en değerli parşömen kağıdının yapımında kullanılmıştır. Eti günümüzde hala Çin ve Ortadoğu’da tüketilse de ülkemizde eşek eti tüketimine izin verilmemektedir. Etini tüketmeyi tercih etmesek de sütünden ülkemizde de yararlanılıyor. İnek sütüne oranla karbonhidrat ve protein bakımından daha değerli olan eşek sütü, direnç sağlasın diye astım ve kanser hastalarına verilmektedir. Günümüzde bir litre eşek sütü yaklaşık 60 liradan alıcısına satılmaktadır.

Biy. Ayfer AKALIN

Belki bunları da beğenirsin...

Bu yazıya toplam 3 tane yorum yapılmış.

  1. tyeyrtr diyor ki:

    Eşek ne anlar hoşaftan değil eşek ne anlar hoş laftan olacak o. saygılar o/

    • Engin Akalın diyor ki:

      Merhaba “tyeyrtr”,

      Atasözü “Eşek hoşaftan ne anlar?” olarak TDK’nin söz dizininde yer almaktadır. Atasözünün devamı “suyunu içer, tanesini bırakır” şeklinde devam eder ancak bu son deyiş söylenmez. Hem Ömer Asım Aksoy hem TDK “Eşek hoşaftan ne anlar? atasözünü “Bilgisiz, görgüsüz kimse ince, güzel şeylerin zevkine varamaz, değerini ölçemez” anlamında kullanılan bir söz, olarak açıklar.

      Küçük bir araştırmayla TDK’nin internet sitesinden ya da Ömer Asım Aksoy’un “Atasözleri Sözlüğü”nden yukarıda yazdıklarımı teyit edebilirsiniz.

      Kişisel yorumunuz için teşekkür eder, biz de size saygılarımızı sunarız.

  1. 06 Ocak 2014

    […] epey yaygındır. Katır bu melez türlere bir örnek olarak verilebilir. Halk arasında at ve eşeğin çiftleşmesi sonucu ortaya çıktığı düşünülen katır için durum tam da böyle değildir. […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir