Evrim ve Din Tartışmasına Antikapitalist Bir Bakış

Üzerine düzinelerce kitabın yazıldığı, asırlar boyu biyologların ve teologların tartışmalar yürüttüğü, filozofların fasiküllerce sorular ve cevaplar aradığı ‘evrim’  kavramı ülkemizde; ‘hepimiz maymundan mı geldik?’ ve ‘ ara form bulunmuş mu? Sorularıyla birlikte, ‘Gangam Style’ dansı ile ünlenen Adnan Hoca’nın yazdırdığı kitaplar ve Mr. Jöle’nin sakalsız iken yaptığı ve gündemi değiştirme amacı taşıyan ‘Sansürsüz’ programına sıkışmış vaziyettedir.

Elbette araştırmalar, tartışmalar her zaman ekranlarda ya da açık ortamlarda yapılır diye bir kaide yok ancak kamuoyunun büyük bir kesimi bu kavramı yukarıda bahsedilenlerden biliyor ve algısını bu şekilde yönlendiriyor.

Sesi çok çıkmasa da farklı sesler de var elbette. Son zamanlarda din ve toplum üzerine yaptığı açıklamalarla gündeme gelen yazar İhsan Eliaçık, ‘Bana Dinden Bahset’ kitabında İslam dünyasının evrime bakış açısını tarihsel olarak tartışıyor. Ve  Darwin’den yüzlerce yıl öncesinden bizlere ulaşan ilginç bilgiler sunuyor:

“ Cabir Bin Hayyan; bazı bitki ve hayvan türlerinin, hatta ilk insanın, kendiliğinden vücut bulduğunu kabul etmekte ve minerallerin, bitkilerin ve hatta insanların laboratuarda üretilebileceğini iddia etmekteydi.( Ölümü 815 yılı)

Nazzam;  Kozmolojik bir evrim iddiasına sahiptir. Ona göre doğaya aykırı olağan dışı olaylar değil; doğanın bizzat kendisi bir mucizedir. ( Öl. 845 yılı)

Cahiz; ‘Kitabu’l Heyavan’ adlı eserinde biyolojik evrimi açıkça savunmuştur. Türlerin kendi içlerinde taşıdıkları potansiyelleri sayesinde evrimleşmelerinin Allah tarafından vücut buldurulduğunu savunur.

Biruni; Cahiz gibi evrimin temelde jeo-kimyasal ve jeo- biyolojik süreçler dahilinde Allah’ın sonsuz bilgisiyle gerçekleştiğini savunur.

İbn Tufeyl ile İbni Nefis’in yazdıkları ‘Hay Bin Yakzan’ isimli romanda tabiatın çocuğu olan annesiz ve babasız olarak toprak ve çamurdan kimyevi ve biyolojik bir şekilde canlı haline gelen bir kahramanı anlatırlar. Bu hikaye Adem’in yaratılışından başkası değildir.( Öl. 1185 yılı)

İbni Haldun; Mukaddimesi’nde açıkça “ Hurma ve üzüm ağacı sedef ve salyangoza, maymun insana, insan meleğe insilah edebilir” demektedir. İnsilah ,transformasyon ya da dönüşüm olarak tanımlanabilir.( Öl. 1406 yılı)”*

Kısaca bu bilgilerinden faydalandığımız yazar, bundan başka birçok isim zikretmekte ve tartışmaları üç ciltlik ‘İslam’ın Yenilikçileri’ isimli kitabında sürdürmektedir.

Temelde diyeceğimiz odur ki, evrim kesin olarak kanıtlansa bile yüzlerce yıllık filozofik ve teolojik görüşlere bakarsak ne dinin sarsılmasına neden olur ne de çökmesine. Çünkü ne biyoloji bilimi iman ve ahlak gibi kavramları deneyle kanıtlayabilir ne de din tabiat kanunlarını reddedebilir.

Önemli olan tartışmanın bizatihi kendisidir. Çünkü insanın aklının bir kenara atılmasını ve hoşa gitmeyen soruların dini alanlara atılarak yasaklanması en çok da dinin kendisine zarar verir.

(*: Bana Dinden Bahset, İhsan Eliaçık, S.151-157)

kapaktaki resim: http://www.uludagsozluk.com/k/komik-evrim-teorileri/

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir