Gazetecilerimiz ve Basın Özgürlüğü

çalışan-gazeteciler-günüBugün 10 Ocak. Yani “Dünya Gazeteciler Günü”. Bir başka deyişle “Çalışan Gazeteciler Günü”. Bizler gazeteciler sayesinde alırız her haberi. Dünyanın herhangi bir köşesinde olan ufacık bir olayı da gazeteciler sayesinde öğreniriz. Ülkemizin dört bir tarafında kötü, iyi ne varsa gazetecilerimiz bize haber verir. Bu yönden önemlidir onların işi. Bazen canları pahasına depremde zarar gören bir evin içine girerler, bazen savaşın ortasında bulurlar kendilerini, bazen yanan bir evden haber verirler, bazen kara, kışa, soğuk havaya göğüs gererek çokça işimize yarayacak bilgileri bizlere eriştirirler. Zordur işleri vesselam.

Bir de bunların ağabeyleri, ablaları vardır. Belki zamanında aynı işleri yaparak -kesinlikle hepsi değil- onlar da ağabey, abla oldular. Onlar sıcak odalarında, rahat koltuklarında içeceklerini yudumlarken yazılarını yazarlar. Onlar ülkemizin aydınıdır (!). Özgür olmaları gerekir. Düşüncelerine gem vurmamak gerekir.

Acaba, ülkemizde bu durum böyle mi? Gazeteciler, özgür mü? Yazdıklarından dolayı kaç gazetecimiz içeride? Yönetenlerin dediğine göre “ileri demokrasi” isek biz de her şey güllük gülistanlık olmalı, değil mi? Ama değil. Onlarca gazetecimiz, çeşitli sebeplerle demir parmaklıkların arkasında. Bunun yanında yüzlerce gazeteci hakkında açılan davalar var. Fotoğraf bütün çıplaklığıyla ortadadır.

Bu ülkede aynı zamanda yazar müsveddesi olanlar da var. Onlar kendi yazar arkadaşlarını bile yazdıklarından dolayı eleştiriyor, hatta içeri alınmasını bile istiyor. Büyük bir kin besliyorlar onlara. Peki, şöyle bir şey geliyor aklıma! Bu durumun tersi olsaydı acaba ne olurdu? Yani içeridekiler dışarıda, dışarıdakiler yani büyük bir kinle bunlar da içeriye alınmalıdır diyenler içeride olsaydı! Biraz vicdanlı olmak gerekir. Sakın ha şu gelmesin aklınıza! Herkes yargılansın, bunda bir sorun yok. Suçu olan kim varsa hesap versin. Ama unutmamak gerekir ki mahkeme kararı çıkmadan bir kişi için suçlu diyemeyiz. Ayrıca bu insanların yeri, yurdu bellidir. Tutuksuz yargılamak da düşünülebilir bu insanlar için.

Evet, bu olaya bir de ileri demokrasi penceresinden bakalım. Basın özgürlüğü, özgürlükler içerisinde önemli bir yere sahiptir. İnsanlar düşüncelerinden dolayı yargılanıyorsa eğer o ülkede sorun vardır demektir. Bakalım, dünyadan basın özgürlüğü konusunda hazırlanan listelerde kaçıncı sıradayız:

basın özgürlüğüFreedom House örgütü tarafından hazırlanan “2010 Yılı Dünya Basın Özgürlüğü” listesinde Türkiye 106. sırada yer aldı. Türkiye, Maldivler ve Tanzanya’nın ardından listenin 106. sırasında yer almaktadır. Bu sıra ile Türkiye “kısmen özgür” ülkeler grubuna dahil oldu.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün raporuna göre Türkiye 177 ülke arasında 2008 yılında 102, 2009 yılında 122, 2010 yılında ise 127. sırada yer almıştır. Yani her yıl ülkemizin daha da geriye gittiğini açıkça görmekteyiz.

Türkiye, Dünya Ekonomik Forumu’nun “2010 Küresel Bilgi Teknolojileri Raporu”nda yer alan basın özgürlüğü sıralamasında ise ülkemiz sadece İran, Libya, Zimbabwe’yi geçerek 138 ülke arasında 135. sırada yer almıştır.

İşte istatistikler de gösteriyor ki basın özgürlüğü konusunda sicilimiz çok da temiz değil ve her geçen sene de düzelme değil aksine kötüleşme var. Bu tablo ortadayken bugün “Çalışan Gazeteciler Günü” nasıl kutlanır, bilemem.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir