Geceden Kalan: “Majaz” ve “Masar”

(Ön not: Aşağıdaki yazıyı mümkünse gece ve kulaklığınızda “Le Trio Joubran” gurubunun “Majaz” ve “Masar” eserlerini dinlerken okuyun. Çünkü böyle bir anda yazılmıştır.)

….

Gece kurtuluştur gündüzün zulmünden kaçanlar için. Soluklaşan her yüz, seçilemeyen her beden birbirine benzer çünkü o zifiri siyahlıkta. Bazen gözünü kaparsın ve sen de kaybolursun birbirine çok benzeyen o yabancı heyulada!

Gün ışığında gördüğün tüm kusurlar gizlenir edeplice, saklanır gecenin haşmetli kollarında. Ve usulca gözyaşı döker bir yerlerde belki bir yabancı, sigarasına dökülen yaşlara aldırmadan. Dumanı da kabul eder gece sessizce; yavrusundan gelen ne varsa hesapsızca bağrını açan şefkatli bir ana gibi…

Yavaş yavaş kapanır, hışırtıları kesilen en başucu kitaplar. Belki kulaklarda keskin bir tını yankılanır çok uzaklardan. Taa Kenan diyarından. Yusuf’un atıldığı kuyudan mı gelir yoksa yanık tenli çocukların, umutları paletler altında ezilen mazlumlar diyarından mı bilinmez! Ama tellerden dökülen gözyaşları söze gerek duymadan yüreğe işler usulca. Ağıt olur! Adı “Majaz” olur.

Ve sonra daha bir lütufkâr olur gece. Duyulmayan çığlıkların, şahit olunmayan acıların varlığına inat, bilmem kaç bin kilometre ötesinde huzurlu bir gökyüzü sunar taliplisine; öylesine durgun, yaprak kımıldamaz, ölesiye suskun. Ve fakat kulaklardaki tını yüreklerde haykırış, gözlerde yaş olur. Ardı ardına üflenen her nefes ve daha da derine çekilen her nota gecenin şefkatli kollarında kaybolur. Kimse görmez olanı biteni. Mekanik dalga boylarıyla kulaklara dolan o muhteşem isyan alır götürür gözkapaklarına yerleşmeye çalışan uykuyu! Katil olur! Adı “Masar” olur…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir