Gör ama Düşünme

Millet olarak gördüklerimizle düşünmeyi adet haline getirmişiz. Bu da yaptığımız hangi işin doğru, hangi işin yanlış olduğunu anlamamızı zorlaştırıyor. Olayların arkasındaki gerçekleri anlamak yerine sırf gördüklerimizi yaşıyor ve düşünüyoruz.

Hepimiz güzel şeyleri görmekten mutlu oluyoruz. Tabii ki güzel şeyleri görmekten herkes mutlu olur. Ama o zaman sıradanlığın koynunda yaşar gideriz. İnsan olarak düşünmemiz gerektiğini unutmamalıyız. Yüce Mevla bize ayetlerinin birçoğunda “Siz hiç akletmez misiniz?” gibi sorular sorarak aklımızı kullanmamız gerektiği yani düşünmemiz gerektiğini vurgulamıştır. Başarılı olan insanlara baktığımızda bu insanların farklı şekilde düşünebildiklerini, olaylara farklı bir bakış açısı ile baktıklarını görürüz. Onları da farklı kılan, başarıya götüren de budur.

Severek seyrettiğim “Av Mevsimi” filminin hemen başında komiser (Şener Şen), cinayet masasına yeni atananlara şu dersi verir: Olayları çözümleyebilmek için iyi bakmamız gerekir. Bu şekilde suçluyu ancak bulabiliriz. Peki ya yanlış yapıyorsak, ya yanlış kişiyi suçlu olarak yakalamışssak. İşte asıl ve vurucu cümleyi bundan sonra söyler komiser: “Doğru kişiyi bulmamız için bakış açımızı değiştirmemiz gerekir.” Burada da yine olaylara farklı açılardan bakmamız gerektiğine değinilir.

Ülkemizde o kadar olay oluyor ki insanlar bunları görmek yerine yapılan parkları bahçeleri görmeyi yeğliyor. Mesela bir belediyenin iyi çalıştığını yaptığı park ve bahçelerle ya da kaldırım taşları ile tespit ediyoruz. Bu bizim gördüklerimizle düşündüğümüzün apaçık kanıtıdır. Peki bu belediyeler bunları yaparken insanlarının sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan gelişmesini sağlayacak neler yapmıştır? Bu soruyu da sormamız gerektiğini unutmamalıyız. Türkiye’de ve dünyada her şey değişir ve dönüşürken bu değişim ve dönüşümün arkasında neler var sorusunu kendimize sormamız gerekir. Olaylara farklı bakış açıları getirmeyi unutmamalıyız. Batıda olduğu gibi bizim de düşünce kuruluşlarımız olmalı mesela. Batıyı her yönden taklit ederken bu yönden de taklit etmeliyiz. Gerekirse olaylara karşı komplo teorileri bile üretmemiz gerekir.

Millet olarak ne zaman düşünmeye başlarsak, ne zaman farklı bakış açıları geliştirirsek o zaman daha çağdaş olur ve ülke olarak daha ileri gidebiliriz.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir