Halide Edip’in Çocukluğundan

Hepimizin çocukluğunda muhakkak hayatımızı derinden etkileyen ya da hiçbir zaman unutamadığımız çeşitli olaylar vardır. Bu olayları hatırladığımızda ya üzülürüz, ya da yüzümüzde tatlı bir tebessüm belirir. İşte, Halide Edip Adıvar da “Mor Salkımlı Ev” kitabında hayatını anlatırken çocukluğu ile ilgili olaylara yer vermiş. Bu olaylar arasında benim ilgimi çeken ve bana ilginç gelen üç olayı sizinle paylaşmak istiyorum:

****************************************

Halide Edip‘in çocukluğu ile ilgili ilk canlı hatırası Beşiktaş’ta bulunan Ketenciler Hamamı’na gittiği zamandır. Kimin götürdüğünü tam olarak hatırlayamasa da hamamın içinde her yeri kaplayan dumanı, yarı çıplak halde gezen insanların seslerini ve bu görüntünün kendisi üzerindeki tesiri sonucu hamamı kaplayan feryadını canlı olarak hatırlar. Küçük Halide’nin attığı bu feryat hiç etki etmez. Halide, hemen bir ustanın yanına götürülür ve usta Halide’yi bacaklarının arasına alarak onu yıkar. Kaç kere yıkandığını o yaşta sayamaz küçük Halide ama o günden sonra Halide Edip, ne zaman evde bir hamam bohçası hazırlansa hiç sonu gelmeyen çığlıklara başlarmış. Halide Edip, büyüdüğünde ise Beşiktaş’ta bulunan Ketenciler Hamamı’nın önünden geçerken hala o korkunç hayali hatırlarmış.

*****************************************

Halide Edip, “Mor Salkımlı Ev”lerinde kalırken onunla ilgilenen Ali Lala adında bir erkekle, Rasim Dadı adında bir kadın vardır. Onunla en çok Ali Lala ilgilenir ve Halide Edip de onu daha çok sever. Rasim Dadı ile Ali Lala arasındaki bazı konuşmaları da az çok hatırlar küçük Halide. Rasim Dadı, “Yaptıklarımızı anlayamasa da büyüklerine yaptıklarımızı taklit ederek haber veriyor.”, demiştir bir konuşmasında Ali Lala’ya. Ali Lala, çocuktan taraf tutsa da Rasim Dadı’ya da pek bir şey diyemez. Bir gün Rasim Dadı, Ali Lala’nın yüzünü öperken küçük Halide onları görür. Küçük Halide, ertesi gün kalktığında, Rasim Dadı’ya “Sizi haber vereceğim.” der. Rasim Dadı, Halide’nin peşine düşer ve onu yakalar. Daha sonra onu mutfağa götürür. Veremlilerin sırtlarına koymak için mutfakta bulunan yengeç dolu sepeti Halide’nin ayaklarının dibine döker. Küçük Halide o kadar korkar ki boğazı kurur ve korkudan sesi kısılır. Bu olayın nasıl sonlandığını tam hatırlayamaz Halide ama yaşadığı o korku her zaman belleğinde yer eder.

******************************************

Rasim Dadı, yine bir gün küçük Halide’ye büyük bir acı çektirir. Küçük Halide böyle bir muameleye neden tabi tutulduğunu hatırlayamaz. Rasim Dadı bir gün Halide’yi sıkıştırmış, Halide, “Söyleyeceğim Rasim Dadı!” dedikçe Rasim Dadı, Halide’nin ağzına acı biberleri hiç durmadan doldurmuştur. İşin tuhaf yanı da küçük Halide, büyüklerine ne söyleyeceğini hiç bilemez. Sadece söylemek için bunları söylemiştir.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir