Hasan Sabbah’tan Ebubekir Bağdadi’ye Kanlı Miras: Korkut ve Yönet

Suriye’nin iç savaşı başladığında Esad’a karşı desteklenen muhalif guruplar arasında yer alan ve sonra uyguladıkları şiddet politikalarıyla yıldızı gittikçe parlayan IŞİD aslında bu topraklarda geçmişin mirasını devam ettiriyor diyebiliriz.

Paralel yapıyla mücadele sırasında pek popüler olan “Haşhaşiler” de aslında bugünkü IŞİD yapılanmasının öncülüydü. Alamut Kalesi’nde korunaklı bir tepede yuva kuran Hasan Sabbah’ın her an ölmeye hazır ölüm mangaları ile tavuk boğazlar gibi kafa kesen IŞİD cellatlarının ortak noktaları, etrafa yaydıkları korku.

Günümüzde internet ortamında hızla yayılan kafa kesme görüntüleri o kadar yaygın ki IŞİD’i anlatmaya gerek yok. Ancak Hasan Sabbah’ın fedailerinin uyguladıkları yöntemler konusunu biraz açmak gerekir.

Fedailer kendilerine verilen emirleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirirlerdi. O kadar gözü kara ve acımasızdılar ki ayık kafayla bunların yapılamayacağı hep dillendirildi duruldu. Bu yüzden uyuşturucu kullandıkları iddiasıyla “haşhaşiler” yakıştırması yapılmıştır. Bir örnek verecek olursak: fedailerin kurbanları genelde toplumda önemli kişilerdi ve çevrelerinde korumaları mutlaka olurdu. Seçilen kişiler kalabalık yerlerde ve halkın çok olduğu saatlerde öldürülürdü. Örneğin bir cum namazı esnasında caminin orta yerinde fedai kurbanının üzerine atlar ve bıçak dabeleriyle görevini tamamladıktan sonra asla kaçmaya çalışmazdı. Öylece durur ve akıbetini mütebessim bir ifadeyle beklerdi. Çoğu fedai halk tarafından parçalanarak linç edilmesine rağmen ne karşı koyma ne yalvarma ne de bağırıp çığlık atma gibi bir durum asla yaşanmazdı. Fedai işini yapar ve tebessümle parçalanmayı beklerdi.

Yukarıda yaşanan olaylar halk arasında dilden dile yayılır ve en sonunda Hasan Sabbah ve fedaileri mutlak bir korku öğesine dönüştü. Selçuklu’nun büyük veziri Niazmülmülk’ün de fedailer tarafından öldürüldüğü rivayet edilir. Bu durumun o dönemde yaşayan sıradan halkın üzerinde yarattığı korkuyu düşünün.

Bugün IŞİD’in yaptığı şey de bu. Birilerinin besleyip büyüttüğü bu cellatlar çetesi can alırken o kadar rahat ve acımasızlar ki karşılarında savaşan insanlar canlı ele geçerlerse başlarına nelerin gelebileceğini internetten yayılan videolarla görüyor ve mutlak korkunun stresiyle de baş edemeyip yenilgiyi baştan kabulleniyorlar. Bir ölçüde izlenen her video, yapılan her haber, görülen her resim örgütün gücüne güç katıyor.

Türkiye’de askerlerimizi şehit eden şu militanın yüz ifadesi sanırım başka bir örnek vermeye yer bırakmıyor.

yargılanan işid militanı

Ve sonuç: yüzyıllardır kan gölü olan bu topraklarda güç sahiplerinin besledikleri şebekeler yapabildikleri en iyi işi yapıyor ve mutlak korkuyla aklı hapsediyor. Akıl hapsedilince de geriye yönetecek pek bir şey kalmıyor…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir