Hayvanlığın Lüzumu Yok, İki Dakka İnsan Ol!

Maymunlar Cehennemi-Şafak Vakti

maymunlar-cehennemi-safak-vakti-2014

İlk filmi ben doğmadan 10 yıl önce çekilmiş. Yıl 1968. İlk seri 5 film. Şimdilerde yeni seri adı altında aynı konsept ısıtılıp servis ediliyor. Yeni serinin 3. filmi çıktı. Hopaaa! Abuk subuk fantastik filmlerden gına geldiği bir vakitte iyi geldi denebilir.

Çocukluğumda bir bölümünü izlemiş, korkunç etkilenmiştim. Zaten o gün bugündür gerilim ya da korku filmi izlemem. İnsanlar korkmak yahut gerilmek için niçin film izlerler onu da anlamam. Neyse efenim, bu yazımız Maymunlar Cehennemi adlı serinin 3. filmi olan Şafak Vakti ile alakalı olacak…

Bir önceki filmi izleyenler hatırlar, genetiği değiştirilen senden benden daha akıllı hâle maymun abimiz Ceasar, 1. Boğaz Köprüsü Savaşı’ndan sonra ayak takımını, ahbabını, eşini dostunu almış ormana çekilmişti. Bu çekilişin üzerinden 10 yıl geçer. Bütün dünyaya yayılan maymun virüsü insan ırkını kırar geçirir. Bu arada maymunlar da kendi evrimlerine ufaktan başlamış; evdir, inşaattır, müteahhitliktir tutturmuş, kendi ormanlarında mutlu mesut yaşamaktadırlar. İki sene olmuş ki insan ve maymun karşılaşması olmamıştır. Maymunların lideri olan Ceasar abimiz de insan ırkının tamamen öldüğünü düşünmektedir. Tam bu sırada ormanda iki maymunla bir insan karşılaşır ve insan, maymunlardan birini vurur. Kızılca kıyametin fitili ateşlenir. Maymunlar insanların etrafını sarar ve maymunların ağa babası olan Ceasar, “Defolun gidin” misüllü çemkirmesine insancıklar inanamaz. Tabi ortam itibariyle en yakın arkadadaşları olan “Yusuf”u yanlarına alarak koşup giderler. Ceasar abimiz, çetesiyle şehri basar, “Akıllı olun, aklınızı alırız, bir dahi savaş mavaş istemiyorum olm” gibilerinden laflar eder. Bizim insancıklar tırsar. Ama insanlığın önünde bir engel vardır: ENERJİ…

maymunlar cehennemi

Maymunların istimlak ettiği, çekirdek çitledikleri, taze sevgililerin aşna fişna ettikleri alanın içinde kalan barajı çalıştırmaları gerekmektedir, aksi halde 3 haftalık petrol, pil, çıra gibi enerji kaynağı kalmıştır. Bu yüzden insan tarafının esasoğlanı Malcolm (Jason Clarke), çantasının içine kuru çoraplarını, yemini yiyeceğini, iskambil kâğıtlarını, tırnak çakısını ama en önemlisi on okkalık cesaretini atar, ormana yollanır. Ceasar’la görüşür; Ceasar abimiz, silah olmamak kaydıyla barajı açmalarına izin verir ama bu arada en başından itibaren bu insanlarla dostluk muhabbetine ayar olan Koba adlı, insanlıktan nasibini almamış maymun işlere çomak sokar. Gider insanları öldürür, yetmez Ceasar abimize suikast düzenler… Efendim, hepsini yazmayayım, izleyince siz de göreceksiniz ki izlenesi bir film. Zaten kendi dünyasını oluşturmuş, bir felsefesi olan bir seri… (Ama yeni filmin bir önceki kadar okkalı değil zannımca) Filmin en karizmatik elemanı tabi ki barış elçisi, âkil varlık, maymun abimiz Ceasar. Hakkını yememek lazım, kötü rolde olmasına rağmen o kötü rolü bihakkın yerine getiren Koba karakteri de gümüş madalyayı hak ediyor. İnsanlar arasında –her ne kadar hayvanlığını kuşanmış da olsa- Gary Oldman “eh bir yere kadar işte” diyebileceğimiz bir performansla ancak mansiyona layık.

Sonuçta elbette bazı çıkarımlarda bulunuyoruz:

1. İnsan olmak için hayvan olmak yetmez.

2. Hayvanlık insanlara özgü bir haslet değildir.

3. İnsan her şeye misliyle mukabele eden bir organizmadır.

Vesaire, vesaire….

Yazar: Şaban Özdemir

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir