Hitler’in “Ari Irk” Ütopyasının Doğduğu Yer: Sparta

Xenophon, Atinalı bir aristokrat aileden geliyordu. O dönem uygulanan Atina demokrasisinden hoşlanmıyordu, savunduğu sistem oligarşiydi ve Sparta’ya hayranlık duyuyordu. Zaman içerisinde beş yıl Sapartalılara hizmet etti. Emekli olduktan sonra yazdığı eserde Sparta Anayasası’ndan bahsetti ve kendince neden başarılı olduklarını ortaya koydu:

sparta“Sparta kralı Likurgus bilgeliğin en üst sınırına ulaşmıştır. Bu refahı ülkesine diğer ülkeleri taklit ederek değil, tümüyle farklı bir sistem getirerek ulaşmıştır.

Her şeyden önce Spartalı kadınlara değinmek istiyorum.  Likurgas’a göre, annelik özgür doğan kadınların en önemli işidir. Bu yüzden kadınlarda en az erkekler kadar fiziksel eğitime tabi tutulmalıydı. Kadınlarla erkeklerin evlendikten sonra sınırsız cinsel ilişkiye girmeleri yasaklanmıştı. Her iki cins birbirlerini daha fazla arzulayacak ve böylece üreyecek nesiller diğer nesillere göre daha dinç olacaktı.

likurgusLikurgus, erkeklerin istedikleri zamanda evlenmelerini de kısıtlamıştı. En dinç oldukları zaman evlenmelerine izin verilirdi. Yaşlı bir adamın genç bir kadınla evlenmesi de olabilen bir durumdu. Bu durumda yaşlı adamlar, fiziki ve ahlaki özelliklerini beğendikleri genç adamları, çocuk sahibi olmak için kendi evine almasını gerektiren bir sistem kurdu.

Çocuk eğitiminde ise Likurgus, erkek çocukların kontrolünü “gözetmen” diye adlandırılan birine vermişti. Bu kişinin çocukları bir araya toplama, görevler verme, kötü durularla karşılaştığında ise şiddetle cezalandırma hakkı vardı. Cezalandırmayı yapmak için gözetmenin emrinde kamçılı bir grup genç görevlendirilmişti. Böylece tevazu ve itaat Sparta’nın ayrılmaz dostları oldular. Çocuklar çıplak ayakla yürütülürdü ve ayak altları sertleştirilirdi. Çocuklara bir yıl boyunca tek bir elbise giyme şartı getirildi. Böylece vücutların bütün hava şartlarına hazırlıklı olması sağlandı.

Çocukların yarı aç şekilde yaşamaya alışmaları sağlandı. Tam itaat ettikleri zaman lezzetli yemekler yeme şansına sahiptiler. İnce bir bedene sahip olunacak sebze ağırlıklı gıdalar yedirilirdi.

Çocukların bazen çalmalarına izin verilirdi. Bunu ihtiyaçlarını karşılamak için değil, kurnazlıklarını kullanmaya teşvik etmek için yaparlardı. Likurgus, çok peynir çalmayı şerefli bir iş olarak görüyordu. Ancak başkalarını da hırsızlık yaparken yakalananları kamçılamak için görevlendirmişti. Ana felsefesi şuydu: sürat gerektiren bir işte, tembel, her zaman az kazanır, çok zarar görür.

Sparta’da çocuklar hiçbir zaman başıboş bırakılmazlardı. Gözetmen olmayana birileri kötü bir davranış gördüklerinde her türlü cezayı verebilirlerdi. Likurgus, erkekler arası ilişkiyi iğrençlik olarak görmüştü ve yasaklamıştı. Kısa zamanda genç oğlanlara gösterilen ilgi baba-kardeş sevgisi haline geldi.

Bir çocuk, çocukluktan çıkıp delikanlı olmaya başlamasıyla kendi yolunu çizme hakkı tanınmazdı. Bu gencin bir işte sürekli çalıştırılması sistemi getirildi. Böylece delikanlı aklını karıştıracak değişik zevklerden uzak tutulurdu. Eğer delikanlı işten kaytatırsa elde edeceği tüm şereflerden mahrum kalırdı. Gençlere yürürken yer bakmaları, ellerini giysilerin içinde tutmaları ve sessizce yürümeleri öğretilirdi. Bir bronz heykelin dikkatini çekebilirsiniz ama bir Spartalı delikanlının asla. Onlar gelinlik bir kızdan daha utangaçtırlar.

Zaman zaman delikanlılar arasında bedensel yarışmalar düzenlenirdi. En güçlü üçü seçilir ve muhafızların komutanı olurlardı. Her biri yüzer kişi seçerler ve diğerleri de bu seçilenlerle şeref listesine girebilmek için savaşırlardı…”

(Kaynak: Mark A. Kishlansky, Batı’nın Kaynakları, Cilt-1)

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir