İki Kentin Arasında: Lata – Şiba

“Bir yanda Genişler’in kenti Lata’da yaşayan Şlopgen; diğer yanda Darlar’ın kenti Şiba’da yaşayan Dara. Birbirinden habersiz iki çocuk. Genişler’in Lata’sında hayat yirmi top dondurma gibi; Darlar’ın Şiba’sındaysa her şey solucan gibi ince ve uzun. Eski bir kitap ve festivalde kendini gösteren bir gölge, Şlopgen’le Dara’nın dikkatini çekince olan olur! Yaşamlarının ve kentlerinin sınırını belirleyen yüksek duvarın ardında ne vardır acaba?” (Kitabın Arka Kapağından)

Genç yazar İrem Uşar’ın “zıtlıklar” üzerine yazdığı bu eseri okuyan çocuklar farklılıklara saygı duymayı, araştırmayı ve merak ettiklerinin peşlerinden gitmeyi öğrenecekler kuşkusuz.

Bir zamanlar iki kent vardır bir yerlerde. Bu kentlerin biri Lata, diğeri ise Şiba’dır. Lata’da yaşayanlar hayatlarını geniş geniş yaşarlar. Evleri geniş, kendileri geniştir. Tembellik, yemek yemek, gülmek, eğlence Latalılar için bir yaşam biçimidir.

Şiba’da yaşayanlar ise hayatlarını dar dar yaşarlar. Kendileri dar, evleri dardır ve sanki göklere değecek kadar yüksektir. Tembellik, gülmek, eğlenmek yasaktır Şibalılara.

Bu iki kenti birbirinden ayıran bir yüksek duvar vardır aslında. Ne bir Latalı ne de bir Şibalı yüksek duvarların arkasında ne olduğunu merak etmez hiç. Günün birinde Lata’da yaşayan Şlopgen, Şiba’da yaşayan Dara yüksek duvarların arkasında ne olduğunu merak eder.

(Şlobgen ve Dara’yı daha iyi tanımak için ve yüksek duvarların arkasına geçip geçemediklerinin cevabını almak için kitabı okumalısınız.)

Sayın Uşar, masal gibi sıcak diliyle zıtlıklar arasında fantastik bir yolculuğa çıkarmak istemiş okuyucusunu. Bunu da başarmış Ressamlar adlı ressam, Bilge Yarasa, asansörler ve diğer ögeleri ile.

Kitabın ruhuna uygun resimler çizerek kitaba ayrı bir hava katan Sadi Güran’ı da tebrik etmek gerekli. Resimden çok anlamayan birisi olarak çizimler benim de ilgimi çektiğine göre bu resimler, çocukların hayal dünyalarında bin bir kapı açacaktır diye düşünüyorum.

Hem yasakçı Şiba’da, hem de her şeyin serbest olduğu Lata’da toplum gibi düşünmeyen bireyler çıktığında, bu bireylerin nasıl dışlanıldıklarını ya da nasıl zor duruma düştüklerini göstermesi bakımından amacı tek tip toplum üzerine düşündürmeyi isteyen bu kitabın değerli olduğunu düşünüyorum.

Belki bunları da beğenirsin...

1 Yorum

  1. 06 Nisan 2015

    […] Bu iki kenti birbirinden ayıran bir yüksek duvar vardır aslında. Ne bir Latalı ne de bir Şibalı yüksek duvarların arkasında ne olduğunu merak etmez hiç. Günün birinde Lata’da yaşayan Şlopgen, Şiba’da yaşayan Dara yüksek duvarların arkasında ne olduğunu merak eder. Yazının devamı okumak için tıklayın. […]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir