“İnce Kırmızı Hat”

Siz hiç, bir savaşı, kanatları yanmış küçük bir kuş yavrusunun gözlerinden izlediniz mi? Siz hiç, cephede, bir askeri hayata bağlayan hayallerinin gelen bir mektupla nasıl yok olup gittiğini, mektubun sahibinden dinlediniz mi?

Siz hiç, bir savaşı, sevinçle eline aldığı mektupta, “ senden ayrılmama yardım et” cümlelerini okuyan bir askerin ruhundan izlediniz mi?

Siz hiç, bir savaşı, patlayan bombaların kulakları sağır eden sesleri yüzünden aklını kaybeden bir askerin, savaşın en yoğun anında ayağa kalkıp, şu cümleleri gırtlağını patlatırcasına haykırmasını izlediniz mi?

“Hey hadi, hadi söyle! Hadi Söyle! Kimin yaşayacağına kim karar veriyor? Kimin öleceğine kim karar veriyor! Bu savaş anlamsız. Bana bakın, burada duruyorum ve üstüme tek bir kurşun bile gelmiyor. Bir tane bile gelmedi. Neden! Peki, neden hepsinin ölmesi gerekiyor? Burada durabiliyorum, görüyorsunuz!”

O zaman bir yerlerden “Thin Red Line” ya da Türkçesiyle “İnce Kırmızı Hat” isimli filmi bulun ve arkanıza yaslanın. Savaşın karanlık yüzünü gösteren bu şaheserin her sözünü can kulağıyla dinleyin. Ve sonra bizim neden böyle filmlerimiz yok diye hayıflanın, tıpkı benim gibi…

Not: Sagopa Kajmer’in Bağdat isimli şarkısının sonunda yer alan replik, yukarıda anlattığım filmin en meşhur sahneleridir diyebilirim. Sonuna kadar dinlemenizi tavsiye ederim…

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir