İyi ki Türk Eğitim Sen’liyim!

turk-egitim-sen-antalya

22 – 25 Aralık tarihleri arasında Türk Eğitim Sen İlçe Temsilcileri İstişare Toplantısı için Antalya’daydık. Toplantı, Antalya’nın soğuk ve yağmurlu havasına karşın Türkiye’nin dört bir tarafından gelmiş yürekli sendikacıların ısıttığı sıcak ve güzel bir ortamda gerçekleşti. 1200 yürekli insan yüreğinden geçenleri eğip bükmeden söyleyebilmek için gelmişti buraya.

Toplantı salonuna girip 1000’den fazla kişiyi görünce sendikamızın ne kadar büyük bir sendika olduğuna bir kez daha şahit oldum. Yerime oturduğumda bilge lider Aliya İzzetbegoviç’in sözleri karşımdaydı: “Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağınız şey; düşmanlarınızın sözleri değil, dostlarınızın sessizliği olacaktır.”

Salon hıncahınç dolmuş, büyük başkanı bekliyordu. Açılış konuşmalarından sonra, “Ben 450 bin üyeme söz verdim. Onlara adam gibi sendikacılık yapacağıma, her şart ve durumda yanlarında saf tutacağıma söz verdim. Ve nefsim tükeninceye kadar sözüme sadık kalacağım!” diyen büyük başkan İsmail Koncuk kürsüye geldi. O inanmış dik duruş, inanmış ses, o inanmış sözle başladı konuşmasına. Kimi zaman Akif oldu “Hakkı tutar kaldırırım!” dedi, kimi zaman da Arif Nihat oldu “Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!” dedi.

Büyük başkanın konuşmasından hain terör örgütü FETÖ, kamu çalışanları için yaptığı yanlış uygulamalarla ilgili bakanlıklar, akil adamlar, Kredi Yurtlar Kurumunda “Değerler Eğitimi” adı altında ne verildiği bilinmeyen eğitime izin verenler, İstanbul’un bir ilçesinde bölücü terör örgütünü öven bir okul müdürüne tam not verenler ve daha nicesi nasibini aldı.

Konuşmasında büyük başkan İsmail Koncuk’un şu sözlerinin altını çizmek istiyorum:

“Gün, ben değil biz deme günüdür.”

“Bir milletin geleceği egoist insanlarla değil; cefakar, vefakar ve vatansever insanlarla inşa edilir.”

“4C uygulaması ve taşeron sistemi vatan evlatlarına yapılan en büyük hareketlerden birisidir.”

“Tarih boyunca korkaklığın çaresi yoktur.” (Stajyerlerin korkup malum sendikaya üye olduğu temsilcilerden Sayın Koncuk’a iletilince, başkan da “Ne yapalım arkadaşlar?” dedikten sonra bu sözü söylemiştir.)

“Türkiye Kamu Sen hareketi aynı zamanda bir aydın hareketidir.”

ismail-koncukla-tanisma

Büyük Başkan İsmail Koncuk coşkuyla başladığı konuşmasını yine coşkuyla bitirdi. Salondaki büyük ruh Sayın Koncuk’un konuşması ile semaya erişmiş, konuşma bittikten sonra tekrar en dingin limana demirlemişti. Bu açılış konuşmalarından sonra büyük başkan İsmail Koncuk’la tanışmak için İstanbul 3 No’lu Sendika başkanımız Ali İhsan Hasanpaşaoğlu bizi yanına çağırdı. Kamu çalışanlarının haklarını hiçbir zaman geri adım atmadan her daim savunan yüz akımız İsmail Koncuk’la tanışmak çok heyecan vericiydi. Bu imkanı bize sağladığı için Ali İhsan başkana da teşekkür ediyorum.

İkinci gün öğleden önceki eğitimde etkili iletişim üzerine Canten Kaya Bey’den bir sunum dinledik. Güzel, etkili bir sunumdu. Öğleden sonra ise istişare toplantısı başladı. İstişare toplantısında konuşmak isteyen temsilciler beşer dakika konuştu. Dertlerini, içinden geçenleri ve sendikamızın hangi konularda daha çok çalışması gerektiğini anlattılar. Sendikamızın yönetimi de bunları dinledi. Bazen bizim bile dinlerken, “Bu kadar da olmaz!” dediğimiz haksız eleştiriler ya da üslup yanlışlıklarında sendika yönetiminde olanlar ya nazikçe çıkan konuşmacıyı eleştirdiler ya da konuşmasına izin verdiler. Aklıma hemen diğer katıldığım birbirini yıkayan, yağlayan toplantılar geldi. Nihayetinde bazı konuşmacıların üslubunu beğenmesem de eleştiriye açık olan yönetimin tavrını çok beğendim.

Verimli bir istişare toplantısından sonra büyük başkan İsmail Koncuk kapanış konuşmasını yapmak üzere tekrar kürsüye çıktı. Uzun ve aralıksız süren istişare toplantısında yorulan “ortak derdi vatan olan” arkadaşlar, başkanın konuşması ile yine şahlandı. Büyük başkan yapılan haksız eleştirilere cevap verdi ve kendilerini daha sıkı takip etmemizi tembihledi. “İnandıklarınız benim ayaklarımın altındadır.” diyen Muhiddin Arabi’ye atıfta bulunan Sayın Koncuk, “Bizim inandıklarımız, bizim başımızın tacıdır.” diyerek yine coşkulu bir konuşma yaptı.

Dönüş yolculuğu başladığında ise akşamları başlayıp gece yarılarına kadar süren diğer illerden gelen temsilci arkadaşlarla yaptığımız konuşmalar çınlıyordu kulağımda:

Ne güzeldi Elazığlı kardeşlerimizden Mamoş türküsünün hikayesini dinlemek.

Ne güzeldi Gümüşhane ve Giresun’dan gelen arkadaşlarla memleket özlemini gidermek.

Ne güzeldi İstanbul’un muhtelif yerlerinden gelen arkadaşlarla tanışmak, kaynaşmak ve ülke meselelerini konuşmak.

Ne güzeldi kulak kabarttığım tüm arkadaşların bir memleket sevdalısı olması ve bir memleket türküsü tutturması.

Ne güzeldi şiirlerle süslü olan konuşmalar, hasbihâller.

Ne demişti büyük başkan İsmail Koncuk, “Türkiye Kamu Sen bir aydın hareketidir.” Gerçekten doğruydu bu. Bunun canlı, kanlı örneğini yaşadım ve tattım ben.

turk-egitim-sen-istisare-toplantisi

İstanbul’a indiğimizde (organizasyonla ilgili bir şey demedim, çünkü tek kelime ile mükemmeldi.) gönlümden geçen tek bir şey vardı: “İyi ki Türk Eğitim Sen’liyim!”

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir