Kaybetmekten Korktuklarımız Üzerine…

Bazen elimizdekileri kaybetme korkusundan öyle tavizler veririz ki haberimiz olmadan elimizden uçup gidenler, kaybetme korkusu yaşadıklarımızdan kat be kat fazla olurlar. Bunların en korkuncu da kendimizden yani kişiliğimizden yitirdiklerimizdir. Diğer her ne varsa geri alma şansımız vardır ancak giden şahsi hesabımızdan olunca telafisi mümkün olmayacaktır.

El âlem ne der diye kendimiz olmaktan korkarız mesela, maskeler üretiriz şirinlik muskası misali hoş görünmek adına,

Akraba, dost, arkadaş her kim varsa çevremizde kalbini kırmaktan korkarız, kendi cam kırığı kalbimizin onulmaz yaralarını daha da derinleştirmek pahasına,

Yarınları kaybetmekten korkarız, bugünleri ağır borç yükleri ve banka ipotekleri ile hiç etme pahasına,

İşimizi kaybetmekten korkarız, iş yerinde normalde altından kalkılması pek mümkün olmayan sözler ve davranışlar görme pahasına,

Gerçekleri söylemekten korkarız, yalanlarla ördüğümüz dünyanın sahte parıltılarını kaybetmeme adına,

Ve sonra dönüp bakınca bir gün geriye, kaybetmekten korktuğumuz için kendimizi paraladığımız nice vazgeçilmezin, bünyemizde onulmaz yaralar açtığına şahit oluruz. İşte o zaman bin pişmanlıkla geçen onca yıla yanar dururuz. Ama biliriz ki giden hiç kimse ya da hiçbir an geri gelmeyecektir. Ve tabiat bunun en büyük şahididir.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir