“Kibir”

Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan sözlüğe göre kibir; kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur gibi tanımlamalarla açıklanmış bir sözcük olarak ortaya çıkıyor. Kibirsiz, gurursuz bir insanoğlunun olmadığı gerçeğini bir kenara koyarsak, üzerinde tartışacağımız konunun “kibirle yüklenmiş olanlar” olduğunu söylememiz gerekir.

Fransız filozof Voltaire, “ küçük insanların büyük gururları olur” derken,” kibir” ve “insanlık” arasındaki ters orantıyı olabildiğince ortaya koymaktadır. Özellikle tüketimin had safhada özendirildiği, yetmez daha fazla biriktirin denildiği bir ortamda, büyük kibirleriyle hiç ölmeyecekmişçesine ortada kabararak gezen insanların isimlerini bile anmaya gerek yok sanırım. Bazısı aileden kalan devasa servetleriyle, bazısı elde ettikleri mevki ve güç ile olanca kibirleriyle ekranları alabildiklerine dolduruyorlar.

Mezheplerinin kurucu âlimi olan İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin, para toplandığı için Emevi- Abbasi dönemlerinde yaptırılan devasa camilerde namaz kılmayı bile reddettiğini ve yanlış tertiplenen bu sistemin bir parçası olmama adına doğru bildiğini söylediği için zindanlara atılıp zehirlenerek katledildiğini unutarak, içinde VIP salonları olan milyon liralık camiler yaptırıyorlar.  Duvarlarına isimlerini nakşettiriyorlar.

Birileri, haftanın yedi günü- günün on saatinden fazlasını sadece hayatta kalabilmek için çalışarak geçirirken ve evini zar-zor geçindirirken, bir yerlerde iki tane lahmacuna elli lira verip, ‘parası olmayan almasın’ diyen insanlar, Mevlana’ya kulak vermeliler. Mesnevi’de özetle şöyle der Mevlana:

“Bin bahar gelip geçse taşın yeşermesi ne mümkün. Kabahat baharda değil senin kibirle taşlaşmış gönlünde. Sen toprak gibi alçak gönüllü olmaya bak. Gör o zaman o gönül toprağından nasıl renk renk güller açılıyor, baharlar yeşeriyor.”

O zaman, kalplerinde taşıdıkları kibirle vicdanları taşlaşmış olanların bir an önce kendilerini gördükleri dev aynalarından kurtulmalarını ve biriktirdikleri kinlerinden, nefretlerinden azat olmalarını dileyelim.

Belki bunları da beğenirsin...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir